Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emine Gazi, genellikle iftara çorbayla başlandığını ancak bunun sona bırakmanın önerilebileceğini ifade ederek, "Kahvaltılıklarla başlayıp gerekli sıvıyı aldıktan ve biraz ara verdikten sonra yemeklerimize devam etmek daha sağlıklı bir yöntem" dedi.Gazi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kalp hastalığı olsun olmasın uzun dönem süren açlık ve susuzluklardan sonra dikkatli beslenmeye özen gösterilmesi gerektiğini belirterek, iftar yapıldıktan sonra bol sıvı tüketilmesini önerdi.Sahura kadar çay, ayran veya meyve suyu gibi sıvı gıdaların tüketilmesinin önemli olduğuna işaret eden Gazi, sıvı tüketiminin gün içindeki susuz kalma durumunun ortadan kalkmasını kolaylaştırdığını ve bir sonraki güne hazırlık yapılmasını sağladığını bildirdi.

Gazi, sadece suyun değil, yenilen yemeklerin de önemine değinerek, şöyle dedi:"İftara hafif bir kahvaltıya başlayıp daha sonra çorba ve etli yemeklere geçmek önemli. Özellikle ağır yağda kızarmış, katı yağ, hamur işleri içeren gıdalardan kaçınmakta fayda var. Bu gıdalar aniden yenildiği zaman kan basıncını artırıcı özellik gösterebiliyor. Kalp hastalığı olan kişilerde bazı problemlerin ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor."
Ramazan ayında, özellikle iftarlarda aşırı yüklenmek yerine her gıdadan ölçülü ve gerekli miktarda yemek gerektiğine dikkati çeken Gazi, "Yüksek düzeyde şeker içeren ve insülin salınımını uyaran gıdaların ki, bunlar hamur işi ve tatlı gıdalardan oluşmakta, fazla miktarda tüketilmesi yine insülin düzeylerinin artmasına ve kan şekeri dengesinin değişmesine yol açıyor." dedi.
Gazi, iftarda yemeğe çorbayla başlandığını hatırlatarak, "Genellikle iftara çorbayla başlarız ama çorbayı sona bırakmak önerilebilir. Kahvaltılıklarla başlayıp gerekli sıvıyı aldıktan ve biraz ara verdikten sonra yemeklerimize devam etmek daha sağlıklı bir yöntem" diye konuştu.

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Gıda Komisyon Başkanı Nurten Sırma, ramazan ayında oruç tutacakların beslenme rutininin aniden ve tamamen değişeceğini belirterek, bu geçişi yumuşak bir şekilde gerçekleştirmeyi başaramayanların sağlık sorunlarıyla karşılaşabileceğini söyledi.Oruç tutarken bazı önlemlerin alınmaması durumunda vücudun, için uzun süre açlıkla gelen keskin beslenme farklılığı sonucunda sorunlar yaşayabileceğini belirten Sırma, şunları anlattı:"İftarımızı yaparken sofrada elimiz neye önce uzanıyor ise o sıralamayı değiştirip onu en sona bırakmalıyız bu basit önlem bile oldukça etkili olacaktır. İftarda elinizin, çatal ve kaşığınızın uzanmadığından başlamayı öneriyoruz. Uzun süre aç kalmak, hem doyma eşiğimizi yükseltir hem de iştahı artırır. Bu nedenle iftarda hem normalden hızlı yer hem de miktar olarak fazla tüketiriz. Tüm bunların farkında olarak, bu idrak ile akşam ezanını beklemeliyiz. İftara sebze, çorba türleri, salata gibi daha hafif olan gıdalarla başlanması iyi olacaktır. İftara, hayatımızın son öğünü gibi bakmamalıyız. Unutulmamalıdır ki ramazan ayı irademizi eğitebileceğimiz önemli aydır."