ZİYNETİ KOCABIYIK

Zekasıyla ünlü bilim insanı Albert Einstein’a sormuşlar “beynimizin ne kadarını kullanıyoruz” … “Herkes yüzde 7’sini kullanıyor ben yüzde 8’ini” diye cevap vermiş. Muhtemelen Einstein yine o müthiş zekâsıyla espri yapmak için söylemiştir bunu ama hiçbir bilgisayar sistemi ile kıyaslanamayacak derecede karmaşık ve mükemmel bir yapıya sahip olan insan beyninin sırları yavaş yavaş çözülüyor. Her biri ayrı bir fonksiyonu kontrol eden 100 milyardan fazla nöron içeren bu mükemmel organla ilgili bilgiler arttıkça, hastalıklara ve duygulara da hükmetmek mümkün hale geliyor. Parkinson hastalığını iyileştiren beyin pilini ilk kez 1997 yılında takan Opr. Dr. Ali Zırh, o günden bu güne kadar öğrendiklerimizin ışığında nöronlara dışarıdan müdahale ederek şişmanlıktan, Alzheimer’a, depresyon tedavisinden ağır bağımlılıkların tedavisine kadar birçok hastalığın ortadan kaldırılabileceğini söylüyor.  
TAD ALMA NOKTASINI BULDU
Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı Opr. Dr. Ali Zırh, tıbbın dâhi çocuklarından. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Zırh, Amerika ve Kanada’ya giderek beyin üzerinde araştırmalar yapan ünlü merkezlerde bu araştırmalara katılmış. Beyindeki tat alma duygusunun yerini gösteren çalışmasıyla “Beyin Cerrahisinin Nobel”i olarak bilinen Elekta Ödülü’ne layık görülmüş. Beyin cerrahisinde Parkinson ve diğer hareket bozukluğu hastalıklarının tedavisinde o yıllar için yeni olan beyin pilini almış ve Türkiye’ye getirmiş. Bütün bunların üzerine beyin pilini hastalarını uyutmadan onlarla konuşa konuşa takmaya başlamış. Mikroelektronik kayıt ve simülasyon tekniği adı verilen bu teknikle yaptığı ameliyatlarda neredeyse  “0 hata” ile (80 mikron yanılma payı) parkinsona son vermiş. Klasik teknikle yaklaşık 1000 kişinin beynine müdahale eden, uyutmadan 500 hastaya beyin pili takan Opr. Dr. Ali Zırh’la insan beynine müdahalenin sınırlarını konuştuk… 

¥ Beyin pili tam olarak ne işe yarıyor?
Beyin pilleri, beynin içine elektrik akımı vermemizi sağlayan elektronik düzeneklerdir. Beynin içine yerleştirdiğimiz iki tane elektrot, kafatasının içinden omuzların üzerinden göğse doğru uzanarak onları pile bağlayan iki tane uzatma kablosu ve göğüste cilt altına yerleştirilen pilin kendisi olmak üzere 3 parçadan oluşur. Beyin içerisinde herhangi bir bölgeyi elektrik akımı ile uyarabilir ya da baskılayabiliriz. Beyinde ulaşamadığımız nokta yok gibi. En başarılı kullandığımız yerlerden biri başta parkinson olmak üzere hareket bozukluğu hastalıklarıdır. 
¥ Beyinde ulaşılamayan nokta yok diyorsunuz. Buna göre beyin pili başka alanlarda da kullanılabilir mi?
Ödül merkezlerini de biliyoruz. Beyin pili dünyada ağır depresyon ve kişilik bozuklukları gibi psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Ancak ülkemiz henüz psikiyatrik cerrahiye hazır değil. Hayvan deneylerinde beyin pili obezite ve hatıraların geri çağırılmasında da deneniyor. İştah noktası bilindiği için burayı elektrikle baskılayarak iştahı kesmek ya da uyararak iştahı artırmak mümkün olabilir.  

