Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş, nefes darlığının tıbbi bir değerlendirme gerektirecek akciğer ve kalp hastalıklarının habercisi olabileceğini bildirdi.

Tekinbaş, solumada yaşanan sıkıntının bir hastalık olmadığını ifade ederek "Nefes darlığı, bir hastalığın belirtisidir. O nedenle nefes darlığı hafife alınmaması gereken bir durumdur" dedi.

Spor, koşu veya yorucu bir aktivite yaptıktan sonra soluk alışverişinin ve kalp atışının hızlanması sonucu görülen geçici nefes darlığının normal kabul edilebileceğini belirten Tekinbaş, "İstirahat halindeyken dahi nefes alıp vermekte zorluk çekiliyorsa bu nefes darlığına neden olan bir hastalığın belirtisi olabilir" diye konuştu.

Tekinbaş, solumada sıkıntı yaşanmasının takip edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayarak "Nefes darlığı çekenler, birçok hastalığın belirtisini taşıyabilir. Bu nedenle nefes darlığı, tıbbi bir değerlendirme gerektirecek akciğer ve kalp hastalıklarının habercisi olabilir" değerlendirmesini yaptı.
Erken tanı, hastalığın önlenmesinde önemli

Nefes darlığının ciddiye alınması gereken bir durum olduğuna işaret eden Tekinbaş, şöyle devam etti:

"Erken tanı, nefes darlığının altında yatan hastalığın ilerlemeden durdurulması için önemlidir. Bu nedenle hastalığın hızlı seyretmemesi için nefes almakta zorluk hisseden kişilerin, zaman kaybetmeden hekime başvurmaları ve tedavilerine başlamaları gerekiyor."

Bir hastalığa bağlı olmadığı halde hissedilen nefes darlıkları da olduğunu aktaran Tekinbaş, şunları kaydetti:

"Bunlara psikolojik nefes darlığı diyoruz. O noktada psikolojik hastalığın tedavi edilmesi gerekiyor. O da bir hastalığa bağlı ama aksi ispat edilmedikçe biz psikolojik demiyoruz. Nefes darlığının kaynağını bulmak için hastanın akciğerine, kalbine bakarak gerekli incelemeleri yapıyoruz. Nefes darlığının altında yatan hastalığı bulduktan sonra da o hastalığın tedavisini yapıyoruz.''