<?xml version="1.0"  ?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>turkiyegazetesi.com.tr - Makaleler</title>
<description>Haberler</description>
<link>http://www.turkiyegazetesi.com.tr/</link>
<language>tr</language>
<lastBuildDate>17 Mayıs 2012 Perşembe</lastBuildDate>
<pubDate>17 Mayıs 2012 Perşembe</pubDate>
<generator>Feed</generator>
<image><url>http://www.turkiyegazetesi.com.tr/images/logo2.gif</url>
<width>269</width>
<height>70</height>
</image>
<item>
<title><![CDATA[Rahim Er - Kadını kaybetmek]]></title>
<description><![CDATA[Cemiyetin bir yanında olan hadisenin diğer tarafta cereyan eden başka bir hadiseyle münasebeti elbette vardır. Fenerbahçe-Galatasaray maçında bazı FB’li kadın taraftarların küfrettikleri haberlerinin basında yer aldığı aynı gün bir başka haber daha vardı. Bir milyon vatandaşımız yalnız yaşıyormuş. Kültürü “yalnızlık Allah’a mahsustur” diyen bir hayatta ne ürkütücü bir manzaradır bu? Zira sayının çoğunluğunu kadınlar teşkil ediyormuş. Bu problem hiç de hafife alınır gibi değil. Bir milyon iki yüz bin demek, hane sayımızın yirmide biri gibi bir şey. Başka bir husus daha var. Bu belki ilk ikinin de doğuş sebeplerinden. O da boşanmalar. Evlenmek farz değildir. Boşanmak da haram değil. Ne var ki bekârlık asla sultanlık, boşanma da makbul değil ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535488&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Fuat Bol - Başkanlık sistemi]]></title>
<description><![CDATA[Hemen her konuda olduğu gibi; demokratik bir yönetim şekli olan ‘Başkanlık Sistemi’ni de tartışmasını beceremiyoruz. Herkes, konuya kendi oturduğu yerden; yani şartlanmış olarak bakıyor ve öylece değerlendiriyor. Malum; bu ülkede, neredeyse herkesin kafasının içi bariyerlerle parçalı ve âdeta dondurulmuş. İdeolojik kalıplarla örtülü bu kafaları açmanın ve; doğruları bunları telkin ve tavsiye edebilmenin imkân ve ihtimali yok gibi.. Belli ki bu hâl; gözünü kan ve intikam bürümüş, ‘isyankâr yeniçeri’ tavrından intikal etmiş: ‘Söyletmen!.. Vurun!!!’ Ne olursa olsun; dinlemeye bile tahammülleri yok. Halbuki kendisine ve doğrularına inanan ve güvenen kişiler veya sistemler; önlerine gelen her şeyi -bu her şey ister bizzat kendileri ve doğrul ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535555&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Metiner Sezer - İlle de turizm]]></title>
<description><![CDATA[Kaç defa yazdım, ‘Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri turizm’ olduğunu ama “kendim söyler, kendim dinlerim” durumunda kaldım hep. Bir kere daha yazıyorum. Türkiye turizme ağırlık verirse şayet, ne “cari açık” diye bir problemi kalır; ne de “borç para bulayım” diye kapı kapı dolaşma derdi. Sahip olduğu destinasyon çeşitliliği dünyanın hiçbir yerinde yok çünkü. Her tür turizme elverişli bir potansiyele sahip bu ülke. Sadece o hazineyi değerlendirip insanlığın hizmetine sunacak organizasyonlardan mahrum. Yazık!Kongre turizmi de bunlardan biri. Türkiye bu sektöre ağırlık verse paraya para demez ama hani? Evet, ilgi gösterilmiyor değil, gösteriliyor ama yeterli olduğu söylenemez. Elin eşeğini arayan adamın ilgisine benziyor gösterilen il ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535461&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lütfi Köksal - Sigortaya giriş tarihiniz yanlış görünüyorsa ne yapabilirsiniz?]]></title>
