İsmail Kapan
BELGRAD-İSTANBUL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’de üzerinde gizli bir ajandayla çalışmadığını belirterek “El Bab’da, Cerablus’ta, Afrin’de bunu ortaya koyduk. Altyapı ve üst yapıda birçok yatırım yaptık ve oraları sahiplerine teslim ettik” dedi.
Sırbistan ziyareti dönüşü medya mensuplarına gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenli bölgenin amacı da sınır güvenliğimizi sağlamak ve mültecilerin kendi topraklarına dönmesidir. Eğer uluslararası bağışçılar toplantısı gerçekleştirebilirsek ya da mali noktada destekler verilebilirse buralarda konutlar yaparak bu insanların oralara yerleşmesine imkân oluşur. Barış Pınarı Harekâtı için hazırlanan plan ve projeleri içeren kitapçıkları BM’de görüştüğüm liderlere takdim ettim. Barış koridorunda, güvenli bölgede bunları nasıl yapacağımızı anlattım. ‘Biz dersimizi çalıştık. Hazırlıklarımız ortada. Siz de bize destek verin, bu adımları süratle atalım’ dedik. ‘Güzel’ dediler ama hiçbir yerden bir ses yok. Biz de artık oyalamayla gidecek değiliz” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Fırat’ın doğusundan çekilme noktasındaki kararını verdiğini belirten Erdoğan “Şu andaki çekilme bunun işaretidir. İstiyoruz ki daha yüksek oranda olsun. Ve bizim işimiz de kolay olsun. Çünkü ABD ya da koalisyon güçleriyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz.
Öte yandan Türkiye’yi DEAŞ’la mücadele etmiyormuş gibi gösterenlerin iyi niyetlerinden şüphe ediyorum. Güvenli bölgenin kurulmasıyla DEAŞ ile mücadeleyi kesinlikle zaafa uğratmayacağız. Bilakis DEAŞ ile mücadele devam edecek.
Bazıları PYD-YPG’nin Amerika’nın müttefiki olduğunu söylüyor. Marksist-Leninist bir örgüt nasıl oluyor da Amerika’nın dostu oluyor anlamak mümkün değil. Çocukluğumuzdan bu yana ABD’nin her zaman komünizmin karşısında olduğunu biliyoruz” dedi.

TRUMP’I DİNLEMİYORLAR
 Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın tehdit içeren tweetleriyle ilgili de şunları kaydetti: “Sayın Trump güvenli bölge konusunda doğru bir karar verdi. Pazar akşamı yaptığımız telefon görüşmesinde kendisiyle karara bağladık. Fakat ABD askeri ve güvenlik bürokrasisi Başkanlarının talimatlarını yerine getirmiyor. Siyasiler ve medya Trump üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor. O da bu baskıları hafifletmek için mecburen tweet üzerinden bazı mesajlarını veriyor.
Sayın Trump ile ikili ilişkilerimiz var, bunu sürdürüyoruz. Bunu sürdürürken de Türkiye-ABD ilişkilerini güçlendirme gayretimiz var. F-35’ler için de açıklamaları var. “Parçalarını Türkiye yapıyor” diyor. Şimdi tablo bu olunca herkesin düşünmesi lazım. Allah nasip ederse 13 Kasım’da Washington’da olacağız. Birlikte bunları ele alacağız. Ben bu tür açıklamaları belli çevrelerin baskılarını önlemeye yönelik ifadeler olarak değerlendiriyorum.
Şu anda, ilk etapta oradan belli bir kuvvetin çekiliyor olması bize gerçek niyetini gösteriyor. Türkiye’nin karşısında olmayacaklarını bize ifade ettiler.
Biz yapıcı yaklaşım içinde olmaya ve adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. Beklemeden, bekletmeden devam edeceğiz.

DÜRÜST DEĞİLLER
¥ Trump’ın attığı Tweet’ler ortada. Türkiye karşıtı çevrelere Tweet’lerle mesaj vermeye çalışıyor. Bir yandan da ABD’de 13 Kasım’da görüşmeniz olacak. Washington’daki karışık durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Bu beyefendi (Lindsey Graham) dürüst bir insan değil. Çünkü BM Genel Kurulunda randevu istedi, verdim, görüştük. Daha önce de Külliye’de kendisiyle görüştüm, PYD/YPG’ye karşı verdiğimiz mücadeleyi anlattım. Bunların birçok şeyden de haberi yok. Teröristlerin tünellerinden falan haberleri yok. Döndükten sonra bunların bir terör örgütü olduğunu, bunların Kürtlerle alakası olmadığına dair mesajları, söylediği sözler vardı. Şimdi ise garip garip açıklamalar yaptı. Yaptığı açıklama Sayın Trump’ı zora sokacak bir açıklama.
Ben şunu açıklamak zorundayım; yanımda tutuyor Sayın Trump’ı arıyor, Trump o esnada uçakta. Kendisiyle konuştuk. “Bugün döneceğim yarın da görüşeceğiz” dedi. Daha sonra, Sayın Turmp’la görüşmelerimizi yapıyoruz. Trump açıklamaları yaptıktan sonra Lindsey bu açıklamaları yapıyor. Yenilir yutulur değil. Siyaset, dürüstlük üzerine yapılırsa prim kaydeder, yapılmazsa sen de edindiğin arkadaşlarını kaybedersin.

