ABD’de bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan kanser araştırmaları çok çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırma kanserin teşhis ve tedavisinde yeni bir sayfa açtı.

Araştırmacılar tümör hücrelerinin vücudun biyolojik saatini ele geçirdiğini tespit etti. Kanser hücreleri vücudun işleyişini düzenleyen biyolojik saati kendi ritimlerini düzenlemesi için manipüle ediyor.

Araştırma ekibinin başında bulunan Doçent Doktor Paolo Sassone-Corsi, kansere yakalanan hastaların biyolojik saatlerinin, tümör hücrelerinin hizmetine girdiğini ve onları beslediğini belirtti.

Doç. Dr. Corsi, modern tıp biliminin kanser hücrelerini yok edebildiğini ancak, hastalığın vücutta yaşattığı etkileri önleyemediğinin altını çizdi.

Yeni bulgularla sorunun ne olduğunun daha da belirginleştiğini ifade eden araştırma ekibinin lideri, ileride kanserin tam olarak tedavisinin mümkün olduğuna inandığını söyledi.

“SAATLER HER YERDE”
İnsan vücudunu ayakta tutan düzenin biyolojik saatler olduğunu söyleyen Paolo Sassone-Corsi, “Sağlıklı bir yaşam için bu saatlerin bir bütün olarak hareket etmesi gerekiyor ancak kanser hücreleri sirkadiyen ritim ya da sirkadiyen saat olarak adlandırılan bu yapıyı bozuyor” dedi.

“KANSER DİYETLERİ TÜMÖRÜ BESLİYOR”
Karaciğer kanseri üzerinde araştırma yapan ekip, vücudun şeker ve yağ depolama organı olan karaciğerdeki biyolojik saatin kanser sürecinde, tümöre hizmet etmeye başladığı sonucuna ulaştığını açıkladı. Karaciğerde bulunan genlerin zamanla yüzde 46’sının tümör hücrelerini beslemeye başladığı bilgisi paylaşıldı.

Kanser tedavisinde hastalara yüksek kalorili diyetlerin verildiğini söyleyen Doç. Dr. Corsi, “Kanser diyetleri zamanla tümörü besliyor. Hastalığın son evresinde hastaların tükettiği yüksek kalorili besinlerin, hiçbiri vücuda yardımcı olmuyor” şeklinde konuştu.

AZİZ SANCAR BİYOLOJİK DÜZENİN ÖNEMİNE ATIFTA BULUNMUŞTU
DNA onarım mekanizmaları üzerindeki araştırmalarıyla Nobel Kimya Ödülü’nü alan Prof. Dr. Aziz Sancar biyolojik saat ve kanser arasındaki ilişkiyi de araştırmıştı.

Kemoterapi tedavisinin hastaların biyolojik saatlerine göre uygulandığında daha etkin sonuçların elde edildiğini tespit eden Prof. Sancar kronobiyoloji olarak adlandırılan bir bilim dalının ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştu. 

Kronobiyoloji biliminin çalışmaları sonucunda kronotedavi adı verilen bir yöntem gelişti.

Nobel ödüllü bilim insanı, Kuzey Karolina Üniversitesi’nde yaptığı çalışmalarda farelerin biyolojik saatini düzenleyen kriptokrom (Cry) geninin kanserle olan ilişkisini incelemişti.

YAŞAM SÜRESİ YÜZDE 50 ARTTI
Aziz Sancar, Lenfoma ve Lenfomasarkoma tümörlerine yakalanan farelerin Cry geninin yok edildiğinde hayvanların ortalama yaşam süresinin yüzde 50 arttığını tespit etmişti.

Kuzey Karolina eyaletinde tıbbı kronobiyoloji labaratuarı yöneticisi William Hrushesky, “Kronobiyoloji çok yeni bir bilim dalı, görünüşte beklenmedik buluşlar olağandır ve gelecekte bu bilim dalı kendinden çok söz ettireceğe benziyor” dedi.

Aziz Sancar ve Paolo Sassone-Corsi 2002 yılında yayınladıkları bir araştırmada kronobiyoloji üzerine çalışmışlardı.