<description><![CDATA[> S. ÇalışkanDoğum tarihim 17.08.1970 ve 15.06.1992’de Sigorta’ya ilk girişim var. SSK’da 2131 günüm ve 2 çocuğum var. İlki 18.08.1998 doğumlu, ikincisi 24.09.2002 doğumlu. Doğum borçlanması yapabilir miyim? Kaç yaşında ve ne zaman, nasıl emekli olabilirim?CEVAP: Sayın Çalışkan, 15.10.1993 Sigorta girişiniz ve toplam 2.131 gün priminiz bulunmaktadır. Buna göre; 20 yıl, 50 yaş ve 5.675 günle emekli olabilirsiniz. 3.544 gün daha prim öderseniz, 50 yaşınızın dolduğu 17.08.2020 tarihinde, 5.675 günle emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. 15.06.1992 tarihli Sigorta girişiniz görünmüyor. Bu tarihte prim ödenip ödenmediğini ilgi SGK İl Müdürlüğünden araştırabilirsiniz. 1 dahi çalışmanız çıkarsa, 1 yıl önce emekli olma hakkı kazanırsınız. Araşt ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535481&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Necmettin Batırel - Evde kimse yok mu?]]></title>
<description><![CDATA[Geçen sene ABD’nin kredi notunu 3 A’dan 2 A’ya indirerek, bütün dikkatleri üzerinde toplayan uluslararası kredi riski araştırma kuruluşu Standard and Poor’s, yazılı basındaki köşe yazarlarıyla özel bir toplantı yaptı. Benim de katıldığım buluşmada Standard and Poor’s global operasyonlar ve analizlerden sorumlu başkanı Paul A. Coughlin, Türkiye bölge müdürü Zeynep Holmes ve Türkiye baş analisti Eileen (Aylin) Zhang hazır bulundu. 2 Mayıs’ta not artırımı beklerken, sürpriz bir şekilde ülke görünümünü pozitiften durağana indiren S P’nin duruşunda değişiklik yok. Türkiye’nin dinamik büyümesi fark meydana getiriyor ancak yabancı yatırıma bağımlılık duyarlılık oluşturuyor, bu yüzden 12 - 18 arasında not artışının muhtemel olmadığını görüyoruz, di ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535469&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Murat Başaran - Sıklet farkı!]]></title>
<description><![CDATA[Bir başpehlivanın rakip bulamayınca meydanda er dilemesi tabiidir.	Lakin tozkoparan boyundan bir sübyan çıkıp efelense, bu ancak gülüşmelere yol açar. Pehlivan gider en fazla başını okşar ve kaale almaz. Hadi yeni yetme ısrarlı çıktı diyelim... Başpehlivan en fazla şakasından bir el ense çekip savurur da haddini bildirir; o kadar...***Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında muhalefete artık cevap vermemesi lazım. Veya onların iddialarını, yorumlarını, tepkilerini görmezden gelmesi lazım...Çünkü arada ciddi bir sıklet farkı var.Maalesef muhalefetsiz Türkiye’nin, muhalefet “miş” gibi yaparak iktidara çatan veya iktidarın icraatlarını eleştiren liderleri zaten kısbet tutacak cüssede değil.Hal böyleyken ama grup  ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535450&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ömer Söztutan - HAYATA DAİR...]]></title>
