Şarkıcı Işın Karaca, spor yorumcusu Ahmet Çakar, türkücü Gülay ve tiyatrocu Rasim Öztekin'in yine kendisi gibi oyuncu olan kızı Pelin Öztekin, verdikleri kilolarla izleyenlerini hayrete düşürdüler.
Ünlü ünsüz birçok kişi fazla kilolarından kurtulmak için bıçak altına yatıyor. Son veriler ülkemizde obezite ameliyatlarının birkaç yıl içinde 5 kat arttığını gösteriyor. Ülkemizde yılda yaklaşık 8 bin obezite ameliyatı yapılıyor. Ancak bu konuda kafalar karışık… Obezite cerrahisi konusunda merak ettiklerimizi Özel Ataköy Hastanesi Obezite Cerrahisi Bölümü Başkanı Opr. Dr. Fakı Akın'a sorduk.  Belçika doğumlu Opr. Dr. Fakı Akın, dünyaca ünlü Obezite Cerrahı Dr. Bruno Dillemans'ın ekibinde görev alan tek Türk. Mide baypas ameliyatlarının babası sayılan Dillemans, bugüne kadar yaklaşık 11 bin obezite ameliyatı yapmış. Dr. Akın bunların 1600 tanesinde Dillemans'ı asiste etmiş. Belçika'da yaklaşık 8 yıl obezite cerrahisi yaptıktan sonra geçtiğimiz yıl Türkiye'ye dönen Opr. Dr. Akın yaklaşık 2600 tane obezite ameliyat gerçekleştirmiş.
Opr. Dr. Akın, şişmanlığın sadece estetik ve sosyal bir problem olmadığını, şişmanlıkla ilgili asıl tehlikenin sağlık riskleri olduğunu söylüyor. Obezite cerrahisinin morbid obez olarak tanımlanan "ölümcül şişman" kişilere yapılmasının uygun olduğunu anlatan Dr. Akın, "Bu kişilerde aynı zamanda yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, Tip 2 diyabet, gibi kalp ve damar hastalıkları riski ile uyku apnesi dediğimiz gece tıkanmaları, eklem ağrıları, horlama gibi sağlık problemleri vardır. Yapılan çalışmalar çok şişman kişilerin ortalama yaşam beklentisinin diğerlerine oranla 12 yıl daha kısa olduğunu göstermektedir" diyor.
"EN SON BİZE GELİYORLAR"
Zayıflamak uğruna bıçak altına yatanları düşününce hemen akla şu soru geliyor: "Obezite cerrahisi son seçenek mi? Ameliyat olan kişilerin diğer yöntemlerle zayıflaması mümkün değil mi?" Akın'ın bu soruya cevabı son derece net:
"Bugüne dek yapılan tüm çalışmalarda kanıtlanmıştır ki, morbid obezitenin ilaç, akupunktur,  diyet veya psikososyal  terapilerle kesin ve kalıcı olarak tedavi edilmesi olasılığı sadece yüzde 2'dir. Öte yandan hastalar bu yöntemlerin hepsini onlarca defa denemiş, zayıflamak için estetik operasyonlar yaptırmış olarak bize gelirler. Yapılan ve başarısız olan diyet, akupunktur, ilaç vs. denemeleri hem kişinin psikolojik durumunu bozmakta, hem de "Yo-yo etkisi" denen bir etki ile kaybedilen kiloların her seferinde fazlasıyla alınmasına ve metabolizmanın giderek bozulmasına yol açmaktadır."

YAŞAYANLAR NE DEDİ?
Ameliyat oldular 
yeniden doğdular
Ameliyat sonrasında kısa sürede kilo verip daha normal bir görüntüye kavuşan 29 yaşındaki Didem ve 22 yaşındaki Gökhan, "Özgüvenimizi tekrar kazandık" diyorlar. 

