ZİYNETİ KOCABIYIK

Türk bilim adamı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in liderliğinde Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi’nde oluşturulan Sabri Ülker Merkezi’nde kronik hastalıkların oluşumunun önlenmesine ilişkin araştırmalar sürdüren bilim adamlarından iyi haberler geldi.  Yıllardır şişmanlık, şeker hastalığı, kalp hastalıkları gibi metabolizma hastalıklarının çaresini arayan Prof. Dr. Hotamışlıgil, Harvard’daki Sabri Ülker Merkezi’nde araştırmalar yapan genç araştırıcıların keşfettiği yeni bir proteini baskılayan molekülün “diyabet aşısı” olma yolunda ilerlediğini söyledi.
DİYABET AŞISI YOLDA
Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi’nde Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in liderliğinde faaliyet gösteren Sabri Ülker Merkezi, 2015 yılı araştırma sonuçlarını bilim dünyasının önde gelen isimlerini İstanbul’da buluşturan “Metabolizma ve Yaşam Sempozyumu”nda paylaştı. Sempozyum öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Hotamışlıgil, ekibindeki genç araştırıcıların keşfettiği aP2 proteininin yağ dokusundan salgılanıp karaciğerde şeker üretimini tetiklediğini belirterek,  “aP2 proteini adı verilen bu protein, şişmanlıkla doğru orantılı olarak artarak kanda belli bir düzeye ulaştıktan sonra şeker hastalığını tetiklemeye başlıyor. Bu bilgi bize bu proteini azaltabilirsek veya durdurabilirsek, bundan şimdiye kadar hiç olmamış yeni bir tedavi yaklaşımı çıkartabileceğimiz fikrini verdi. Bilindiği gibi şeker hastalığının ortaya çıkması için iki şeyin olması gerekiyor. Bir tanesi kontrolsüz şeker üretimi bir tanesi de pankreastan yeterli insülinin üretilememesi. aP2 proteini her ikisini birden yönlendirebilen bir protein.  Bunun üzerine biz de yoğun olarak çalışmaya başladık ve bu proteini baskılayabilecek bir molekül oluşturduk. Bu hormonun aşı ile durdurularak diyabet tedavisinde kullanılmasına yönelik bir çalışma, merkezimizde çalışan Dr. Furkan Burak tarafından başarı ile yönetiliyor ” dedi. Bu molekülün 1-2 yıl içinde insanlarda denenmeye başlayacağını söyleyen Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, hayvan deneylerinin başarılı olduğunu, ap2 proteini etkisiz hale getirilen farelerin şişmanlamadıklarını, şeker hastası ve kalp hastası olmadıklarını söyledi.
HENÜZ İLAÇ SAFHASINDA DEĞİL
Bu molekülün tanımlanmasının çok önemli bir gelişme olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Hotamışlıgil, ancak bunun ilaç bulunduğu anlamına gelmediğini, öncelikle insanlarda test edilmesi gerektiğini bildirdi.
FARELER YAŞLANMADI
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve ekibinin üzerinde çalıştığı aP2 proteini, aynı zamanda sonsuz gençliğin de anahtarı olabilecek gibi duruyor. Prof. Dr. Hotamışlıgil, aP2 proteini çıkarılmış farelerin insanların ölümüne sebep olan metabolik ve kronik hastalıklara yakalanmadıklarını söyleyerek “Fareler de insanlar gibi yaşlanıyorlar. Normal farelerin saçları dökülüyor, beyazlıyor, bıyıklarının parlaklığı kayboluyor. Ancak bu proteini ortadan kaldırdığımız hayvanlar metabolik olarak genç kalıyorlar. Saçları beyazlamıyor, dökülmüyor, insanların ölümüne yol açan kalp hastalığı, diyabet gibi hastalıklara yakalanmıyorlar. Fakat zamanı gelince onlar da ölüyorlar. Diğerleri metabolik hastalıklardan ölürken, bu hayvanlar sağlıklı  bir şekilde ömürlerini tamamlıyorlar. Ömürleri uzamıyor” dedi.

Kalp hastalığı ve diyabet bitebilir

Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil liderliğinde Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi Sabri Ülker Merkezi’nde çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, aP2 adı verilen proteini ve bunu baskılayacak molekülü keşfettiler. Araştırmacılar, hayvan deneylerinde Karaciğerdeki yağ dokusundan salgılanan bu proteinin baskılanması sonucunda şeker hastalığı ve kalp hastalığı gibi metabolik hastalıkların ortaya çıkışı önlenebileceğini ortaya koydular. Aynı zamanda bu hayvanlarda yaşlanma etkileri de görülmedi.  Profb Dr. Hotamışlıgil, bu proteinin aşı ile durdurularak diyabet tedavisinde kullanılmasına yönelik bir çalışmanın 1-2 yıl içinde insanlar üzerinde denenebileceğini anlattı.