<description><![CDATA[Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm Orda bütün ümitsizlikleri bekleyen ölüm Öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde ...Uçsuz bir denizdir bulanır kuş gölgelerinde Sonra birden güneş çıkar o bulanıklık geçer Yaz perilerin eteklerinden bulutlar biçer Göklerin en mavisi buğdayların üzerinde ...Karanlık bulutları boşuna dağıtır rüzgar Göklerden aydındır gözlerin bir yaş belirince Camın kırılan yerindeki maviliğini de Yağmur sonu semalarını da kıskandırırlar ...Ben bu radyumu bir pekbilent taşından çıkardım Benim de yandı parmaklarım memnu ateşinde Bulup bulup yeniden kaybettiğim cennet ülke Gözlerin Peru’mdur benim Golkond’um Hindistan’ım ...Kainat parampar ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535449&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İsmail Kapan - Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odalarının çağrısı]]></title>
<description><![CDATA[Trafik kazaları giderek bir afet haline dönüşüyor...				Evet, trafik meselesinde acilen açılım gerekiyor...TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Sayın Şevket Keskin’in imzasını taşıyan, dört sayfalık raporu özetleyerek siz okuyucularımın ve elbette yetkili kişi ve kurumların dikkatine sunuyorum.Raporda, son 11 yılda; memleketimizde meydana gelen trafik kazalarında, olay yerinde 50 bin, daha sonra gerçekleşen ölümlerde de 70 bin olmak üzere, toplam 120 bin kişinin hayatını kaybettiği, bu süre zarfında bir milyon 800 bin kişinin yaralandığı ve 9 bin kişinin de daimi sakat kaldığı tespiti yapılarak şöyle deniliyor. “...Türkiye’de mevcut haliyle, yola radar koymakla; trafik ışıkları sistemini ar ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535503&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Abdüllatif Uyan - Ok havada kayboldu!..]]></title>
<description><![CDATA[(Dünden devam)Osmân ve Savcı Beyler, Şeyh Edebâli hazretleriyle tekkeye ulaştıklarında, tekke misâfir kaynıyordu. Tekkenin en iyi odasını, Şâkir Efendi adında bir derviş, onlara tahsîs etti.Ayrılırken, Savcı Bey;“Ey derviş, seni sevdim. İstersen tanışalım. Biz, Ertuğrul Gâzi’nin oğullarıyız. Ben Savcı, kardeşim Osmân” dedi.O memnun olduVe cevâp verip;“Ben de sizin gibi bey oğluydum. Ama şimdi garip bir dervişim” dedi.Merakla sordular:“Beyzâde iken, ne oldu da bir garip derviş oldun?”Şöyle anlattı:Babamın tek oğluydum.Her dediğim, yerine gelirdi.Sonra avcılığa merak sardım.Bir gün arkadaşlarla ava çıktık.Ben, bir ala geyiğin arkasından dolaştım ve tam şu yerde, geyiğe yaklaştım.Yayımı gerip, oku fırlattım. ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535445&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[M. Ali Demirbaş - Sargı üstüne mesh]]></title>
<description><![CDATA[Sual: Abdest veya gusülde, su değmemesi gereken bir yerin üstüne sarılan sargının veya poşetin üstünü mesh etsek, sonra bunları kaldırınca yıkanmamış yeri mesh etmek gerekir mi?CEVAP: Yaranın, çıbanın, derideki çatlak veya yarıkların üzerine veya içine konan merhem, pamuk, fitil, gazlı bez, sargı gibi şeylerin çözülmesi, çıkarılması yaraya zarar verirse veya bunlar çıkınca, yıkamak veya mesh etmek zarar verirse, bunlardan merhem, poşet gibi, su geçirmeyenler üzerine su akıtılır. Su geçirenler üzerine mesh edilir. Zarar vermek, şifanın gecikmesi yahut ağrının artması demektir. Mesh ettikten sonra, bunlar, yara iyi olmadan alınır veya düşerlerse, mesh bozulmaz. Yara iyi olup da düşerlerse, altlarını yıkamak gerekir. Bunlar üzerine mesh, ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535444&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[M.SAİD ARVAS - Nereye yerleşeyim?..]]></title>
