Milyonlarca kadının ortak sorunu olan selülit hakkında konuşan Dermotoloji Uzmanı Uzm. Dr. Eda Kibar Atasoy, kadınlarda sıkça görülen selülitin, adiposit adı verilen derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluştuğunu söyledi. Genetik ve yapısal özelliklerin de, selülit oluşmasına sebep olabileceğine dikkat çeken Atasoy, "Kan ve lenfatik dolaşımın etkilendiği bölgede, zaman içerisinde, yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar, deride çöküntülere sebep olur ve portakal kabuğu manzarası ortaya çıkar. Vücuttaki tüm yağ katmanları içinde yalnızca yüzeysel cilt altı tabakası selülitten etkilenir. Bu nedenle egzersiz ve kilo verme, tüm vücuttaki yağ kitlesinde genel bir azalma yapsa da selüliti ortadan kaldırmaya, genellikle yetmez. Selülit oluşumunda 4 evre bulunmaktadır. İlk evrede dolaşım bozukluğu ortaya çıkar, ikinci evrede damarlardan çıkan su, dokularda birikir. ‘Ödemli’ denilen bu aşamada selülit, kolayca tedavi edilebilir. Üçüncü evrede ise ödem artar ve yağ daha yerleşik bir hal alır. Bu aşamada, kolajen lifler yağ dokusu çevresinde toplanarak, mikronodülleri oluşturur. Mikronoduller dışardan küçük kabarıklıklar olarak fark edilir. Bu aşamada tedavi için birden fazla yöntem ve daha uzun zaman gereklidir. Son aşamada ise dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz hale gelir ve makronodüller oluşur. Makronoduller dışardan büyük kabarıklıklar olarak görülür. Bu son aşamada, tedavi hem çok uzun zaman alır hem de kesin sonuç vermeyebilir. Ancak tamamıyla geçmese dahi dördüncü evreden ikinci evreye gerileme sağlanabilmektedir" dedi. 
Selülitin tedavi yöntemleri hakkında konuşan Uzm. Dr. Eda Kibar Atasoy, ilk olarak Akustik Dalga Terapisine (AWT) değindi. AWT'in bağ dokusunu güçlendirdiğini, kan ve lenf dolaşımını artırdığını vurgulayan Atsoy, tedaviler hakkında şunları söyledi: 
"AWT aynı zamanda karın ve basen gibi bölgesel yağlanma olan bölgelerde güvenli incelme sağlamaktadır. AWT haftada 2 kez 30 dakikalık toplam 10 seans olarak planlanmaktadır. Bir diğer tedavi yöntemi ise Mezoterapi'dir. Mezoterapi aslında tekniğin adı olup birçok hastalığın tedavisinde uygulanabilmektedir. Deri içine ve hemen altına faydalı olacağı öngörülen karışımın küçük enjeksiyonlar halinde uygulanmasıdır. Günümüzde saç dökülmelerinin tedavisinde saç mezoterapisi, kırışıkların önlenmesinde yüz ve dekolte bölgesine antiaging ürünlerle mezoterapi uygulanmaktadır. Yine selülit tedavisinde de son derece başarılı bir yöntemdir. Mezoterapi ile selülit tedavisinde ; sorunlu bölgeye, yağları eritme ve kan dolaşımını hızlandırma özelliği bulunan bir karışım kişinin cilt ve cilt altı yağ dokusuna enjekte edilir. Selülitli bölgelere küçük mezoterapi iğneleri ile karışım enjekte edildikten sonra kan akımı ve lenfatik dolaşım hızlanmış ve düzene girmiş olur. Mezoterapi ile selülitlerden kurtulmak için ortalama 5-12seans gereklidir. Etkisi 30 gün içinde başalmaktadır ve selülitleri gidermesinin yanısıra yaklaşık 2 beden incelme de sağlar Gerek duyulursa AWT ile de beraber tedavi kombine edilebilir.Farklı bir diğer yöntem ise, Enjeksiyon Lipoliz'dir. Lipoliz; yağ dokusunun parçalanmasını sağlayan lesitin ile deoksikolatın direk yağ dokusu içine injeksiyonudur. Bölgesel incelmede etkili ve başarılı bir yöntem olup en çok basen, karın, sırtta ki yağ dokusu fazlalıklarında uygulanır. 1 veya 2 ay ara ile 4 seans planlanır. Odaklanmış ultrason tedavisinde ise, cildin yüz başlığı ile 4,5 milimetre vücut başlığı ile 13 milimetre gibi çok derin bir alanına ultrasonik ses dalgaları gönderilir. Gönderilen ses dalgaları cilt üzerinde herhangi bir hasar bırakmadan termal ısıyla cildin gerginleşmesini sağlar. Derin tabakada oluşturulan ufak ufak termal ısı hasarları vasıtasıyla yeni kollajen üretimi tetiklenir. Odaklanmış ultrason terapisinin diğer yöntemlerden farkı deri altında oluşturduğu 75 derece yüksek ısı ile, yağ dokusunun parçanmasını sağlamasıdır. Hem sıkılaşma, toparlama, hem de bölgesel incelme sağlayan bu yöntemin avantajı 45 dakika sürmesi ve tek bir seansda uygulanmasıdır."