ZİYNETİ KOCABIYIK

Tüm dünyada ameliyatsız gençleşme yöntemlerine ilgi giderek artıyor.  Artık sadece göz önünde olan kişiler değil, ev kadınları, genç kızlar ve hatta erkekler de “zamanı geri çeviren” uygulamaları yaptırıyorlar. Ameliyatsız gençleşme yöntemleri listesine her geçen gün bir yenisi ekleniyor.  Botoks, PRP, dolgu, kimyasal ve lazerle yapılan cilt gençleştirme, BBL (geniş bant ışık terapisi) , örümcek ağı… Bütün bunlar internette, gazetelerde, televizyonda adını sık sık duyduğumuz, çoğu zaman da ne işe yaradığını anlayamadığımız yöntemler. “Öğlen yemeği arasında 10 dakikada 10 yıl gençleşin”, “X yöntemiyle Sonsuz gençlik” gibi vaatler de cabası. Peki cerrahi olmayan yöntemlerle yılları geri çevirmek gerçekten mümkün mü? Öğlen arası güzellik olur mu? Her yöntem herkeste aynı başarıyı sağlar mı? Estetik uygulama yaptırmak isteyenler nelere dikkat etmeli? Bütün bu soruları ve daha fazlasını medikal estetik uzmanı Dr. Yasemin Hızarcı’ya sorduk. Dr. Hızarcı aslında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu bir anestezi uzmanı. 17 yıl boyunca anestezist olarak çalıştıktan sonra yaşadığı bir sağlık problemi sebebiyle tüm hayatını değiştirmeye karar vermiş. Kapalı ameliyathane ortamından çıkıp, hastalarının daha iyi hissetmesini sağlayabileceği estetik ve güzellik konusunda çalışmak istemiş. Anatomi ve anestezi bilgisini sağlık ve güzelliğe aktaran Dr. Hızarcı, medikal estetikle ilgili yurt dışındaki birçok eğitim programına katılmış. Yurt içinde ve yurt dışındaki kongreleri ve bilimsel yayınları takip ederek, estetik uygulamalar gündemini yakalamaya çalışan Dr. Hızarcı, estetiğin asla kişiyi halihazırdaki durumundan daha kötü bir hale düşürmemesi gerektiğini  belirterek  “Bir tıp doktorunun ilk kuralı ‘zarar verme’dir. Estetik uygulamalar insanın iyi hissetmesini sağlayan ancak zorunlu olmayan uygulamalardır. Bu sebeple estetik girişimlerin hiçbir şekilde kişinin vücut bütünlüğünü bozmaması gerekir” diyor. 
UMUT TİCARETİ YAPILMASIN
İnsan doğası yaşlanmayı kolay kabul etmiyor. Bu yüzden  “sonsuz gençlik” vadeden merkezler gün geçtikçe çoğalıyor. Bu konuda bir umut ticareti de yapılıyor. Örneğin “öğlen arasında gelin, 10 dakikada 10 yıl gençleşin” gibi mesajlar da veriliyor. Bu mümkün mü?

Bu tür ifadeler doğru değil tabi ki. 10 dakikada 10 yıl geriye gitmek mümkün değil. Burada önemli olan kalıcı iyileştirmeler yapmak. Hastanın durumuna ve yaşına göre belirlenen yöntem ve seans sayısı ile 5-10 yıl geriye götürmek mümkün. Aslında anti-aging hastaları müdavim hastalardır. Yani berbere, kuaföre gider gibi memnun kaldıkları yere devamlı giderler. Bu nedenle hastanın neye ihtiyacı olduğunu tespit edip, gerçekçi yaklaşmak gerekir. Mesela,  yüz gerdirme ameliyatları gibi cerrahi girişimlere ihtiyacı olan kişiye, iple ya da herhangi bir aletle ‘bunu yaptığımda ameliyat olmuş kadar iyi bir sonuçla karşılaşacaksınız’ demek hastayı kandırmak oluyor. 
Cerrahi dışı girişimler estetik ameliyatların yerini tutar mı?
Hayır, hiçbir ameliyatsız cilt germe yöntemi cerrahi operasyonların alternatifi değildir. Teknolojinin hızlı ilerlemesine bakarak bir gün bunun da mümkün olmasını umabiliriz, fakat son zamanlarda geliştirilen cihazlar ve yöntemlerle cerrahiye yakın sonuçlar alınabiliyor. 

