Ağrınız hafif ise doğal yöntemleri kullanın
Doktor kontrolünde alınmayan ağrı kesici ilaçlar, uzun süreli kullanımlarda mide ve oniki parmak bağırsağında ülsere, gastrit, kanama ve hatta midede delinmeye kadar varan tablolara neden olabiliyor. Ağrı kesici haplar, mide ve bağırsak haricinde; ince ve kalın bağırsakta kanamalara, karaciğerde toksik etkilere ve böbreklerde hasara sebep olabiliyor. Bu nedenle kullanımında çok dikkatli olunması gerekiyor. Central Hospital'dan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. H. Mehmet Sökmen, kontrolsüzce kullanılan ağrı kesicilerin sebep olabileceği rahatsızlıkları anlattı...

AĞRIMAYAN ORGAN YOK
Vücudun herhangi bir yerindeki problem kendini bazen ağrı olarak yansıtır. Ağrı oluşturmayan organ hemen hemen yok gibidir. Bunlar; baş-boyun bölgesi, göğüs ve göğüs kafesi, kalp-damar sistemi, sindirim sistemi, üriner sistem, üreme sistemi ve kas iskelet sistemidir. Ağrı hangi sistemden kaynaklanırsa kaynaklansın; bazen basit bir rahatsızlığın, bazen de kanser gibi ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.

EN ÇOK TÜKETİLEN İLAÇ
Ağrı çoğunlukla akut bir şekilde yani aniden ve kısa süreli olarak kendini belli edebilir. Bu tarz ağrılar kişide ilk defa olabileceği gibi kronik hale gelerek yıllarca çekilen bir probleme de dönüşebilir. Bu sebeple de birçok hasta ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesici olarak adlandırılan aneljezik ilaçlara başvurur. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak kullanılan ilaçlar arasında ilk sırada ağrı kesiciler yer almaktadır.

HİPOKRAT'TAN BERİ KULLANILIR
Analjeziklerin, etken maddelerine göre 10'dan fazla grubu vardır. Bunların bir kısmı hafif ağrı kesiciler sınıfında olduğu gibi bazısı da morfin gibi çok güçlü ağrı kesicilerdir. Tarihsel geçmişine bakıldığında; Hipokrat döneminden beri ağrı kesiciler kullanılmaktadır. Yaklaşık bir asırdır kullanılan aspirin ve daha geç keşfedilen steroid dışı ağrı kesiciler, bütün dünyada her yıl milyarlarca kutu satılmaktadır. Ancak herhangi bir ağrı olduğunda ilk akla gelen ve kullanılan bu tarz ilaçlar, bilinçsizce alındığı takdirde istenmeyen birçok yan etkiye sebep olabilir. Dünyada bu konu üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışma ile ağrı kesicilerin yol açtığı yan etkilere her gün bir yenisi daha eklenmektedir.

SİNDİRİMİ ALT-ÜST EDİYOR
Ağrı kesicilerin sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkileri, kişiden kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Bazı hastalarda ağrı kesici kullanımı sonrası çoğu zaman hafif, bazen de şiddetli hazımsızlık olabilir. Bazı vakalarda ise ciddi ülserlere, mide ve oniki parmak bağırsağı kanamalarına neden olarak kanama komplikasyonlarına da yol açabilir.

HEMEN İLACA SARILMAYIN!
Vücutta meydana gelen hafif bir ağrı için hemen ilaç kullanılmamalıdır. Ağrının şiddeti çok değilse; sessiz ve karanlık bir ortamda uyumak, rahatlatıcı bitki çayları içmek, başa çok soğuk olmayan temiz bir havlu koymak ya da açık havada yürümek fayda sağlayabilir. Eğer hastada ağrı dışında kusma ve görme bulanıklığı gibi belirtiler var ise bu durum beyin hastalıklarına işaret edebileceğinden vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalıdır.

AŞIRI KULLANIM DİYALİZ SEBEBİ
Ağrı kesiciler böbrekler üzerindeki yan etkilerini, mide ve bağırsak sisteminde olduğu gibi kanlanmayı artıran prostoglandinleri azaltarak yapar. Kanlanması azalmış böbreklerde glomerüler filtrasyon hızı azalınca, böbreğin süzme fonksiyonu azalarak vücutta tuz tutulmasına ve tansiyon yükselmesine neden olabilir. Bilhassa başka ilaçlarla birlikte alındığında böbreğin farklı bölgelerine zararlı etkileri artış gösterir. Bu durum da nefrit, nefrotik sendrom ve akut tubuler nekroz (böbrek lezyonu) gibi çok ciddi böbrek hastalıklarına yol açabilir. Bu hastalıklar zamanla tam böbrek yetmezliğine neden olarak hastanın diyalize bağımlı hale gelmesine veya böbrek nakli ihtiyacına neden olabilir. Bazı durumlarda böbrek yetmezliğinin neden olduğu komplikasyonlara bağlı, komaya bağlı ölümler de görülebilir.

TOKSİK HEPATİTE NEDEN OLABİLİR
Ağrı kesiciler özellikle crohn ve ülseratif kolit olarak adlandırılan inflamatuvar (kronik ve iltihabi) bağırsak hastalıklarında oldukça zararlıdır. Kontrolsüz kullanımları, bu hastalıkların alevlenmesine neden olabilir. Genellikle bütün ilaçlar karaciğerde metabolize olduğundan, ilacın ya kendisi ya da metabolitleri; karaciğer hücresinde, safra yollarında veya karaciğerin damarları üzerinde istenmeyen yan etkiler oluşturabilir. Bu durum toksik hepatit olarak adlandırılır. Toksik hepatit nedeniyle bazı hastalar kronik hepatit, karaciğer sirozu ya da karaciğer komasına girebilir. Bunun sonucunda da hastaya karaciğer nakli gerekebilir. Hatta bazı vakaların ölümle sonuçlandığı da görülmüştür.

ALERJİK BİR YAPIYA SAHİPSENİZ...
Bütün ilaç alerjilerinde olduğu gibi ağrı kesici ilaçlarda da kişiye göre özel etkiler oluşabilir. Bazı hastalarda aşırı duyarlılık olarak adlandırılan ve ilk kez kullanılan ilaca bağlı olarak aniden gelişen hafif veya çok şiddetli alerjik reaksiyonlar görülebilir. Ayrıca doza bağlı olarak belli miktarda ilaç alımı sonrası alerjik cilt reaksiyonları veya karaciğer ve böbrek hasarı oluşabilir. Bazı hastalarda da gecikmiş etkiyle alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir. Bu tepkiler kendini basit cilt döküntüleri ve kaşıntı olarak belli edebildiği gibi, kimi vakalarda ciltte şişkinlikler ve ciddi yaralar oluşarak cilt lezyonları gelişebilir. Bazı hastalarda anaflaktik şok (ciddi bir alerjik reaksiyon) denilen ciddi bir tablo da görülebilir.

TRAJİK SON: KALP YETMEZLİĞİ VE ÖLÜM
Düşük doz aspirin haricinde olan ağrı kesiciler; enfarktüs ve kalp yetmezliği riskini artırabilir. Özellikle kalp hastalığı öyküsü olan hastalarda bu risk çok daha yüksektir. Bu nedenle ağrı kesicilerin gelişigüzel kullanılması, onarılması güç kalp hastalıklarına ve hatta ölüme sebep olabilir. Ayrıca bazı ağrı kesiciler, tansiyon ilaçlarının etkilerini de azaltabilir. Analjezik ilaçlar hamilelik döneminde de risk yaşatabilir. Çok nadir sebepler dışında gebelikte ağrı kesici kullanılmamalıdır. Gebeliğin son üç ayında prematüre doğuma neden olabileceğinden doktor kontrolü dışında tüketilmemelidir. Ayrıca bebeğin beslenmesinde önemli görev yüklenmiş olan kan damarının kapanmasına neden olabilir.