BAŞINA GELMEYEN KALMADI
Kilo yüzünden terk edildim
Tüp mide ameliyatı ile 70 kilo veren 29 yaşındaki Didem Yıldırım ameliyattan sonra adeta yeniden doğduğunu söylüyor. 148 kiloya ulaştıktan sonra bıçak altına yatmaya karar veren Yıldırım, şişmanlama sürecini şöyle anlatıyor:
"Çocukluğumdan beri kiloluydum. Ancak spor yapıyordum, halk oyunları grubunda oynuyordum. Liseyi bitirip bir eczanede çalışmaya başladıktan sonra hızla kilo almaya başladım. Neredeyse her yıl 10 kilo alıyordum. Bu kısır döngü haline gelmişti. Kilo aldıkça insanların kötü ve eleştiren bakışlarından kaçmak için eve kapandım. "
Didem şişman olduğu dönemleri hatırlamak bile istemiyor. Kendisini en çok yaralayan olayın şişmanlığı yüzünden erkek arkadaşı tarafından terk edilmek olduğunu söyleyen Didem "Dışarıya çıktığımda insanlar bana acıyarak bakıyorlardı. Her yere taksiyle gidiyordum. Otobüse binmeye bile çekiniyordum. Oturduğumda yanımdaki insanların rahatsız olduğu düşüncesi beni çok mutsuz ediyordu" diyor. Ameliyat olduktan sonra hızla kilo vermeye başladığını ifade eden Didem, "Bu kiloya 1 yılda ulaştım. 70 kilo ile birlikte hayatımdaki bütün olumsuzluklar akıp gitti" diye ekliyor.

