Taksim, devrim hazırlığı

Beyazıt Meydanı’nda Ordu Caddesi’nin üniversite tarafında bir anıt vardır. Anıta geometrik dikenli bir şekil verilmiş. Bu anıt, eskiden caddenin karşı kaldırımının tam ortasında, durağa yakın bir yerdeydi.  Şehrin yöneticileri, geliş-geçişi engelleyen, bu anlamsız kütleyi oradan kenara almak gibi bir güce sahip değildi.
Bu sözde anıt neydi?
Niçin oradaydı?
27 Mayıs 1960 Darbesinin fitili 27-28 Nisan talebe hareketleriyle ateşlenmiş, üniversite gençliği sokağa dökülmüştü. O gün de Adnan Menderes, diktatörlükle itham ediliyordu. DP iktidarının onuncu yılındaydı. Türkiye kalkınmaktaydı. Dış devletler, üniversiteli ve adliyeli kara cübbeliler, basındaki kara kalemlilerle iş birliği yapmış, gençlik kullanılmıştı.
27-28 Nisan talebe nümayişinde tanklar, olayları durdurmak maksadıyla Beyazıt Meydanında yürüyünce bir genç tankın üstüne atıldı. O kargaşada tank, bu göstericiyi altına aldı, gösterici hayatını kaybetti. 27 Mayıs darbesi gerçekleşince söz konusu gencin hayatını kaybettiği yere işte o çirkin anıt dikildi. Bu anıt, en az çeyrek asır bir şaki gibi yol kesti.
O gencin adı Turan Emeksiz’di.
Darbelere sahte de olsa kahramanlar gerekir. Darbeye, sebebiyet verdikleri kanla şekli meşruiyet kazandırdılar. Turan Emeksiz, ismindeki genç artık kahramanlarıydı. Öldüğü yere o anıtı yerleştirdikleri gibi MTTB’nin önüne de büstünü diktiler. Onunla kalınmadı, İstanbul Üniversitesi yemekhanesine ve şehirlerde caddelere ismini verdiler. Bunlar yapılırken Turan Emeksiz “devrim şehidi” diye takdim ediliyordu. Diğer devrim şehidi Kubilay’a kardeş gelmişti.
Turan Emeksiz’in kim olduğu onlarca sene sonra anlaşıldı. illegal TKP/Türkiye gizli komünist partisi gençlik kolları başkanıymış. TKP yurt dışında faaliyet gösteriyor, fakat yurt içinde işçi-köylü komünist ihtilali için mücadele veriyordu. Bir ideoloji uğruna genç yaşta harcanan Turan Emeksiz’in gerçek kimliği geç de olsa anlaşılmıştı. Aradan yıllar geçti. O anıt hâlâ yerinde, o büst yerinde, o cadde ve sokak isimleri yerinde.
Gezi parkı hadisesinde Taksim’e “Kızıl Meydana hoş geldiniz” afişi asıldı. Polis elbette bu ve benzer afişleri indirecekti. Polis, bunu yaparken taşlandı, araçların üstüne tırmanmaya çalışıldı. Yeni devrim şehitleri çıkartmak isteniyor.
Bir kanlı yıl dönümünde 27 Mayıs 2013’te Gezi Parkı’nda başlayıp Taksim’e sıçratılan ateş, “27 Mayıs 1960’ta başlayan devrim bitmedi” demek içindir.
Bunu düşünenler ham hayal peşindeler.
“Devrim şehitliği” yakıştırılan Turan Emeksiz, milletin gözünde tek lahza bile şehit olmadı. Bin türlü hakaret ve iftiraya uğrayan Adnan Menderes ve arkadaşlarınınsa en baştan beri şehit olduklarına inanıldı.
Bugünkü gençlik, sosyal medyada şunu diyor:
-Dedem Menderes’i, babam Özal’ı koruyamadı, ben, Erdoğan’ı koruyacağım


12.6.2013