ZİYNETİ KOCABIYIK

Kanser konusunda dünyanın en önemli kurumu Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü’nün Dünya Kanser Liderler Zirvesi ülkemizde ilk kez İstanbul’da yapıldı. Dünya Kanser Liderler Zirvesi’ ne dünya ülkelerinden hükümet temsilcileri, Birleşmiş Milletler kuruluşlarından, akademisyenlerden, özel sektörden ve sivil toplum kuruluşlarından 50 ülkeden 250 lider katıldı. Zirvede, uluslararası işbirliğini büyütmek için alınması gereken acil önlemler ve önümüzdeki 15 yıl içerisinde kanser ve diğer bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanan erken ölümleri üçte bir oranında azaltmaya yönelik hedefler tartışıldı.
KANSER YILDA YÜZDE 70 ARTIYOR
Geçtiğimiz yıl Uluslararası Kanser Savaş Örgütü’nün başına geçen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tezer Kutluk, Zirve’de yaptığı konuşmada, her yıl 14 milyon yeni kanser tanısı konulduğunu ve 8 milyon kişinin kaybedildiğini belirterek, “Her yıl kanser yüzde 70 oranında artmaktadır. Hâlbuki erken teşhis, tedavi ve önleme ile en az 4 milyon ölümün önüne geçilmesi mümkündür.  Kanserin en az üçte biri farkındalığın artırılması, korunma ve tarama yöntemlerinin kullanılmasıyla önlenebilir niteliktedir” dedi. 
TÜRKİYE’DE TÜTÜNE BAĞLI KANSERLER AZALDI
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Türkiye’nin 2008 yılından bu yana Ulusal Kanser Kontrol Planı’nı başlatarak bölgenin en tecrübeli ülkesi haline geldiğini belirterek, “Kanser kayıtları için, tüm şehirlerde nüfusun tamamını kapsayan aktif bir kayıt merkezini hayata geçirdik. Meme, bağırsak ve yumurtalık kanserleri için tarama programı başlattık. Bütün bunlarla birlikte tütün kontrol programı ilk sonuçlarını vermeye başladı. Türkiye’nin kanser rakamları da dünya ile uyumlu şekilde gidiyor. Her yıl 175 bin yeni kanser vakası görülüyor. Bunların üçte biri tütün kullanımı ve obezite gibi önlenebilir sebeplere bağlı. Ancak sevindirici bir nokta şu ki, ülkemizde tütüne bağlı kanser vakalarında hafif de olsa bir azalma görülüyor” diye konuştu.
TÜRKİYE DOĞU DÜNYASI İÇİN “ÖNCÜ ÜLKE”
Türkiye’nin bütün nüfusu kapsayacak sağlık sistemi kurduğunu söylelyen ve kanser başlığının da bu sistem içinde önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Pakistan Federal Sağlık Eski Bakanı Dr. Sania Nishtar, Türkiye’nin Doğu’daki ülkeler için öncü ülke niteliğini taşıdığını belirtti. Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki köprü vazifesini yerine getirdiğini söyleyen Dr. Nishtar, “Türkiye’yi her zaman yenilik yapan ve küreselleşmeyi başarmış bir ülke olarak görüyoruz. Türkiye’nin her alandaki tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyoruz. Kanserle ilgili çalışmalar da örnek aldığımız alanlardan biri. Dünya Kanser Liderleri Zirvesi’nin Türkiye’de yapılması çok önemli” dedi.
Dr. Nishtar, kanserin önlenmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
¥ Tütün ürünlerinin tüketilmesi ve pasif içiciliğin engellenmesi,
¥ Her gün en az 30 dakika yürüyüş, bisiklet ya da yüzme gibi fiziksel aktivite yapmak
¥ Kalori alımını tuz, şeker ve doymuş yağ tüketimini azaltmak. Kırmızı eti daha az tüketmeye çalışmak. 
¥ Tarama programları konusunda halkı bilgilendirmek. 
¥ Belirtilere karşı uyanık olmak. Kanserin işaretlerini zamanında fark ederek doktora gitmek.

AZ GELİŞMİŞ ÜLKELER MAĞDUR

İstanbul’da başlayan Dünya Kanser Liderleri Zirvesi’nin basın toplantısına, Uluslararası Kanser Savaş Örgütü Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın, Pakistan Federal  Sağlık Eski Bakanı Dr. Sania Nishtar ve Amerikan Kanser Birliği’nden  Dr. Ahmedin Jemal  katıldı.  Kanserin geçmişte gelişmiş ülkelerin sorunu olduğunu söyleyen Dr. Jamal, artık gelişmekte olan ülkelerin kanserle mücadele ettiğini belirterek, “Aşırı tütün tüketimi ve teknolojinin getirdiği bir sağlık sorunu olarak ortaya çıkan obezite, bir dönem gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kanser vakalarının hızla artmasına sebep olmuştu. Gelişmiş ülkeler bu problemleri ortadan kaldırmak için adımlar attılar ve bir noktaya kadar başarılı oldular. Şimdi az gelişmiş ülkelerde kanser vakaları artıyor. İşin üzücü tarafı kanser kontrolü ve tedavisindeki eşitsizlikler nedeniyle gelişmekte olan ülkeler tedaviye erişim konusunda mağdur oluyorlar” dedi. 

Hastalarda beslenme yetersizliği gizli tehdit 

Herhangi bir sebeple sağlık kurumuna başvuran yaşlı ve kronik hastalıkları olan kişilerin beslenme yetersizliği açısından araştırılması gerektiği bildirildi. Yetersiz beslenme veya hastalıklara bağlı beslenme bozukluğu sebebiyle oluşan durumun hastalıkların seyrini kötüleştirdiğini ve ek sağlık problemlerine sebep olduğunu söyleyen Klinik Enteral Parenteral Nutrisyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Sadık Kılıçturgay, “Bu hastalarda yetersiz beslenme, iyileşmeyi geciktiriyor, ilaçların etkinliğini azaltıyor, enfeksiyonlara eğilimi artırıyor, hastanede kalış süresini uzatıyor ve ölüm oranlarını yükseltiyor” dedi. 
Yoğun bakım hastaları, kanser hastaları ve bakım evlerinde yaşayan yaşlıların yeterli ölçüde beslenemediğini söyleyen Prof. Dr. Kılıçturgay, Avrupa Birliği verilerine göre toplumdaki sağlıklı kişilerin yüzde 5-15’i, hastaneye yatan hastaların yüzde 30-40’ı ve bakım evlerinde yaşayan yaşlıların yüzde 60’ının beslenmeyle ilişkili risk altında olduğunu da belirtti. Yetersiz ve kötü beslenmenin Avrupa’ya getirdiği ekonomik yükün yaklaşık 170 milyar Avro’ya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıçturgay,  Türkiye’de beslenme yetersizliği ile ilgili veri bulunmadığını söyleyerek ülkemizde bu konu ile ilgili durumun ortaya konulabilmesi için Klinik Enteral Parenteral Beslenme Derneği Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ile ortak yürütülecek bir projenin geçtiğimiz eylül ayında başlatıldığını belirtti. Dünya Beslenme Günü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Kılıçturgay, beslenme yetersizliğinin saptanmasının çok kolay olduğunu belirterek, “Hastaların tansiyonunu, şekerini ölçerken, beslenme durumuna ilişkin 5 basit soru sorarak problemi ortaya çıkarmak mümkün” dedi.