HAVA SAHASI ABD'YE DEĞİL, REJİME AİT
¥ Hava sahası açılmazsa operasyon nasıl etkilenir?
Suriye’de Amerika’nın bir hava sahası yok. Uluslararası hava sahası var. Orası Suriye’ye ait hava sahasıdır, yani tasarruf da rejime aittir. Rejimin davetiyle orada değiller. Biz Adana Mutabakatı’na dayalı olarak oradayız. Adana Mutabakatı’na göre, rejim tarafından PKK’ya karşı tedbir alınmayacak olursa, bizim güçlerimizin onu kovalama hakkı vardır.

¥ Esad rejiminden operasyona karşı mesaj var mı? İleride iş birliği, koordinasyon olabilir mi?
 Suriye‘de rejimle ilişkilerimizi Rusya üzerinden sürdürüyoruz. Suriye’nin hak ve menfaatleri için, Suriye halkı için adımlar atıyoruz. Suriye halkının bizim karşımızda olması söz konusu değil. Suriye’de aşiretler bir an önce gelmemizi istiyor, aşiretlerin çok ciddi desteği var.

¥ 2023’e giderken ittifakların zenginleşebileceği konuşuluyor. Özellikle son günlerde İyi Parti’den CHP’ye eleştiriler gündeme geldi. İttifaklar değişebilir mi?
 Bir defa ittifakların zenginleşmesi, fakirleşmesi yaklaşımı mümkündür olabilir. Cumhur İttifakı’nı zenginleştirebilirsek 2023’e çok daha güçlü olarak girebiliriz. Kapımız açık.

MUHALİFLERİN DESTEĞİ BİZİ MUTLU EDER
∂ Bazı muhalif isimlerden destek Tweet’leri oldu. Yılmaz Özdil, Muharrem İnce, Uğur Dündar…
Bundan çok mutlu olurum. Bu milli birlik durumudur. Bu ülkenin 82 milyonu böyle zamanda birlik olmayacak da ne zaman olacak? 82 milyondan kendini tecrit edecek, olsa olsa terör örgütleri olur.

∂ CHP grup toplantısında Sayın Kılıçdaroğlu “İstemeye istemeye evet diyeceğiz. Barış içinde yaşamak varken ne işimiz var orada” dedi. Yorumunuz ne olur?
 Barış için uzanan el eğer karşılığını bulursa eyvallah… Boşta kalırsa buna diyecek bir şey yok. Ben sanatçıların ve diğer vatandaşlarımızın desteğine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

∂ AB’nin geneli itibarıyla olumsuz tavrı ve terör örgütüne sempatisi dikkate alındığında nasıl bir reaksiyon bekliyorsunuz?
 AB geneli itibarıyla şu anda olumlu. Hatta olumlu olmanın ötesinde, mesela İngiltere yardımcı olabiliriz diyor. Fransa’dan da benzer şeyler geliyor.

∂ CHP bir konferans yaptı. Burada da tam tersi ne kadar Esad ve PYD yanlısı varsa davet etti, tüm suçu Türkiye’nin üzerine yıkıp, Esad ile iletişim kurma haricinde başka yol yok diye bir çıkarsama yaptılar. Nasıl değerlendirirsiniz?
Demek bu arkadaşlar bizi hiç tanımamış. Suriye’de bugüne kadar 1 milyona yakın insan hayatını kaybetmiş, 12 milyon göçmen var. Bir milyon insanın öldürüldüğü Suriye’de nasıl olacak da el ele resim vereceğiz. Kılıçdaroğlu, sadece buradaki 3,6 milyon insanı görmüyor mu? Bunların kendi topraklarından kaçmalarına vesile olan insanla nasıl bunları konuşuruz? Ben kendim konuşmam o ayrı mesele. İstihbarat örgütlerimiz birbirleriyle görüşmelerini yapıyorlar. Niye? Bölgenin refahı ve huzura kavuşması için. Ama kalkıp da Esad’ı temize çıkarmak için gayret sarf etmek en az onun kadar büyük bir vebalin altına girmektir.