Yüzüne botoks yaptıran 80 yaşında erkek hastam var

Estetik merkezlerine gidenler en çok neleri talep ediyorlar?      

 Yöntemler çeşitli ancak herkes en az 10-15 yaş daha genç gözükmek ve sosyal hayattan uzun süre uzak kalmayacak bir yöntem istiyor. Çok fazla bir şişlik, morluk, kabuklanma, iz olsun istemiyor. Bugün yaptırıp ertesi gün işine gitmek istiyor. Bunun için de ameliyat yerine daha kolay gençlik ve tazelik vaad eden girişimsel olmayan yöntemleri talep ediyorlar.
Estetik merkezlerinin müşterileri arasında erkekler de var mı?
Son yıllarda anti-aging yani yaşlanma karşıtı uygulamalara erkekler de büyük ilgi gösteriyor. Örneğin bana devamlı olarak gelen, hatta botoks yaptıran 80 yaşında bir erkek hastam var. “Doktor hanım, aynaya baktığım zaman çizgilenmiş bir yüz görmek istemiyorum. Eğer çizgileri ortadan kaldırmanın bir yolu varsa neden yapmayayım” diyor. 
Erkekler hangi işlemleri yaptırıyor?
En çok botoksla göz kenarları çevresi, alın kırışıklıklarını düzelttiriyorlar ve gözaltına ışık dolgusu yaptırıyorlar. 
En çok hangi meslek grubundan erkekler bu uygulamaları tercih ediyor?
40 yaş üstü İş adamları ve finans sektöründe çalışan erkekler daha yoğun olarak geliyor. En çok da göz etrafındaki çizgilerden şikâyet ediyorlar. O çizgileri sildirmek daha taze ve dinlenmiş bakışlar sağlıyor. İş hayatında genç ve dinamik görünmek başarıyı getiriyor. Ancak erkeklerdeki problem işlem yaptırdıklarını saklamaları. Eskiden kadınlar “aman kocam duymasın, komşularım anlamasın” derlerdi. Şimdi de erkekler “aman yüzüme bir şey yaptırdığım anlaşılmasın” diye uyarıyorlar.

Yöntemlerin de yaşı ve modası var

Müdahalelerin modası var mı? Yaş önemli mi?
Mesela daha önceki dönemlerde PRP adı verilen kendi kanından gençleştirme çok popülerdi; hala da yapılıyor. Fakat bu işlemin yaş aralığına uygun olarak yapılması gerektiği öğrenildi. İleri yaşlarda yani 50-55 yaşından sonra PRP yapmanın pek de bir esprisi yok. 30’lu 40’lı yaşlarda yani ilk çizgilenmelerde PRP yapıldığı zaman çizgiler, ilerde botoks yapılmasını gerektirmeyecek kadar azalabiliyor. Son dönemde ileri yaş grubunda daha çok aletlerle yapılan daha etkili yöntemlere geçildi. İlk gençlik dönemlerinde cilt bakımları, 40’lı yaşlarda vitamin kokteyllerinin zerk edildiği mezoterapiler, PRP gibi yöntemler, daha ileri yaşlarda da bunlara ilave olarak aletlerle cildin daha derin tabakalarına inebilen yöntemleri kullanmak mantıklı olabiliyor.

Erkeklerde doz ayarı iyi yapılmalı

Erkeğin bakımlı olması iyi de özellikle ekranlardaki bazı erkeklere baktığınızda adlandıramadığımız bir görüntüyle de karşılaşabiliyoruz. Ne yapılıyor da böyle kötü bir görüntü oluşuyor?
Erkeklerin yüz anatomisi kadınlardan çok farklı. Bu yüzden estetik uygulamaları yapan kişi cerrah olsun ya da cerrahi olmayan bir girişim yapsın, mutlaka bu duruma dikkat etmelidir. Erkeklere yapılan işlemlerde orta yüz bölgesine fazla müdahale etmemek gerekiyor. Anatomi bilgisine sahip değilseniz, kadınlar arasında popüler olan elmacık kemiği dolgularını erkeklerde yaparken onları daha “kadınsı” bir görüntüye büründürebilirsiniz. Ayrıca erkeklerde botoks uygulamalarında kaşlarla fazla oynamak da erkeksi görüntüyü bozabilir.