Anne babasını hoş tutanlara verilen müjdeler hepimizin malumu. Peki benim annem babam vefat etti, ne yapabilirim onlara? Hani son vazife diyorlar ya...
Bir kere cenazelerini bekletmeyeceğiz. Helâl parayla bez alacak, sünnet-i seniyye üzerine yıkayıp kefenleyeceğiz. Ya da bu işlerde ehil birini bulacak, yardım edeceğiz onlara. 
Mümkünse imamete geçecek cenaze namazını kendimiz kıldıracağız. Salih kimselere yakın bir mezar yeri arayacak (Eyyûb Sultan, Emir Sultan gibi), kabir kazanların da gönlünü de hoş edeceğiz. 
Cenazeyi sedye gibi (biri önde biri arkada) taşımayacak. Müminlerin omuzları varken arabaya yüklemeyeceğiz.
Zira Peygamber efendimiz, “Cenazeyi kırk adım taşıyanın kırk büyük günahı affolur” buyurmuşlar.
Kuru zeminleri tercih edecek, en az göğüs hizasına kadar kazacak, erkeği mümkünse toprağa yatıracak kadınları tabutla defnedeceğiz.
Toprağa elimizle koyacak, “Bismillah ve billah ve alâ millet-i Resûlullah” diyeceğiz. Tabutta çivi, kabirde tuğla gibi fırınlanmış maddeler bulunmamasına dikkat edeceğiz.  
Kabrini balıksırtı gibi şekillendirecek, bir karıştan ziyade yükseltmeyeceğiz. Telkinini verecek ya da verdireceğiz.
En mühimi de dostlarından helallik isteyecek, “borcu varsa” geciktirmeden ödeyeceğiz! 
Defin esnasında bir kuytuya oturup, İnnâ enzelnâ, Kâfirûn, İzâ câe. İhlâs, Kul e’ûzuler ve Fâtiha surelerini okuyacağız. Müslümanlar Hristiyanlar gibi ayakta durmaz, münasip bir yere çömeleceğiz. 
Matem tutmayacak, çelenk istemeyecek, nutuk atanlara izin vermeyeceğiz.
Hadis-i şerifte, “Ana-babasına dua etmeyenin rızkı kesilir” buyuruldu, yok kırkı, yok elli ikisi diye beklemeyecek, duayı ertelemeyeceğiz. 
Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) “Başkası yerine oruç tutulmaz ve namaz kılınmaz. Fakat onun orucu ve namazı için fakir doyurulur” buyurdu. Hayrına sadaka dağıtacak, devir ve ıskatını yapmakta gecikmeyeceğiz. 
Mezar taşına sadece isim ve ölüm tarihi (hicri) yazmaya izin vardır (İslâm harfleriyle). Besmele-i şerif ve âyet-i kerimeler yazdırmayacak, ağdalı sözler dizdirmeyeceğiz.  
Anne ya da babamız vasiyet bıraktılarsa (dinimize aykırı olmadıkça) yerine getireceğiz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Ana-babasına asi olan, vefatlarından sonra, onlar için dua etse, Allahü teâlâ onu, ana-babasına itaat edenlerden yazar”. Bilhassa namazdan sonra dua edeceğiz.  
Hadis-i şeriflerde şöyle buyuruldu:
“Sadaka verirken, sevabını Müslüman ana-babanızın ruhuna niye hediye etmezsiniz? Hediye ederseniz, verdiğiniz sadakanın sevabı, onların ruhuna gideceği gibi, sevabından hiçbir şey eksilmeden size de yazılır.” 
“Ana-babasının veya birinin kabrini ihlasla ve mağfiret umarak ziyaret eden, kabul olmuş bir hac sevabı alır ve bunu âdet edinenin kabrini de melekler ziyaret eder.” 
Ramazan bayramında, sevabı onlara olmak üzere sadaka-i fıtr verebilir, Kurban bayramında yine sevabı onlara olmak üzere kurban kesebiliriz.
Ana-babanın sevdiği yemeği yapıp, fukaraya dağıtır, ruhlarını şâd edebiliriz.
Ölülerimizi hayırla yâd edecek, iyiliklerini söyleyip, kusurlarını gizleyeceğiz!