ZAYIFLADIKTAN SONRA
İnsan içine 
çıkabiliyorum
Gökhan Çekiç, Belçika'da yaşayan 22 yaşındaki bir genç o da obezite cerrahisi ile hayata dönenlerden.  2 yıl önce ameliyat olmuş ve 1 yılda 148 kilodan 88 kiloya düşmüş. 1 yıldan bu yana kilosunu koruduğunu söyleyen Gökhan, ameliyattan hemen sonra spora başlamış.  Düzenli olarak yaptığı spor vücudundaki sarkmaların toparlanmasına yardımcı olmuş. Şişman olduğu dönemde sosyal hayattan tamamen koptuğunu söyleyen Gökhan, "Sadece bir tane arkadaşım vardı. O da benim gibi şişmandı. Sadece onunla konuşabiliyordum. Çünkü çok utanıyordum. Hiç kız arkadaşım olamadı. Bir aile toplantısına katıldığımda 'yazık değil mi genç yaşında neden zayıflamıyorsun' demelerinden bıkmıştım. Çünkü ben elimden geleni yapıyordum ama bu kilolardan kurtulmam mümkün olmuyordu" diyor. Annesinin yaptığı araştırmalar sonucunda ameliyat olmaya karar veren Gökhan, "Şu anda halimden o kadar memnunum ki, kilolu şekilde evde hapis geçen zamanıma üzülüyorum. Şimdi o günlerin acısını çıkarırcasına bir sürü arkadaş edindim. Artık özgüvenim yerine geldi. Kendime bir kuaför dükkânı açtım" diye konuşuyor.
8 SORUDA OBEZİTE CERRAHİSİ
Obezite cerrahisi ne zaman gereklidir?
Ameliyatın gerekliliği vücut kitle indeksine göre belirlenir. Vücut kitle endeksi, vücut ağırlığının boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir. Ülkemizde vücut kitle indeksi 40'ı geçen kişilerde SGK tarafından ameliyatın geri ödemesi yapılmaktadır. Başka ülkelerde bunun daha düşük sınırları vardır. Vücut kitle indeksi 35 olan ve buna eşlik eden Tip 2 diyabet, uyku apnesi veya yüksek tansiyon hastası kişilerde de yapılabilir. Dünya Obezite Cerrahisi federasyonu bu sınırın 30'a kadar indirilebileceğini söylüyor. Vücut kitle indeksi 30'dan aşağı olan kişilerin yaptırmaması gerekir.
Kaç çeşit obezite ameliyatı var?
İşleyiş şekline göre sıralayacak olursak başlıca ameliyat teknikleri tüp mide, mide balonu, mide bandı (mide kelepçesi) ve mide by-pass ameliyatlarıdır. Bu ameliyatlar ana hatlarıyla "kısıtlayıcı", "emilim azaltıcı" veya "hem kısıtlayıcı hem de emilim azaltıcı" ameliyatlardır. Kısıtlayıcı ameliyatlarda en sık kullanılan tüp mide ameliyatıdır. Hem kısıtlayıcı hem de emilim azaltıcı bir ameliyat türü ise mide by-pass ameliyatıdır.
Ameliyat tekniği neye göre seçiliyor?
Ameliyat tekniğini seçerken hastanın başlangıç kilosu, yeme içme alışkanlıkları, sosyal hayatı, iş hayatı,  ailede obezitenin genetik olup olmadığı, kendisinde ya da ailesinde yandaş hastalık dediğimiz Tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, uyku apnesi dediğimiz uykuda solunum durmalarının olup olmadığına dikkat edilmelidir. 
Obezite ameliyatı nasıl yapılıyor?
Artık obezite ameliyatları laparoskopik yöntemle yapılıyor. Tüp mide ameliyatı ve mide by-pass için karından 5 adet delik açılıyor. Her biri 1,5 cm olan bu deliklerden girilerek ameliyat yapılıyor. Tüp mide ameliyatında midenin %75'i zımbalanarak ayrılmakta ve geriye muz gibi bir bölüm kalmaktadır. Mide balonu ameliyatında midenin içine laparoskopik yöntemle içine 500-700 cc serum fizyolojik doldurulan bir sistem yerleştirilir. Bu balon midede şişkinlik oluşturduğu için kişi daha az yemeye alışır. Bu mide içinde 6 ay kalır. Çıkarıldıktan sonra da diyet programıyla az yemeye devam etmesi gerekir. Mide bandı adı verilen kelepçe sisteminde de midenin üst kısmına yine laporoskapik yöntemle bir kelepçe takılır. Bu kelepçe hastanın kilo durumuna göre gevşetilip, daraltılabilir. Sürekli doktor kontrolünü gerektiren bir yöntemdir. Mide by-pass ameliyatında midenin bir bölümü korunarak, mideden 100-150 cm uzaklıkta olan ince mideye dikilir. Bu ameliyat hem kısıtlayıcı hem emilim azaltıcı bir özelliğe sahiptir ve halen ABD'de ve birçok Avrupa ülkesinde en çok seçilen obezite cerrahisi yöntemidir.
Obezite cerrahisi riskli midir?
Safra kesesi ameliyatı da olsa, apandist ameliyatı da olsa her zaman bir risk vardır. En önemli riskler yara enfeksiyonu, kanama riski gibi risklerdir. Bunların önlemlerini ameliyat öncesinde kan testlerini yaparak alıyoruz. Onun haricinde obezite cerrahisinde en sık rastlanan komplikasyon, ameliyat yerinde kaçak oluşmasıdır. Bunun önlemini ameliyat anında doğru tekniği kullanarak, doğru testleri yaparak minimuma indiriyoruz.
Ameliyat sonrasında hastayı nasıl bir süreç bekliyor?
Tüp mide ameliyatı ya da gastrik by-pass yaklaşık 1 saat sürüyor. Ameliyat olduğu gün yeme içme ve yürümek yasak. Ertesi gün koridorda yürüyor, su içiyor ve yoğurt yiyebiliyor. Mide baypas ameliyatından 48 saat sonra kızarmış ekmek, krem peynir, çay ya da kahveden oluşan ilk kahvaltısını yapabiliyor. 
Ne zaman normal beslenmeye geçiliyor?
Mide baypas ameliyatlarında hasta, ilk 2 hafta boyunca püre haline getirilmiş her şeyi tüketebiliyor. 3-4 hafta sonra yumuşak etler dediğimiz balık ya da kıyma tüketebiliyor. 1 ay sonra her şeyi yiyebiliyor.
Obezite cerrahisi geçirmiş kişinin asla yapmaması ve asla yememesi gereken şeyler nelerdir?
Sağlıklı beslenme koşulları ameliyat olmuş kişiler için de geçerlidir. Herkes gibi yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durmak gereklidir. 
ZİYNETİ KOCABIYIK













  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
 
255718 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/saglik/255718.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading