ZİYNETİ KOCABIYIK

Başta kan kanseri türleri olmak üzere çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanılan kök hücre naklinde Avrupa dördüncüsü olduğumuz bildirildi. Sağlık Bakanlığı ve Kızılay’ın ortak çalışması ile geçtiğimiz yıl hayata geçirilen Türkök projesi sayesinde gönüllü verici havuzunun oluşturulduğunu söyleyen Hematolojik Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Göker, “Bundan 10 yıl önce yılda 500 civarında nakil yapılırken, 2015 yılında bu sayı 3 bin 600’e yükseldi. Ülkemiz, nakil sayısı bakımından Avrupa’da 4. sırada yer alıyor. Türkiye’de yapılan kemik iliği nakillerinin başarı oranları Avrupa ülkelerindeki uygulamaları yakalamış durumda.7 bölgede 21 şehirde nakil gerçekleştirebiliyoruz. Artık nakil için sıra bekleyen hastamız yok aksine, hasta bekleyen merkezlerimiz var” diye konuştu.
KKTC’de düzenlenen 3. Hematolojik Onkoloji ve Kemik İliği Transplantasyon Sempozyu’munun basın toplantısında konuşan Hematolojik Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seçkin Çağırgan, Sağlık Bakanlığı’nın teşvik edici çalışmaları sonucu kök hücre nakli sayısının arttığını belirterek, “Son 10 yılda nakil merkezi sayısı 7 kat, nakil sayısı 12 kat arttı. 53’ü yetişkin, 24’ü çocuk olmak üzere 77 nakil merkezimiz var. Artık kök hücre nakli için hastalarımız yurt dışına gitmek zorunda kalmıyor” dedi. 
İLİK BEKLERKEN ÖLÜM OLMUYOR
Daha önce akraba ya da aile içinde verici bulunamayınca yurt dışındaki merkezlere başvurulduğunu söyleyen Prof. Dr. Çağırgan, “Bu uzun süren maliyetli bir süreçti. En azından 6-8 ay alıyordu ve bu süre içinde hastaların hastalıkları nüksediyordu ve bir çoğunu da kaybediyorduk. Şu anda bu süre 2-3 aya düştü” şeklinde aktardı.
MALİYET 5 KAT AZALDI
Kök hücre naklinin maliyetli bir iş olduğunu anlatan Prof. Dr. Çağırgan, “Daha önce donör bulunup, hücrelerin yurt dışında toplanıp ülkemize ulaşabilmesi 35 bin euroluk maliyet oluştururken, bu işlem Türkiye’de yapıldığında 5 bin euro düzeylerine indi” diye konuştu.
TÜRKİYE NAKİL ÜSSÜ OLUYOR
Akrabada uygun kemik iliği bulunamadığında, akraba dışında uygunluk arandığını söyleyen Hematolojik Onkoloji Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği TÜRKÖK Projesi’nin akraba dışı vericilerin belirlenebilmesi için çok önemli bir kaynak olduğunu belirtti. 

Kanserin çaresi belki de sizde gizli

Lösemi, lenf düğümü kanserleri ve ağır kansızlıkda kök hücre nakli hayat kurtarıyor. Kök hücre naklinin, vericinin sağlığı üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmadığını ve her hangibir organ kaybına yol açmadığını söyleyen Prof. Dr. Hakan Göker, kişilerin kök hücre vericisi olmaktan çekinmemeleri gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Göker, nakil sürecini şöyle anlattı:  “18-58 yaş arasındaki her sağlıklı kişi kök hücre  vericisi olabilir. Bunun için gönüllü verici adayından 3 tüp  kan alınır. Örnekler enfeksiyon hastalıkları açısıdan araştırılır. Test sonuçları uygun çıkan kan örnekleri Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarına gönderilir ve Sağlık Bakanlığı’nın veri tabanına aktarılır. Bir hasta ile eşleşme gerçekleştiğinde, 2 yöntemle kök hücre alınır. Birinci yöntemde 5 gün süreyle koldan aşı yapılarak kök hücrelerin kana geçmesi sağlanır ve hemen ardırdan aferez cihazıyla toplanır. İkinci yöntemde ise kök hücreler direkt olarak kemik iliğinden alınır.  Bunun için genel anestezi yapılır.”

TÜRKKÖK DÜNYAYA AÇILIYOR

Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği TÜRKKÖK Projesi’nin akraba dışı vericilerin belirlenebilmesi için çok önemli bir kaynak olduğunu belirterek, “TÜRKKÖK Projesi 2015 yılında gerçekten hızlı bir şekilde bu alandaki eksikiği gidermek için göreve başladı. 2015 sonu itibarı ile 110 bin gönüllü donör kaydı yapıldı. Ancak ihtiyaca yetişebilmek, ülke içerisinden daha fazla verici bulabilmek için daha büyük bir verici havuzunun olması gerekiyor.  Kızılay’ın ve Sağlık Bakanlığı’nın hedefi 250 bin. 2015 yılında kayıtlı vericiler arasında 1400 hastaya kemik iliği taraması yapıldı. Bunların yaklaşık 330 tanesine uyumlu verici  saptandı. Yani 330 kişi tedavi umudu yakaladı” diye konuştu.
TürkKök, yakın bir gelecekte Dünya Kemik İliği Bankası’na bağlanacağını, bununla ilgili olarak akreditasyon sürecinin başladığını söyleyen Prof. Dr. Altuntaş, “TürKkök’ün Dünya Kemik İliği Bankası’na girmesi ile birlikte bütün verilerimizi tüm dünyaya açmış olacağız. Avrupa’dan, Amerika’dan ya da Japonya’daki hastalara da hizmet vereceğiz” dedi. Genetik yapısı benzer topluluklarda verici bulma ihtimalinin daha yüksek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Altuntaş, “TÜRKKÖK sadece bizim ülkemiz insanı için değil, Türki Cumhuriyetler, Balkanlar ve Ortadoğu’daki hastalar için umut olacak” dedi.

Duygusal donörler hayal kırıklığı oluşturuyor

Kök hücre bağışçısı olmanın duygusal bir hareket olduğunu ancak vericilik kararı alınırken duygusal davranmamak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Fevzi Altuntaş “TürkKök çok önemli bir proje. Bizim beklentimiz kök hücre bağışçısı olma fikrinin sürekli olması.  Özellikle kemik iliği arayan kampanyalar hayal kırıklığına sebep oluyor. Çünkü kampanya zamanlarında insanlar duygu seline kapılarak gönüllü oluyor. İhtiyaç sırasında da vazgeçiyorlar. O yüzden bağışçı olmaya normal süreç içinde karar verilirse, bankanın bilgileri de daha sağlıklı ve uzun süreli olur. Türkök’de gönüllü vericilerin yüzde 84’ü bağışçı olmuş. Bu iyi bir rakam ama hâlâ iyileştirmeye ihtiyaç var” dedi.

KÖK HÜCRE BAĞIŞÇISI ÇEKİNİYOR 

Ülkemizde verici olma konusunda çekingenlik yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Seçkin Çağırgan, “Gelişmiş ülkelerde gönüllü verici olma oranı yüzde 1.7’lerde iken bizde on binde 3 civarında. TürkKök Projesi ile bağışcı sayısı artırılmaya çalışılıyor. Bunun için akraba dışı kök hücre naklinin vericilere önemli bir sıkıntı oluşturmadığını, organ kaybı yapmadığını anlatmak gerekiyor.  Verici sayısının artması akraba dışı nakillerin de artmasını sağlayacak” dedi.