Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki hak ihlali girişimine sert tepki gösterdi. Kabine toplantısının ardından Millete Sesleniş konuşması yapan Erdoğan, geçtiğimiz haftanın en  önemli konusunun Akdeniz ve Ege'de Türkiye'nin haklarını ve hukukunu yok saymaya yönelik girişimlere verdikleri cevaplar olduğunu belirterek özetle şunları söyledi:
Yunan tarafı hüsnüniyetle hareket etmediğini bir kez daha göstermiş ve Mısır ile hiçbir hukuki temeli olmayan bir anlaşmaya yönelmiştir. Buradan bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. Türkiye'nin hiç kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında, denizinde, meşru çıkarlarında gözü yoktur. Bizim tek talebimiz bize de aynı anlayışla yaklaşılmasıdır. Türkiye gibi 780 bin kilometrekarelik dev bir toprak parçasını görmezden gelip birkaç kilometrekarelik adalar üzerinden bizi sahillerimize hapsetme girişimine elbette rıza göstermeyeceğiz. Dünyada hiçbir ülke böyle saçma ve temelsiz bir talebe boyun eğmez. Gelin Akdeniz'deki tüm ülkeler olarak bir araya gelelim, herkes için kabul edilebilir, herkesin hakkını koruyan bir formül bulalım. Ülkemizin bu çağrısına kulaklarını kapatanlar güçlerinin yetmeyeceği, boylarını aşan birtakım girişimlerle kendi geleceklerini kendi elleriyle karartıyor.
Salgın ve onunla bağlantılı siyasi, ekonomik, sosyal sorunların bir kâbus gibi üzerlerine çöktüğü güçlere güvenenler hüsrana uğramaya mahkûmdur. Türkiye'nin bu konudaki kararlılığını hâlâ kavrayamamış olanları bir an önce gerçekleri görmeye ve çözümü masada aramaya davet ediyorum. Anlaşmazlıkların diyalog yoluyla ve hakkaniyet temelinde çözümü için biz her zaman varız ve hazırız. Bu konuda sağduyu hâkim olana kadar Türkiye olarak sahada ve diplomasi alanında kendi planlarımızı uygulamaya devam edeceğiz.

GÜÇLÜ EKONOMİMİZ İLE DİMDİK AYAKTAYIZ
Türkiye ekonomisinin nereden nereye geldiğini örneklerle anlatan Erdoğan, güçlü altyapı sayesinde koronavirüs salgınına ve küresel saldırılara rağmen dimdik ayakta olduğumuzu söyledi. Erdoğan, "Türkiye'nin bugün geleceğine güvenle bakmasının, bölgesel ve küresel politikalarda böylesine aktif pozisyon almasının gerisinde işte bu güçlü altyapı vardır. Ülkemizin 2013 yılından beri ardı ardına yaşadığı her saldırı ile birlikte hem korunma reflekslerimizi hem hedeflerimize ulaşma yöntemlerimizi geliştirdik. Allah'ın inayeti ve milletimizin desteğiyle girdiğimiz her mücadeleden başarıyla çıktık. Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızından rahatsız olanlar her seferinde daha sinsi, daha riyakar şekilde üzerimize geldiler. Hepsinin de üstesinden birer birer geldik."