<description><![CDATA[Her insan güzel yerlerde yaşamak ister. Hayat kısa da olsa rahat edebileceği beldeleri seçer, havasına, suyuna, yeşiline bakar. İmkânı olan sayfiyelere çekilir, varidatını mesud bahtiyar geçirmek için harcar. Peki maddiyat tek başına insana huzur verebilir mi? Ne yazık ki hayır, müreffeh ülkelerde intihar vak’alarına daha çok rastlanıyor zira.Evin ne kadar bakımlı olursa olsun bulunduğun belde sıkıntılı ise mutlu olamazsın. Cüzdan zenginliğinin yanı sıra mânâ zenginliği de lâzım, mâlum kuş tek kanatla uçamaz. İslam âlimlerinin büyüklerinden Süfyan-ı Sevrî rahimehullah da âhir ömrümü nerede geçirsem, diye çok düşünür. Etrafındakilerle istişarede bulunurlar: “Nereye yerleşsem acaba?”-Efendim Bağdat’a ne dersiniz? Abbasi Devletinin baş ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535448&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vehbi Tülek - Vişnezâde]]></title>
<description><![CDATA[Vişnezâde, Osmanlı Devleti zamânında yetişen âlimlerdendir. Asıl ismi, Muhammed bin Lütfullah’tır. 1615 (H.1023) senesinde, günümüzde Bulgaristan’da bulunan Filibe’de doğdu. 1681 (H.1092) senesinde İstanbul’da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:Büyük bir zâtın kabrini ziyâret eden kimse, ona râbıta ederse, ya’nî dünyâ işlerini hiç düşünmeyip, kalbine hiçbir şey getirmeyip, o zâtın rûhunu, his organları ile anlaşılamayan bir nûr farz ederek, bunu kalbinde bulundurursa, o rûhtan, kendi kalbine bir şeyler akmaya başlar. O zâtın feyizlerinden bir feyiz ve hâllerinden bir hâl, kendinde hâsıl oluncaya kadar, bu nûru kalbinde saklamalıdır. Çünkü, evliyânın rûhları, feyizlerin kaynağıdır. Kaynağı kalbine koyan, bunun feyzine, n ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535447&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ahmet Sağırlı - Komşunun kuruluş yıldönümü]]></title>
<description><![CDATA[Milli günü olmayan ülke yok. Öyle ya da böyle bir gün bulup yoksa da uydurup kutlayacaksın.				Düşmanları kovduk, deyip kutlayacaksın.Büyük gündü, o gün kurulduk, deyip kutlayacaksın.Bağımsız olduk, deyip kutlayacaksın.Peki Irak neyini nasıl kutlayacak. Dün kurulmuş, nerede ise ada, parsel, pafta numarasını yazarak aha burası sizin ülkeniz deyip kurmuşlar.Krallık yapmışlar, sonra kralı devirmişler, geleni devirmişler sonra darbe olmuş..30 seneden fazla bir diktatör ülkeyi idare etmiş.. Derken şu sebeble bu sebeble Amerikalılar ülkeye müdahale etmiş.Orada düzeni değiştirmiş. Orduları o ülkede 5-6 sene kalmış, sonra çekip gitmişler.Böyle bir ülkenin kuruluş tarihi ne olur?Kurtuluş töreni nasıl olur.Amerikalıların girdiği tarih ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535561&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ünal Bolat - 25 yıl sonra alınan selam!..]]></title>
<description><![CDATA[Borç yüzünden memleketimde duramamış, her şeyden kaçarcasına İzmir’e gitmiştim... Tamamen plansız... Tamamen amaçsız... Bir ilanla iş bulmuş ve hayata yeni bir başlangıç yapmıştım... Şirket sahibi uzun boylu, karizmatik bir insandı. Üslubu tam bana göreydi.  Etkileyici bir konuşması vardı. Zamanla bana enerji ve güç verdi. Çalışmalarım çok verimli geçiyordu. Dört yıl kadar yanında çalıştım. Elhamdülillah hatırı sayılacak kadar kurtuldum borç yükünden. Daha sevindirici olanı ise orada çalışanlar dinini yaşayan insanlardı. Ben de onlar gibi olmaya başlamıştım. Tuhaf bir hale bürünmüştüm. Burayı çok sevmiştim. Her grup toplantılarında işten başka, bir patron olmaktan çıkar bir iletişim uzmanı, bir sosyolog, bir din adamı gibi bize ufuk v ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535446&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hasan Sarıçiçek - Sportif dostluklar!  ]]></title>
