Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin soruları cevapladı.
"Libya'nın BM tarafından tanınan meşru hükümeti eğer bir destek isterse Türkiye'den askerimiz Libya'ya gider mi?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, "Böylesine bir çağrı özellikle Türkiye'ye tabii ki bu hakkı tanır. Yani Libya halkından, yönetiminden böyle bir davet geldiği anda bu bizim için adeta bir hak doğurur. Böyle bir davet gelmesi durumunda Türkiye nasıl bir inisiyatif üstleneceğine kendisi karar verecektir. Biz bir yerlerden izin almayız. Kaldı ki Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Hafter'e her türlü askeri destek sağlayarak Birleşmiş Milletler kararlarını da deliyor. Hafter konusu aslında istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın ve ben inanıyorum ki Rusya da Hafter konusunda mevcut tezi gözden geçirecektir. Çünkü bunun legal bir yönü yok" dedi. Erdoğan, Putin ile bu aralar bir görüşme talebinin olduğunu, ayrıca gelecek ayın 8'inde Putin'in Türkiye'de olacağını dile getirdi.

İZNİMİZ OLMADAN ARAMA YAPAMAZLAR
Erdoğan, Libya ile imzalanan Mutabakat Muhtırası ile ilgili olarak şu açıklamaları yaptı:
Bu mutabakat muhtırasıyla Türkiye esasında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Türkiye ile Libya olarak karşılıklı yeni bir anlaşma ile belirlediğimiz bu münhasır ekonomik bölge alanlarında ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz, herhangi bir sıkıntı yok. Diğer uluslararası aktörler, bu anlaşma ile Türkiye’nin çizdiği alanlarda onay almaksızın arama tarama faaliyeti yapamaz. Güney Kıbrıs, Mısır, Yunanistan ve İsrail, bu bölgeden Türkiye’nin onayı olmadan doğal gaz nakil hattı kuramaz. Dolayısıyla bizim bu noktada herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil.

BİR SONDAJ GEMİSİ DAHA ALACAĞIZ
Bu yapılanlar uluslararası deniz hukukuna kesinlikle uygundur. Hep bugüne kadar vurdular, aldılar, yok bundan sonra böyle olmayacak, artık bizler de hakkımıza sahip çıkacağız. Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz’de değil, Karadeniz’de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz.

DİĞER ÜLKELERE DE ÇAĞRI YAPTIK
Türkiye Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkelere bütün bunlara yönelik adilane paylaşım temelinde bir çağrı yapmış durumda. Hakkaniyeti temel alacak şekilde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç, orayı buraya karıştırmayacağız, bölgede tüm kıyıdaş ülkelerle deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için müzakerelere hazır olduğumuzu en başından beri vurguluyoruz. Bizim barışçı bir çözüme destek veren tutumumuz başından beri değişmedi, yine aynı yerdeyiz. Hakça bir çözüm için tüm ülkelere diyalog çağrımız sürmektedir.