Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen "19. Doha Forumu"nda, Suriye konulu panelde konuştu. 

Suriye'de 8 yıldır süren iç savaşın yol açtığı sorunların giderek büyüdüğüne işaret eden Kalın, "Suriye dosyası, bölgede vekalet savaşları için tiyatro haline dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.

Kalın, Suriye'deki krizin terörizm ve mülteci krizi gibi çok sayıda uluslararası soruna yol açtığını, bu sorunlarla baş edebilmek için çok fazla koordinasyon gerektiğini vurgulayarak, "Suriye'de herkesin öncelikli temel prensibi, herhangi bir ulusal gündemden önce Suriye halkının ilk sıraya koyulması olmalı. Suriye halkının gelecekleri için, umutlu olabilmesi için başka bir çözüm üretmenin yolunu bulmalıyız." diye konuştu.

Türkiye'nin, hiçbir Suriyeliyi ülkesine gönülsüz şekilde geri dönmeye ya da gelmediği bir bölgeye gitmeye zorlamadığını, bu prensibi de devam ettirdiğini söyleyen Kalın, Suriyelilerin ülkelerine gönüllü geri dönüşleriyle ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BMMYK ile görüşmeler yaptıklarını bildirdi.

"İdlib'e askeri harekat, başka bir göç akımına yol açabilir"
İdlib meselesine değinerek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2 gün önce telefon görüşmesi yaptığını anımsatan Kalın, şunları söyledi:

"(İdlib'e) Herhangi bir askeri harekatın, son derece olumsuz etki yapacağına ve başka bir göç akımına yol açacağına inanıyoruz. Bu durum, hem bizim hem de Avrupalılar üzerinde daha fazla baskı oluşturacaktır. Öyleyse bu mesele kendiliğinden çözülemez. Bu, Suriye'de daha büyük bir siyasi uzlaşının parçası olacak. Bu yüzden siyasi süreç son derece önemli."

Kalın, bu bağlamda, Suriye Anayasa Komitesi'nin çalışmalarının oldukça önemli olduğuna ve herkes tarafından desteklenmesi gerektiğine dikkati çekti.

Sözcü Kalın, Komitenin çalışmalar yapması ve BM çatısında uluslararası komitenin desteğiyle bazı bağlayıcı belgeler üretmesi durumunda, Suriye halkının içeride ve dışarıda sandığa gittiği bir durumun gündeme gelebileceği yorumunda bulundu.

Suriye'de artık kimsenin rejimin değişikliğiyle ilgilenmediğini ve Esed rejiminin gitmesi için yeterince baskı yapmadığını vurgulayan Kalın, buradaki son oyunun siyasi süreçten geçeceğini kaydetti.

Kalın, uluslararası toplumun sadece Suriyelilere destek olma konusunda değil, sorunun çözümüne ilişkin siyasi çözüm bulamama konusunda da başarısız olduğu eleştirisinde bulundu.