İSMAİL KAPAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Teröristlerin karşımızda dayanmayacağını zaten biliyorduk. Nitekim sahada askerlerimizin karşısında duramayan hainler, sınırlarımıza yakın yerlerden havan ve roketlerle sivil vatandaşlarımızı hedef alıyor” dedi.
Dolmabahçe ofisinde gazete, televizyon ve ajansların yöneticileriyle bir araya gelen Erdoğan, beşinci gününe giren Barış Pınarı Harekâtı konusunda açıklamalarda bulundu.
Erdoğan “Bölücü terör örgütü, Amerika tarafından 30 bin kamyonluk silah, mühimmat ve araç gereç teçhiz edilmiş olmasına rağmen ciddi bir direniş ortaya koyamamıştır. Teröristler saldırıları park, hastane, ibadethane, sokak gibi sivillerin bulunduğu yerlerden yapıyorlar. Amaçları Türkiye’nin karşılık vermesi hâlinde sivil kayıplar ortaya çıkmasını sağlamaktır. Hatta daha ileri gidiyorum. Kilise içinde atış yaptıkları bile vakidir. Bunları tabii biz İHA’larla tespit ediyoruz. ‘Bak gittiler kiliseyi vurdular’. Bu fırsatı da onlara vermek istemiyoruz.” dedi.

BİZ IRKÇI DEĞİLİZ
Şu ana kadar etkisiz hâle getirilen terörist sayısının 490 olduğunu açıklayan Erdoğan şöyle konuştu: Bu 490’ının 440’ı öldürülmüş olanlar. Bunların içinde 26 yaralı var ve 24 de teslim alınan var. Şu ana kadar kontrol altına alınan alanın büyüklüğü 109 kilometrekaredir. Ülkemiz aleyhine faaliyet yürüten 129 kişi gözaltına almış, 509 kişiye de idari işlem yapılmıştır. Biz adeta bir kuyumcu hassasiyeti ile çalışıyor, tek bir masumun burnunun bile kanaması için gayret gösteriyoruz. Hele hele operasyonumuzun Kürtleri hedef alması gibi bir durum asla mevzubahis değildir. Tam tersine bu operasyonda en büyük desteği Suriye Kürtlerinden alıyoruz. Gerek önden gelen Kürt Sivil Toplum temsilcilerinin yaptığı açıklamalar, gerekse askerlerimizin girdiği yerlerde gördükleri hüsnükabul, bu durumun ispatıdır.

PKK’YI NATO’YA MI ALDINIZ!
Almanya’nın Türkiye’ye silah satışını durdurduğunu hatırlatan Erdoğan “Az önce Şansöyle Merkel’e söyledim. Dedim bak, hükûmetinizde ortağınız Dışişleri Bakanı’nız bu ifadeyi kullanıyor. Bunu ne ile izah edeceksiniz? Bana bir şeyi izah edin dedim. Biz, sizinle NATO’da müttefik miyiz, değil miyiz? Yoksa terör örgütünü NATO’ya aldınız da benim haberim mi yok? dedim. Böyle bir garip yaklaşım olabilir mi? Siz, bizden yana mısınız, yoksa terör örgütünden yana mısınız?” ifadelerini kullandı.

