ZİYNETİ KOCABIYIK
Bu konudaki en tartışmalı bilgilerin beslenme alanında bulunduğunu söyleyen Sabri Ülker Vakfı Genel Sekreteri Begüm Mutuş, beslenme ve gıda konularındaki bilgi kirliliğinin, insanları yanlış yönlendirdiğini ve sağlığı tehdit ettiğini belirterek, “Bu çarpıcı veriler bilgi açlığını gösteriyor. Teknolojinin ilerlemesi ile insanlar sağlık ve beslenme konularındaki bilgilere daha kolay ulaşırken, aynı oranda yanlış bilgi edinme riskiyle de karşı karşıya kalıyor. Bu noktada bilimselliği kanıtlanmış verilerin iletişimi çok büyük önem taşıyor” dedi. Google arama motorunda Türkiye'de “beslenme” başlığı altında arama yapıldığında 32 saniyede 15 milyona yakın sayfanın çıktığına dikkat çeken Mutuş, dünyada ise bu rakamın “beslenme” başlığı altında 402 milyon, “sağlık” başlığı altında ise 3.7 milyar sayfaya ulaştığını belirtti.
BİLGİ?KİRLİLİĞİ?İLE?MÜCADELE?ŞART
Sabri Ülker Vakfı'nın Türkiye'de bilgi kirliliğiyle mücadelede referans kurum olmak amacıyla, tüm dünyadaki bilimsel yaklaşımla çalışan büyük beslenme kuruluşlarıyla işbirliği yaptığını belirterek, Vakfın dünya sağlık gündeminin rotasını çizen Avrupa Beslenme Konferansı'nı Türkiye'den takip eden tek kurum olduğunu ve buradan çıkan beslenme yönlendirmelerinin Türk toplumu ile paylaşılmasına aracılık edeceklerini söyledi.  
Bu yılki konferansın başlıklarından biri olan beslenmede bilgi kirliliği ile ilgili oturumda konuşan Uluslararası Halk Sağlığı Enstitüleri Birliği Direktörü Prof. Dr. Pekka Puska, özellikle uzman olmadığı halde uzmanmış gibi davranan  kişilerin tehlike oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Puska ayrıca sağlık ve beslenme alanındaki her araştırma sonucularının topluma çoğunlukla yeni bir bilgi gibi sunulduğunu belirterek, “Ayrıca, araştırma sonuçları genelde, bir ürün ya da besinin etkilerini  beslenmenin tek bir yönüyle ele alıyor. Toplum nezdindeki kafa karışıklığı da genelde buralardan kaynaklanıyor” dedi.