ZİYNETİ KOCABIYIK

Vücuttaki sıvı dengesini sağlayan ve son derece fizyolojik bir durum olan terleme, aşırı şekilde gerçekleştiğinde sosyal bir problem haline gelebiliyor. Çoğu zaman ilaçlar ve Botoks gibi geçici çözümlerle tedavi edilmeye çalışılan el ayak terlemesine laparoskopik (kapalı) cerrahi ile kesin çözüm getiriliyor. Sempatektomi adı verilen cerrahi yöntemle terleme tedavisini ülkemizde ilk kez uygulayan uzmanlardan biri olan Türkiye Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bilal Kaan İnan, 3 delikten yapılan girişimle terleme probleminden ömür boyu kurtulmanın mümkün olduğunu söylüyor.
TERLEMEK DOĞALDIR
Aşırı terlemenin metabolik bir hastalık yüzünden olabileceği gibi psikolojik sebeplerden de meydana gelebileceğini hatırlatan Doç. Dr. İnan, “Doğal bir durum olan terleme, insan beyninin ısı merkezi tarafından sempatik sinir sistemi aracılığı ile kontrol edilen bir reflekstir. Vücut terleyerek ısısını dengede tutar ve pek çok toksini de dışarı atar. Birçok hastalığın nedenleri arasında da aşırı terleme vardır. Tiroid bezinin fazla çalışması, böbrek üstü bezi hastalıkları, şeker hastalığı, kalp krizi, kanserler, stres, şişmanlık, psikiyatrik hastalıklar gibi birçok hastalık aşırı terlemeye yol açabilir. Ayrıca bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaç ya da hormonlar da aşırı terlemeye yol açabilir. Ancak bazen hiçbir sebep yokken de aşırı miktarda terleme olabilir” diye konuştu.
HER TERLEME AMELİYATLIK DEĞİL
Özellikle el ve ayaklardaki aşırı terlemenin sosyal hayatı ve iş hayatını etkileyerek yaşam kalitesini düşürebileceğini söyleyen Doç. Dr. İnan, “Hemşire bir hastam, ellerinin titremesinden ilaç ampülünü tutamadığından şikâyet ediyordu.  Bir başka hastam da, kağıt tutamıyor, gazete okuyamıyordu. Özellikle bunlar gibi hastalarda, terlemeye sebep olan altta yatan bir hastalığın olmadığı tespit edilirse, cerrahi önerilir” dedi. ETS adı verilen Lomber Sempatektomi ameliyatının mutlaka kalp ve damar cerrahisi tarafından yapılması gerektiğinin altını önemle çizen Doç. Dr. İnan, “Birkaç ender vaka dışında Türkiye’de ilk kez 2003 yılında benim tarafımdan uygulanan laparoskopik terleme ameliyatında, karın boşluğundan 3 delikten girerek, el ve ayak bölgesini etkileyen sempatik sinirler kesiliyor veya klips konuluyor. Hasta ameliyattan ertesi gün  taburcu olabiliyor” diye konuştu.

Hangi hastalarda cerrahi uygulanabilir?

Terlemenin sebebinin detaylı şekilde araştırılması ve metabolik bir bozukluktan dolayı ortaya çıkıyorsa  önce bu hastalıkların tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. İnan, “Tiroid problemleri, kanser, şişmanlık gibi sebeplere bağlı aşırı terleme problemlerinde cerrahi yöntemler kullanılmaz. Metabolik sebeplere dayanmayan terlemenin tedavisinde ameliyat, kesin çözümdür. Terleme tedavisinde botoks gibi geçici yöntemler de kullanılıyor. Ancak botoks kalıcı bir yöntem değil. Hastaya ve kullanılan ilacın etkinliğine göre 3-6 ay arası bir teki süresi var ve sonra tekrarlamak gerekiyor. İşlemin uygulaması çok ağrılı. Oysa kapalı cerrahi hem kalıcı tedavi sağlıyor, hem de ameliyat sonrası dönem ağrısız hem de hiç hastanede yatmayı gerektirmeyebiliyor. En fazla 1 gece yatış yeterli oluyor. Hastanın tercihine göre yüzde 90 kalıcı bir uygulama olan cerrahi uygulanabiliyor. ” dedi.