Genetik kalp hastalıkları, fark edilmeyen ritim bozukluğu, kalp ve damar hastalıkları ani kalp ölümünün en önemli sebebidir. Ayrıca uzun süredir şeker hastası olanlar, ağrıyı algılayan sinir uçlarının harabiyeti sebebiyle kalp ağrısını hissetmedikleri için krizin geldiğinden haberdar olamazlar. Birçok ülkede 20-30 yaşlar arasında meydana gelen genç ölümlerinin en sık sebebinin ani kalp ölümü olduğu ve bu ölümlerin trafik kazalarından kaynaklanan ölümlerden daha çok meydana geldiği bildirildi. Ani kalp ölümünün daha çok spor yapanlarda gerçekleştiğini söyleyen Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ahmet Akgül, "Hafif yürüyüşler dışında efor gerektiren her türlü sporu yapacak kişiler kalp ve damar sağlığı yönünden kontrolden geçmelidir" dedi.
Ani ölümlerin % 80'inin koroner damar hastalıkları sonucu geliştiğini; daha çok ileri yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk çağında bile rastlanabileceğini hatırlatan Prof. Dr. Akgül, "Özellikle şeker hastaları, birinci derece yakınlarını erken yaşta kalp krizi sebebiyle kaybedenler ve yine anne, baba, kardeş, amca gibi yakınları arasında genç yaşta kalp ameliyatı geçirmiş kişiler bulunanlar daha fazla dikkatli olmalıdır" dedi.

CHECK-UP YETERSİZ Mİ?
Var olan bir kalp hastalığını belirlemekte kullanılan Check-Up kontrollerinin her zaman başarılı olamadığını ani kalp ölümünün genellikle sağlıklı kişilerde geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Akgül, "Organlar içinde kontrol sonrası normal denilmesi en zor olanı kalptir. Çünkü hem iç hem de dış faktörlerden hızlıca etkilenir ve bunun sonucunda hayati tehlike oluşturabilir. Etkiye karşı tepkisi çok hızlıdır. Tüm kontrollerinde normal olsa bile aşırı stres, yorgunluk, yoğun sigara içilmesi veya göğse alınan bir darbe sonucunda bile kalbin ritmi bozulabilir; damarlarında kasılma olup kalp krizi oluşabilir. Bu nedenle 'ani kardiyak ölüm' sağlıklı bireylerde gözlenmektedir. Kalp sağlığı açısından en önemli konu genetik mirastır. Kişinin 1. derece yakınlarında erken yaşta kalp krizi, ani kardiyak ölüm, kalp ameliyatları varsa dikkatli olunmalıdır. Özellikle bu kişiler yaşamları boyunca sigara, stress, hareketsizlik ve her türlü düzensiz yaşamdan uzak durmalıdır. Yani check-up kontrollerinde sonuç sağlıklı dense bile kalp açısından hastalık riski tam olarak ortadan kalkmış değildir" diye konuştu.

ŞEKER HASTASI AĞRIYI HİSSETMEZ

Uzun yıllardır şeker hastası olan kişilerin kalp krizinin belirtilerini hissetmemeleri yüzünden ani kalp ölümü açısından riskli olduklarını hatırlatan Prof. Dr. Akgül, "Kalp krizinde bilinen göğüs ağrısı, sol kol ağrısı, çeneye veya sırta vuran ağrılar şeker hastalığının mevcudiyetinde beklendiği gibi olmayabilir. Şeker hastalığında ve bu hastalık uzun yıllar da sürmüşse ağrıyı algılayan sinir uçlarında harabiyet oluşur. Bu hastalar normal algılanması gereken ağrıları algılayamayabilirler. Nedeni kanda yüksek düzeyde bulunan şekerin sinir uçlarını bozmasıdır. Bu nedenle şeker hastası olanlar geçirdikleri kalp krizini fark etmeyebilirler" dedi.

GENÇLERDE DAHA SIK
Kalp krizi yüzünden ani kayıplar, daha çok görünürde kalp hastalığı olmayan 20-30 yaşları arasındaki kişilerde yaygın.

3 defa kalp krizi geçirdi hiçbirini fark etmedi
Düzenli olarak spor yapan 53 yaşındaki şeker hastası Mehmet Erdem, futbol oynadıktan sonra arka arkaya 3 defa kalp krizi geçirdi ancak hiçbirini hissetmedi. Fenalaşarak Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Erdem, burada Prof. Dr. Ahmet Akgül tarafından 5 damarı değiştirilerek sağlığına kavuştu.
Kalp krizi geçirmeden 2 ay önce check-up yaptıran Mehmet Erdem,''Şeker hastalığım dışında herhangi bir sağlık sorunum yoktu. Maç yaptıktan 1 saat sonra kendimde bir sıkıntı duyarak elimi yüzümü yıkamaya gittim. Ancak daha elimi yüzümü yıkamaya fırsatım olmadan kendimden geçmişim. Meğer kalp krizi geçiriyormuşum. Oysa ki kalp krizinin hiçbir belirtisi bende olmadı. Ne göğüs ağrısı ne sol kol uyuşması ne de başka bir belirti olmadı" dedi. Mehmet Erdem'in hastaneye geldiğinde üçüncü kalp krizini geçirmekte olduğunu söyleyen Prof. Dr. Algül, "Yaptığımız değerlendirmede gelmeden evvel evde bir defa ambulansta da bir defa kalp krizi geçirdiğini gördük. Hasta fenalaşana kadar kalp krizinin belirtileri olan göğüs ağrısı, mide ağrısı ya da kol ağrısını hissetmemişti. Bu da diyabetin ortaya çıkardığı bir durum. Diyabet hem kalp damarlarını bozuyor hem de kalp krizinin sinyallerini engelliyor" ded



Ziyneti Kocabıyık