ZİYNETİ KOCABIYIK

Tip 2 diyabette insülin tedavisine başlama kararı tartışılıyor.  Diyabetin vücudun hiç insülin üretmediği ve çocukluk diyabeti olarak adlandırılan Tip 1 ve daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkan Tip 2 diyabet olmak üzere ikiye ayrıldığını söyleyen İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Türkiye’de Tip 2 diyabetli hastaların bir kısmı insülin kullanmaya erken başlıyor ve gereksiz yere fazla dozda kullanıyor. Tip 2 diyabette insülin kullanmaya başlama kriterleri değiştirilmelidir ” dedi.
5 HASTADAN BİRİ ERKEN BAŞLIYOR
52. Ulusal Diyabet Kongresi’nde bir açıklama yapan Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, yaygın olarak kullanılan tedavi rehberlerinde insülin başlama kararının 3 aylık kan şekeri olan HbA1c değerine bakılarak alındığını söyleyerek, “Tip 2 diyabette insülin tedavisine başlanmasındaki temel kriter, vücudun insülin üreten beta hücrelerinin kapasitesini gösteren c peptid değeridir. Bu değer belirli bir seviyenin altına düşmüşse, hastaya insülin verilir. Oysa günümüzdeki bütün tedavi protokollerinde sadece 3 aylık kan şekeri düzeyi dikkate alınmakta ve c peptid bakılmamaktadır. Eğer c peptid değerine bakılırsa, insüline başlayan Tip 2 diyabetlilerin sayısı yüzde 20 oranında azalabilir” dedi. 
Türkiye’de Batılı ülkelere oranla diyabetli hasta sayısı yüksek olmasına rağmen, insülin kullanan hasta sayısının çok daha az olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Türkiye’de 8-10 milyon arasında diyabetli var. Bunların yüzde doksanı Tip 2 diyabetli. Bu hastalar da, diyabeti ortaya çıktıktan sonra  8-10 yıl içinde insüline başlıyorlar.  Türkiye’de fazla insülin kullanımı yok. Yanlış insülin kullanımı var. Hastaların bir bölümü ihtiyacı olduğu halde hiç kullanmazken bir bölümü de erken başlıyor ya da fazla dozda kullanıyor” dedi.
AZI DA ZARAR ÇOĞU DA...
İnsülinin iki ucu keskin bir bıçak olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Tip 1 diyabetli çocuklar ve gençler insülin almazlarsa yaşayamazlar. İnsülin onlar için hayati bir ilaçtır. Tip 2 diyabetlilerde ise başlama kararının ve dozlarının uzmanlar tarafından verilmesi gerekir. Az kullanılırsa hastanın şekeri yüksek gider, çok kullanılırsa düşer.  İnsülinin yetersiz verilmesi ya da fazla verilmesi kan şekeri oynamalarına sebep olacağı için uzun dönemde kalp ve damar hastalıkları, körlükler, böbrek hasarı ya da ayak kayıpları gibi organ hasarlarına yol açar. Diyabetle ilgili yanlış bilinen bir durum sadece kan şekeri yüksekliğinin organ hasarı yapacağıdır. Oysa sık sık düşen kan şekeri de organ hasarına sebep olur. Bugün Türkiye’de asıl problem çok sayıda insanın yüksek doz insülin kullanmasıdır. Hastaların yüzde 20’sinde endikasyonsuz ve yüksek doz insülin kullanılıyor ” diye konuştu.
Prof. Dr. Yılmaz, diyabet tedavisinde insüline ne zaman başlanması gerektiğini şöyle anlattı:
“Yeni ortaya çıkan Tip 2 diyabette 3 aylık kan şekeri ortalaması olan HbA1c ile kan şekerinin yüksekliğine bakıyoruz. Uluslararası rehberlerde bunun sınırı 9 olarak veriliyor. Bununla birlikte vücuttaki insülin rezervine bakmak lazım. Hastanın HbA1c’si yüksek, insülin rezervi düşükse bu hastada hemen insüline başlamak gerekir. Ancak diyabeti yeni ortaya çıkmış, hiçbir tedavi almamış, kan şekeri yüksek ama insülin rezervi iyi olan hastaya insülin vermeye gerek yoktur. Hapla da tedavi etmek mümkündür. Ülkemizde bu gruba da insülin veriliyor” dedi.

İnsülinle ilgili doğru  bilinen yanlışlar

Tedavi düzenlemesi iyi yapılamadığı için Türkiye’de hastaların insülin korkusu yaşadıklarını söyleyen Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Yüksek doz insülin şeker düşmesine bağlı bayılmalara kadar giden rahatsızlıklara sebep olduğundan Tip 2 diyabetliler mümkün olduğunca insülinden uzak duruyorlar. İnsülinle ilgili yanlış bilgiler de tedaviyi aksatıyor. Toplumda ‘İnsüline başlanırsa bir daha bırakılmaz, alışkanlık yapar’ inancı var.  Bu yanlış bir bilgidir. Tip 2 diyabetin tedavisinde kan şekerini düşürmek için insülin başlayıp hapla devam ettiğimiz hastalar da olmaktadır. İnsülin alışkanlık yapmaz” dedi. 
İnsülin tedavisi ile ilgili yapılan yanlışlardan bir başkasının da komplikasyonlardan korunmak için ‘erken dönemde insüline başlamak’ olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Yeni tip 2 diyabeti ortaya çıkan bir hastanın kan şekeri yüksekse ama buna rağmen vücudu da insülin salgılıyorsa, bunun hemen insüline ihtiyacı yok” diye konuştu.