Medine Nur, 5.5 yaşında dünya tatlısı bir kız çocuğu. İstanbul Kayaşehir 13. Bölge’de oturan Halil ve Duru Geniş’in tek evladı. Genç çiftin yıllarca süren bebek özleminin üzerine dünyaya gelmiş. Uzun süre çocuk sahibi olmaya çalışan Halil ve Duru Geniş çifti tüp bebek yöntemi de dahil olmak üzere her yolu denemişler. Tam “çocuksuzluk bizim kaderimizmiş” dedikleri noktada, hamile kalmış genç kadın. 9 ay sonra da 9 yıllık bebek hasretleri sona ermiş. Şişli’de bir pastanede işçi olarak çalışan Halil Geniş’in kıt kanaat maaşı ile kendi yağlarında kavrulup gitmişler. Ta ki, minik Medine Nur, 5 yaşına bastıktan sonra bacağındaki geçmeyen ağrıları için doktora gidene kadar. İlk gittikleri doktor önemsememiş, “Kızınızda düztabanlık var, özel bir ayakkabı ile geçer” demiş. Ancak ağrılar geçmemiş, üstüne üstlük vücudunda mor ve pembe lekeler ortaya çıkmış. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitmişler. Tahliller yapılmış, teşhis genç çiftin âdeta hayatını karartmış… Lösemi. Ama “Pes etmek yok” demiş baba Halil Geniş. 2 yılı tedaviyle, 5 yılı kontrolle geçecek uzun ve yorucu bir yolculuğa başlamışlar ailece. Genç adam gündüzleri pastanedeki işinde çalışmış, geceleri hastanede kızıyla birlikte kalan eşine destek olmak için hastaneye gitmiş. 
2.5 AYDIR TEDAVİ GÖRÜYOR
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Onkoloji Bölümü’ne transfer olan Medine Nur’un tedavisi yaklaşık 2.5 aydır sürüyor. Hastanede tedavi alırken bir süre orada kalıyor, daha sonra dinlenmek üzere evine gönderiliyor. 
Lösemi tedavisi her ne kadar sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılansa da bazı ilaçların ve küçük kızın evdeki bakımı için para gerekiyor. Çünkü kemoterapi tedavisi sırasında ilaçlar kanser hücrelerini öldürürken, Medine Nur’u koruyan bağışıklık sistemini de zayıflatıyorlar. Bu sebeple Medine Nur’un beslenmesinin ve günlük hayatındaki temizlik ortamının çok iyi olması şart. Fakat bütün bunlar için para gerekiyor hem de pastane işçisi bir babanın maaşı ile karşılayamayacağı kadar para...
TEDAVİSİ İÇİN AYDA 5 BİN LİRA GEREKİYOR
Tam da bu noktada Medine’nin hayatına tesadüfen hayırsever Hülya Eminoğlu giriyor. Kızının okul arkadaşı vasıtasıyla Medine’nin durumundan haberdar oluyor. Yardımcı olabilmek için bütün imkânları seferber ediyor. Önce okulda bir kampanya düzenliyor. Yurt dışındaki akrabaları vasıtasıyla bulunamayan ilaçların getirtilmesini sağlıyor. “Mesele küçük bir kızın hayata tutunmasını sağlamak” diyor ve anlatıyor: “Ben 12 yıl önce kız kardeşime böbreğimi verdim. Hayat kurtarmak çok önemli. Medine Nur’un hikâyesini duyunca çok etkilendim. Gördüğüm herkese söylüyorum. Eczacı arkadaşlarımdan ilaç temin ediyoruz. Medine Nur, saç istedi, peruk yaptırdık. Çok sevindi. Zamanının büyük bir kısmı hastanede geçiyor. Bazen eve gönderiyorlar. Ailenin aracı yok. Bir komşu otomobilini Medine için pırıl pırıl yapıp mikroplardan arındırdıktan sonra hastaneye götürüyor. Herkes seferber oldu. Şu ana kadar gerek yurt içinden gerekse yurt dışından yapılan maddi ve manevi yardımlar sayesinde tedavisi sürüyor. Ama tabii nereye kadar? Aylık gideri 5 bin lira. Bundan sonraki tedavinin düzenli olarak gerçekleştirilebilmesi için bir iş adamımızdan, hayırseverlerden destek bekliyoruz.”

ANNECİĞİM KORKMA CANIM ACIMIYOR!..

Kemoterapi sırasında saçları dökülen Medine Nur’a moral vermek için annesi Duru Geniş de saçlarını kestirdi. Ama Medine Nur, peruk takmak isteyince Hülya Eminoğlu’nun girişimiyle ona bir peruk alındı (solda). Hastane personelinin de sevgilisi haline gelen Medine Nur, güçlü bir kız. Belli dönemlerde belinden su alınıyor. Bu sırada annesi kızının o halini görmekten çekiniyor. Medine Nur ise ‘Anne merak etme bir şey yapmıyorlar, sadece beni ikiye kırıyolar’ diye cesaret veriyor.