OPERASYON SAYESİNDE DOSTU DÜŞMANI TANIDIK
Operasyon sonrası kimlerin nerede durduğunu görme imkânı da elde ettiklerini belirten Erdoğan, “Türkiye’nin bu meşru operasyonunu, işgal olarak tanımlayacak kadar şuurunu kaybetmiş olan ülkeler çıktı. Aylardır söylüyor olmamıza rağmen, operasyonumuzun ardından ülkemizi ekonomik yaptırımlar ve silah ambargoları gibi konularla tehdit edenlere rastlıyoruz. Türkiye’yi, bu tür tehditlerle yolundan döndürebileceklerini sananlar çok yanıldılar, çok yanılıyorlar” diye konuştu.
Türkiye ile terör örgütü arasında ara buluculuk yapmaya talip olanlar bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: Bunlar nasıl başbakandır, nasıl devlet başkanıdır anlamak mümkün değil. Ya siz ne zamandan beri bir devletin terör örgütüyle masaya oturduğunu gördünüz? Tabii bizim kalkıp da teröristlerle masaya oturmak gibi Allah göstermesin kendimizi inkâr edecek hâlimiz söz konusu değildir. Bizim teröristlerle duruşumuz onlar 30 kilometre derinlik ve en batıdan en doğuya bütün o havzayı bunlar terk edene kadar devam edecek. Bunu dün İngiltere Başbakanı’na da söyledim, bugün Şansölye Merkel’e de söyledim.
Bildiğiniz gibi Türkiye’de bunların inlerine girdik. Ama uzantı güneye kadar, Suriye’nin kuzeyi. Suriye’de rejim eğer bunların hakkından gelmiş olsaydı işimiz kolaydı. Ama Suriye’de maalesef rejimin böyle bir durumu yok.

BİZDEN GEREKEN MUAMELEYİ DE GÖRECEK, CEVABI DA ALACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının basına kapalı bölümünde de Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

∂ Türkiye’ye işgalci diyen terbiyesizlerin önce hadlerini bilmeleri lazım. Türkiye hiçbir yerde işgalci olmadı. Böyle bir şeyi de asla düşünmedi, düşünmez. Demografik yapıyla oynamaya kalksak Cerablus’ta, El Bab’ta, Afrin’de yapardık.

∂ (KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sözleri): Tamamıyla bir hadsizliktir, haddini bilmemektir. Şu an itibarıyla dünyada Kuzey Kıbrıs’ın devlet olarak mücadelesini bizden başka veren var mı? Yok. Bizden başka mücadelesini veren olmadığı hâlde öyle bir yere doğru savruluyor ki… Ama tabii bizlerden de gereken muameleyi de, cevabı da alacaktır.

∂ (Arap Birliği’nin Türkiye aleyhindeki kararı): Şu mantığa bakın, Suriye kahir ekseriyetiyle Arap mıdır? Arap’tır. Şu anda terörün estiği bölge Arapların ağırlıkta olduğu bölge midir? Ağırlıkta olduğu bölgedir. Biz şimdi burada bu teröristlerle mücadeleyi verirken biz kimleri burada kurtarıyoruz? Yerlerinden edilmiş olan Arapları kurtarıyoruz. Rejim aslında YPG/PYD’yi savunmuyor. Bütün bunlar ortada iken Arap Ligi kalkıyor Türkiye aleyhine oradan karar çıkartıyor. Sizin topunuz bir araya gelseniz zaten bir tane Türkiye etmezsiniz. Buna rağmen siz petrolünüzle, dolarınızla konuşuyorsunuz ama Türkiye duruşu ile konuşuyor.

∂ (Trump’ın yaptırım tehditleri): Sayın Trump çok şakacıdır biliyorsunuz. Şimdi mesela bugünkü (dünkü) FOX mülakatında ‘İyi Kürt, kötü Kürt’ demiş. Şimdi iyi Kürt hangisi, kötü Kürt hangisi? Kendisiyle bu süre içerisinde birkaç görüşmemiz oldu. Malum ayın 13’ü için bir randevulaşma var. Bu ifadeleri bu sürecin biraz nükteleri olarak görmek istiyorum.

∂ (‘Mülteciler için kapıları açarız’ ifadesi): Avrupa bu mesajı aldı. Bayağı da sıkıntıları var. Mesaja en ciddi cevabı da Boyko (Bulgaristan Başbakanı) verdi, ‘Türkiye bize Brüksel’den daha yakın’ dedi.

∂ Herhangi bir sıkıntı olduğunda 24 saat içinde Sayın Putin’le görüşmelerimizi yapıyoruz. Atılması gereken adımları da beraber atıyoruz.