"PLOS Medicine" isimli tıp dergisinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırmaya göre İngiltere'de yaşayan ve ileri derecede obez olan binlerce kişinin obezite ameliyatları sayesinde sağlıklı bir yaşama merhaba dediğini anlatan Doç. Dr. Alper Çelik, “Araştırmada Londra’dan 3 bin 882 obezite hastasına ait kayıtlar incelendi. Obezite ameliyatı olmuş hastalar ile ameliyat olmamış obez bireyler 4 yıl süre ile takip edildiler. Bu sürenin sonunda obezite cerrahisi geçirmiş olan bireylerin etkili bir şekilde kilo verdiği, diğer grubun kilo değerlerinde bir değişim olmadığı, ayrıca ameliyat olan hastaların tansiyon, şeker ve kalp hastalıkları açısından korunduğu da gözlemlenmiş” dedi.

Uzmanlar, İngiltere'de yaşayan 1,4 milyon morbid obez bireye obezite cerrahisi uygulandığı takdirde yaklaşık 80 bin yüksek tansiyon, 40 bin tip 2 diyabet ve 4 yıllık süre zarfında da 5 bin kalp krizi olgusunun önlenebileceğini belirttiler. Ayrıca tip 2 diyabeti olan 110 bin kişi ve yüksek kan basıncı olan 13 bin kişinin de, belirgin iyileşme göstereceği ifade edildi. Londra Sağlık ve Tıp Okulu'ndan Dr. Ian Douglas, “Obezite krizini çözmek için etkili yollar bulmak, halk sağlığı açısından uygulanacak başlıca strateji olmalıdır” dedi.

Obezitenin etkili şekilde önlenmesi gerektiği vurgulayan Douglas, şöyle devam etti:

"Mevcut durum itibarıyla, obezite hastalarına ameliyat yöntemleri ile kilo verdirmek mümkün. Bunun ötesinde, obezite cerrahisi, obezite ile ilişkili hastalıkların hem görülme riskini azaltmakta hem de varlığı halinde düzelmesini sağlamaktadır. Obezite ameliyatı olan kişilerin kalp krizi geçirme riski yüzde 70 oranında azalır. Diyabeti olanlarda ise şeker kontrolü sağlanma şansı 9 kat artar. Kalple ilgili rahatsızlıklar üzerinde de olumlu etkiler görülür."
Britanya Kalp Vakfı'ndan Maureen Tablot ise, düşüncelerini şu şekilde aktardı:

"Yapılan bu yeni araştırma, önceden bildiklerimizi doğruluyor. Sağlıklık bir kiloyu korumak; kalp-damar hastalığı ve diyabet riskini azaltıyor. Bu çalışma, obezite cerrahisinin, yaşamı tehdit eden bazı önemli hastalıklar ile ilgili riskleri önemli ölçüde azalttığının bir göstergesidir.”

Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik ise konuya farklı bir bakış açısı getirdi. Çelik, “Kalp ve damar sağlığı açısından asıl belirleyici olanın o an için bulunduğumuz vücut formu değil, hayatınız boyunca ulaştığınız en yüksek kilolu halimizin belirleyici olduğunu biliyoruz. Son dönemde yapılan çalışmalar, eğer kişi daha önce fazla kilolu veya obez ise bu durumun vücutta yol açtığı hasar ve geçirilen hastalıkların ölüm riskini artıracağını, o anki kilonun ise bu faktörleri yansıtmada yetersiz kaldığını göstermekte. Yani, kilolu bir birey olarak organlarınız çok yorulmuş ve bilhassa ana damarlarınız tıkanmışsa, kilo verdiğinizde ana damarlarınızdaki bu tıkanıklıklar açılmayacaktır. Bununla beraber obezite ameliyatı olmuş ve olmamış kilolu bireyleri mukayese eden uzun vadeli tüm araştırmalar, ameliyat olmuş kişilerde hem tüm nedenlere hem de kalp-damar hastalığına bağlı ölüm risklerinin daha düşük olduğunu göstermektedir” dedi.