Tıbbi onkoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özboğan, hipnoterapi, masaj yöntemleri ve akupunktur gibi tamamlayıcı tıp yöntemlerinin birtakım çıkarımlarla hastaya uygulamanın zararlı olabilecek sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Antalya'da düzenlenen 11. Ulusal Onkolojik Araştırmalar Çalıştayına da eş başkanlık yapan Özdoğan,son yıllarda özellikle görüntüleme tedavisindeki yeniliklerle kanseri çok daha iyi görebildiklerini anlattı.

Yeni yeniliklerle kanserin vücuda yayılımını, bulunduğu yerdeki davranışını ve tümörün özelliklerini çok iyi saptayabildiklerini belirten Özdoğan, eskiye oranla doğru görüntüleme sayesinde erken evrede kanseri saptayıp cerrahilerle çok başarılı sonuçlar alındığını kaydetti.

Özdoğan, Türkiye'de gerek bölgesel gerek laparoskopik gerekse robotik cerrahilerde çok yol alındığını vurgulayarak, "Dünyada alınan yolu hastalarımıza yansıtabiliyoruz. Tedaviler, kemoterapiler, yenilikçi tedaviler, immunoterapiler, hedeflenmiş ve akıllı tedaviler. Bunları iyi kombine edebiliyoruz. Bugün ABD'de ne yapılıyorsa bunları doğru şekilde yapıp uygulayacak durumdayız" diye konuştu.

Özellikle klinik araştırmalarda ve onkoloji alanındaki çalışmalarda daha iyi olmak istediklerini anlatan Özdoğan, bunun olabilmesi için yasal prosedürlerin hevesli bilim adamlarına yönelik yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

"Hastalarımız artık daha çok yaşıyor"

Özdoğan, son yıllarda Sağlık Bakanlığının tamamlayıcı alternatif tıbbı uygulayabilir hale getirdiğini ifade ederek, halkın da buna ilgisini artırdığını kaydetti.

Alternatif tıbbın dikkatli yönetilmesi gereken ve kötüye kullanılabilecek bir konu olduğuna işaret eden Özdoğan, şöyle devam etti:

"Bundan 10-15 yıl önce üç hastadan biri yaşamını devam ettirebilirken bugün üç hastadan ikisi yaşamını devam ettirebiliyor. Artık hastalarımız daha çok yaşıyor. Durum böyleyken bitkisel tedaviler, birtakım karışımlar ve iksir gibi algılanacak uygulamalara mı dönelim. Modern bir tedaviymiş gibi kutulara yerleştirilmiş bitkisel şeyler mi kullanacağız. Neredeyse tüm tedavilerimizin bunlarla etkileştiğini görüyoruz. Eğer bunu bilmeden hasta kullanıyorsa neredeyse ölümcül sonuçlara varan ağır yan etkileri oluyor."

Tamamlayıcı tıbbın da kanserde tümörü tedavi edici değil, hastayı rahatlatıcı ve yaşam kalitesini artırıcı bir uygulama olduğuna vurgu yapan Özdoğan, meme kanseri hastalarının tedaviyle ilgili birtakım sıkıntıların olduğunu gördüklerini anlattı.

"Bunları modern tıpla entegre ediyoruz"

Özdoğan, bu sıkıntıların bir çoğunda akupunkturun etkili olduğunun görüldüğünü dile getirerek, akupunkturu uygulayan kişilerin "kanseri tedavi ediyorum" diye birtakım bitkisel karışımlarla farklı bir yola yönelmesi halinde bunun son derece tehlikeli olacağına dikkati çekti.

Hipnoterapi, masaj yöntemleri ve akupunkturun modern tıbba girmiş yöntemler olduğunu belirten özdoğan, "Birtakım çıkarımlarla bunları uygulamak hastaya zararlı olabilecek sonuçlara gidebiliyor. Bu nedenle 'tamamlayıcı tıp' dediğimizde hastanın yaşam kalitesini artırıcı yöntemlerin var olduğu kabul ediyoruz. Bunları modern tıpla entegre ediyoruz. Bunun dışındaki alternatif tedavilerden hastalarımızı uzak tutmaya çalışıyoruz" diye konuştu.