Beyni yiyeceklerle geliştirmek mümkün değil

¥ Parkinson hastası ne zaman pil takılmaya ihtiyaç duyar?
Parkinson bizim dopamin adını verdiğimiz maddenin beyinde eksilmesi ile ortaya çıkar. Genelde ileri yaşlarda 65 yaşından sonra ortaya çıkan, hareketlerde yavaşlama, yüz hatlarında donuklaşma, bizim “maske yüz” dediğimiz değişim, vücudun bir tarafında para sayar tarzda diye tarif edebileceğimiz bir titreme, titreme yoksa kolların vücuda yapışık halde olması gibi belirtiler görülür. Tedavi için öncelikle eksilen dopaminin yerine koyan ya da dopamin benzeri etki yapan ilaçları veriyoruz. Ancak bu ilaçlar en geç 10 yıl içinde başka yan etkiler yapıyorlar. Bu durumda hastalığın tek tedavisi beyin pili ameliyatı oluyor. 
¥ Parkinson sadece yaşlılarda mı olur?
40 yaşının altında görülürse biz buna genç yaşta görülen Parkinson hastalığı diyoruz. Aşağı yukarı bu grubun da %20 kadarı 40-50 yaşın altında görülüyor. Çocuklarda bile parkinson görülebilir. 
¥ Anne babada varsa çocukta da çıkar mı?
65 yaşından sonra çıkan parkinson için genetik geçişli diyemeyiz. Ancak 40 yaşın altında çıkmışsa bazı genlerin bozulması sonucu ortaya çıkmış demektir. Dolayısıyla parkinson genç yaşta ortaya çıkmışsa genetiktir.
¥ Ameliyatlarınızı hastayı uyutmadan yapıyorsunuz. Hasta acı hissetmiyor mu?
Önce ameliyatı nasıl yaptığımızı anlatayım. Odada hastanın kafasına lokal anestezi ile ameliyatta bize hareket bozukluğunun odak noktasını bulabilmemizi sağlayacak “frame” adı verilen çemberlerden takarız. Burada sadece 4 tane iğne batması kadar acı hisseder. Daha sonra MR’dan elde ettiğimiz beyin görüntülemesini alarak bilgisayardaki beyin haritaları ile eşleştiririz. Ardından hastayı ameliyathaneye alırız ve iki noktadan girerek beynin içinde ucu iki mikron kalınlığındaki bir elektrotu mikron mikron ilerletiriz. Bu şekilde her bir hücrenin elektriksel aktivitesini dinleriz. Odak noktasına geldiğimizde doğru yerlere dokunursak hastanın hareketleri düzelir. Hasta en iyi hissettiği noktayı bize kendisi söyler. Elektrotları bu noktalara bırakır çıkarız. Daha sonra doğru voltajı bulabilmek için bilgisayarla ayarlama yaparız.
Acıya gelince. Kafatasının cildi ve beyni besleyen ana damarların etrafındaki sinirler dışında beyin acı hissetmez. Yani hasta uyanıkken beynin bir kısmını kesip alsanız tepki vermez.
¥ Beyni geliştirmek mümkün mü? “Alzheimer olmamak için bulmaca çöz” derler.
Tabii ki işleyen demir ışıldar ama bulmaca çözen adam Alzheimer olmaz demek çok bilimsel bir izah değil. Belki zihni çalıştırmaya zihin fonksiyonlarını daha iyi tutmaya etkisi vardır. Bulmaca çözen dil öğrenen kişinin zihinsel fonksiyonlarının bütün gün oturup televizyon seyreden kişiye göre daha iyi olması lazım ama elimizde bununla ilgili kontrollü çalışmalar yok. Ayrıca badem, ceviz, balık yesin de öğrendiklerini daha iyi aklında tutsun diye bir şey yok.

Kimse kendi aklından şikâyetçi olmaz

¥ Diyorsunuz ki, kapasitemiz neyse o. Beyni daha sonra geliştirmek mümkün değil mi yani?
Şunu unutmamak gerekir ki,  akıl insanlara eşitsiz dağıtılan ama hiç kimsenin şikâyetçi olmadığı tek şeydir. Burnum büyük, boyum kısa, saçım kıvırcık diye şikâyet edip düzeltmeye çalışırız da, bugüne kadar ‘benim aklım az, artırmak için bir şeyler yapmalıyım’ deyip de yardım alan birini görmeyiz. Herkesin en memnun olduğu şey kendi aklıdır. Onun için bu konuda kişilerin geliştirmeye yönelik bir çabası yok açıkçası.
¥ Koçluk hizmetleri, zihin geliştirme programları, uykuda dil öğrenme gibi eğitim programları var.
Bunların hepsinin piyasası var. Talep olduğu için bu alandaki arzlar da artıyor. Çevrenizden “Hiçbir şey bilmiyordum, uyudum uyandım yabancı dil öğrendim’ diyen birilerini gördünüz mü?

Kayıp hafıza geri gelebilir

¥ Yurt dışında beyin pilinin Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılması ile ilgili araştırmalar yapıldığını biliyoruz.
Kanada’da Alzheimer hastaları üzerinde bir çalışma başladı. Hayvan deneyleri süren bu çalışmada Alzheimer hastalığında küçülen beyin bölgelerine elektrik akımı verildiğinde bu küçülme hızını yavaşlatabileceğimizi, hatta bazı hastalarda hücre artışının bile sağlanabileceği, farklı bazı fonksiyonların geri getirilebileceği görüldü. Bu da Alzheimer hastalığında hafızanın kötüleşmesini engelleme ya da hafızayı geriye getirebilmek için beyin cerrahisinden faydalanılabileceğini gösteriyor.

HASTAM AMELİYATTA FIKRA ANLATIR

65 yaş üzerinde her 300 kişiden birinde görülen Parkinson hastalığını ve diğer hareket bozukluğu hastalıklarını ‘beyin pili’ ile tedavi eden Opr. Dr. Ali Zırh, hastalarıyla konuşa konuşa ameliyat yapıyor. Ameliyat sırasında tepkileriyle hastaların kendisini yönlendirdiğini söyleyen Dr. Ali Zırh, “4 saat süren ameliyat boyunca hastamla sohbet ederim. Günlük hayatlarından konuşuruz. Bazen de fıkra anlatırlar. Yaşlılar en çok torunlarını anlatmayı seviyorlar” diyor.

 

 

FOTOĞRAFLAR: ALİ ÇELİK