Teknolojinin gelişmesiyle artan bilgisayar, tablet kullanımı başta olmak üzere bir çok çevresel etkiye bağlı olarak görülen kuru göz sendromu hastalığının giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doçent Dr. Ayhan Önal, kuru gözyaşı hastalığının nedenleri, tedavi ve korunma yöntemleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Kuru göz hastalığının korneanın ıslanmamasına bağlı olduğunu ifade eden Yardımcı Doçent Doktor Ayhan Önal; “ Gözyaşı bezinin çalışmamasına bağlı olarak haberimiz olmadan gözlerimizin içini ıslatan gözyaşı miktarının azlığını kuru göz sendromu olarak geçer.
Sebeplerine baktığımızda sigara kullanımından tutunda yoğun bilgisayar kullanımına ve kuru hava gibi çevresel bir çok nedenleri bulunmaktadır. Hatta belli yaştan sonra menopoza girmiş hastalarımız veya göz tansiyonuna maruz kalmış hastalarımızın kullandığı ilaçlar dahi kuru göz hastalığına sebep olabilir.”
“KLİMA VE GÖRSEL EKRANLARA DİKKAT !”
Sürekli klimaya maruz kalan ve bilgisayar karşısında çalışanlarında dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Önal; “Göze sıcak veya soğuk havanın sürekli üflenmesi gözyaşının hızlı buharlaşmasına sebep olur. Yine ekrana dikkatlice bakılması göz kırmalarının azalmasına neden olur. Normalde dakikada 16 veya 17 defa kırpma refleksi devreye girer. Bu kırpma refleksi 10’un altına düşerse korneanın yeterince ıslanmaması gibi bir durum ortaya çıkartır.”
“KURU GÖZ KALICI KÖRLÜK RİSKİ TAŞIYOR”
Kuru göz hastalığının kalıcı kör olma riskini taşıdığını da belirten Yrd. Doç. Dr. Önal; “Korneanın sürekli ıslak kalması lazım ki görevini yapabilsin. Kuru göz durumunda korneanım kuru kalmasına bağlı olarak korneada bir takım delinmeler şeffaflığını kaybetmesi gibi durumlara maruz kalabilirler. Bu da kalıcı körlük riski taşımaktadır. ”
KURU GÖZ HASTALIĞINDAN KORUNMA EKZERSİZLERİ
Kuru göz hastalığının tedavisi ve korunma yöntemleriyle ilgili de bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Önal; “Hastalığı ortaya çıkanlarda suni gözyaşı hastalığın ağırlığına göre uygulanır. Gözyaşı eksikliği riski yaşayanlar ise iki saatte bir yüzünü yıkayabilir. Gözlerimizi saat başı altı metrenin ötesine birkaç dakika bakarak dinlendirebilir. Gözlerimizi birkaç dakika uyur gibi kapatabiliriz. Uzun süre ekrana bakanlar belirli aralıklarla beş on saniyeliğine gözlerini sıkıca kapatarak kısmalıdırlar. Bu şekilde göz kuruluğu hastalığından koruna bilirler.” dedi.