<description><![CDATA[Olaylar ve insanlar.Üzerinden günler geçti... Dehşet anlarının sıcaklığı soğudu. Ama hâlâ Kadıköy’de, Trabzon’da, Rize’de olanları anlamakta güçlük çekiyorum. Heyhat!.. Spor mu yapıyoruz, savaş mı, sağduyulu biri bana anlatsın.Söyler misiniz, renk körü olmak; o taraftarlık masumiyetini holiganizme dönüştürmek, kime ne fayda sağlayacak?Şaşıyorum, anlamakta güçlük çekiyorum; hangisi doğru, hangisi yanlış?“Bir yanlış yapıyoruz” demesi gereken kelli felli yöneticiler, hâlâ “sen - ben” kavgasındalar. Yazık!.. Düşünüyorum; “Başkalarının yanlışı bizim doğrumuz neden olsun ki?”“El aya, biz yaya” misali.. Fair - play için bütün ülke el ele verdi de İngiltere, “holiganizm belası”ndan tam 10 yılda kurtuldu. Fakat, biz başkalarının terk e ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535486&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ata Karataş - Esas gaye altın madalya olmalı]]></title>
<description><![CDATA[Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin ev sahipliği yaptığı “Stratejik plan”ın paylaşıldığı, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nın sponsoru P G’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği; “Okulumdan Olimpiyat oyunlarına” projesinin lansmanının yapıldığı geceye olimpiyatlarda madalya alan sporcular ve Londra’ya gidecek sporcular katıldı. 1936-2008 arası madalya alan sporcularımız tanıtılırken yüzde 90’ının güreşçiler olduğunu gördük. Toplam 37 altın madalyanın, 28 tanesi güreşten bildiğiniz gibi...Bayan Voleybol Milli Takımı, 50 yıllık aradan sonra olimpiyat vizesi alarak takım sporlarında yüz akı oldu. Haziran ayında Kadın Basketbol Milli Takımı da vize alırsa,  Türkiye’nin katılım sayısı rekora doğru gidecek... Asıl hedef Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın a ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535485&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sadık Söztutan - Alex’e kahretmek...]]></title>
<description><![CDATA[Şimdiii... Elde kalanlara bi bakalım. Süper Final’in 4 atlısından Galatasaray lig, F.Bahçe kupa şampiyonu. 3. Trabzon ve 4. Beşiktaş Avrupa’da... Sıralamanın 5. takımı Bursaspor Avrupa’ya giden son takımımız. Tamam. Adalet budur.Adaletten laf açılmışken, F.Bahçe’nin finali çok net, çok kesin şekilde hak ettiğini söyleyebiliriz. Ankara 19 Mayıs Stadı’nı eşit şekilde bölüşen iki takım taraftarının önünde Türkiye Kupası finaline damga vuran Alex‘in, lig finalinde sakatlığı sebebiyle G.Saray’a karşı 11’de çıkamadığı için F.Bahçe’nin şampiyonluğu kaybettiğine inandım.İki takım da finale kadar aşağı yukarı aynı performansla gelmişti. İkisi de benzer skorlar almış, ikisi de bir maçı uzatmaya götürmüştü. Bursa 13, Fener 11 gol atmıştı.  ...]]></description>
<link><![CDATA[http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=535554&detail=1&winmode=pop]]></link>
<pubDate>17.05.2012 00:00:00</pubDate>
</item>
</channel>
</rss>

