Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES) başkanı Dr. Hüseyin Büyüközer, dışarıda satılan hazır yemekler ve gazlı içecekler konusunda tüketicileri uyardı. Çocukların, kola, gazoz ve fast food gıdalardan uzaklaştırılamadıklarını belirten Büyüközer, bu tür gıdaların yüksek ısıda pişirildiğini bundan dolayı kimyasal değişikliğe uğradıklarını ifade etti.

Yağların içeriğinde meydana gelen kimyasal değişimin çeşitli rahatsızlıklara neden olduğunu söyleyen Büyüközer, “Bu tür gıdalarda, akrilamid ve trans yağlar oluşuyor. Başta kalp ve damar rahatsızlıkları ve kanser olmak üzere birçok hastalığa ve obeziteye sebep oluyor. Yine bu gıda maddelerinde kullanılan çeşitli katkı maddeleri aynı şekilde pek çok rahatsızlıkları tetikliyor. Bu sebeple bilhassa çocuklarımızı bu tür gıdalardan, fast food lokantalarından, kolalı, gazlı içeceklerden uzak tutmalıyız” ifadelerini kullandı.

“KALP KRİZİ 12'Lİ YAŞLARA KADAR İNDİ”

Türkiye genelindeki istatistikler gözden geçirildiğinde kalp krizinin 12'li yaşlara kadar indiğini belirten Büyüközer, “Uzmanlar 'fast-food' olarak adlandırılan beslenme alışkanlığının gençler arasında yaygınlaştığını ve kalp krizi geçirme yaşının da giderek düştüğünü vurguluyor. Kalp krizinin 40 yaşın üzerinde yaygın görüldüğü ifade edilse de, son yıllarda 12, 15, 17 yaşlarındaki çocuklarımızın ani kalp krizi sonucunda vefat haberleri konunun ne ölçüde önemli olduğunun göstergesidir” dedi.

Ayrıca fast food tarzı beslenmenin obeziteye zemin hazırladığına dikkat çeken Büyüközer, bunun da diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklara yakalanma riskini artırdığına dikkat çekti. Bu gıdaların satıldığı yerlerde çocukları cezbedici aktivitelerin kaldırılması gerektiğini ve kantinlerde satılan yiyecekleri çok sık denetlenmesi gerektiğini söyleyen Büyüközer, “Bu tür yiyeceklerin hazırlanmasında renklendiriciler, aroma artırıcı maddeler, tatlandırıcılar, anti bakteriyel maddeler gibi birçok katkı maddesi yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu maddelerin uygunsuz kullanımı ve çocuklar tarafından sık tüketimleri de kanser riskini artırmaktadır. Gerçekleri yansıtmayan aşırı abartılı reklâmların yönlendirmesi, bilinçsiz beslenme alışkanlıkları, yeni şeylere karşı hayranlık ve kamu kurumlarının halkı doğru bilgilendirmede gösterdiği acziyet, ister fakir ister zengin muhitlerde olsun, aşırı bir düşkünlüğün oluşmasına sebep olmuştur. Kola ve gazozlar artık çoğu ailenin olmazsa olmaz içeceği haline gelmiştir. Sofraya oturulunca bardaklara su yerine kola, gazoz türü içecekler dolduruluyor. Aileler bu tür alışkanlıklarından vazgeçme kararlılığını göstererek çocuklarının ve böylece de ülkenin geleceğinin çürütülmesini önlemelidirler” diye konuştu.

Çocuğu bulunan ailelerin sofrasında devamlı bulunması gereken tek içeceklerin su ve süt olması gerektiğini ifade eden Büyüközer, “Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarar, onu devamlı bir kola ve gazoz içicisi, kola ve gazoz bağımlısı, fast food tüketicisi yapmanızdır. Bu kötü alışkanlıktan onu korumanızın en sağlam yolu ise evinize kola ve gazlı içecekler sokmamaktır. Renkli ve renksiz içecekler, her gün alınan, yemek masasının devamlı içeceği olmamalıdır. Bazılarının yaptığı gibi, buz gibi kolayı kafaya diktikten sonra çocuğuna 'aman yavrum sen içme' diyenlerden de olmamalısınız” dedi.
Çocukları kantinlerin cazibesinden uzak tutmak için beslenme çantasındaki çeşitliliğe önem verilmesini tavsiye eden Büyüközer aileleri bir kez daha uyardı.