Ziyneti Kocabıyık - Ses, iletişimde son derece önemli bir unsur. Özellikle işini topluluklar karşısında konuşarak yapmak zorunda kalan yönetici, avukat, hakim, doktor, iş adamı gibi meslek mensupları için etkili bir ses, başarının neredeyse yüzde 50’sini oluşturuyor. Çünkü ne anlatırsanız anlatın eğer ince ve cılız çıkan bir sesiniz varsa, vermek istediğiniz mesaj tam olarak yerine ulaşmıyor. Ancak sesini ince ve etkisiz bulanlar için bu durumun bir çaresi var. Kulak burun boğaz cerrahları tarafından lokal anestezi altında yapılan basit bir ameliyatla, davudi bir sese kavuşmak mümkün.
Son yıllarda sesinden rahatsız olduğu için ses kalınlaştırma ameliyatı geçirenlerin sayısında artış olduğunu söyleyen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Yelken, ses tellerine yapılan basit bir müdahale sayesinde kişinin bütün hayatının değiştirilebildiğini söyledi. Ses kalınlaştırma ameliyatlarını bir müzik enstrümanının akordunun yapılması gibi düşünülebileceğini iade eden Doç. Dr. Yelken, “Nasıl akort sırasında enstrümanının sesini istediğimiz kadar kalınlaştırabiliyorsak, bu ameliyatlarda da sese istenilen kalınlık veya incelik verilebiliyor. Yaklaşık 45 dakika süren ameliyat lokal anestezi altında boyunda küçük bir kesi yapılarak gerçekleştiriliyor. Ameliyat sırasında hasta ile konuşularak uygun ses frekansı ayarlanıyor. Bu uygunluk kararı hem hastanın isteğine hem de ameliyatı yapan cerrahi ekibin değerlendirmesine göre veriliyor” dedi.
Kalın ve tok bir sesin otorite algısı oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Yelken, “Bir doktor ya da avukat için ince cılız bir ses, temsil ettiği yönetici pozisyonuyla bağdaştırılmıyor. Buna karşılık kalın davudi bir ses ikna edici ve kitleleri peşinden sürükleyen lider çağrışımı uyandırıyor. Bu ameliyatlardan sonra sesi kalınlaşan kişinin kendine olan güveni artıyor. Hem sosyal hem de iş hayatında başarı geliyor” diye konuştu.

ÜNLÜLERİN SESİNE SAHİP OLMAK İSTİYORLAR
Ameliyat olanların genellikle tok sesli oyuncular gibi bir sese sahip olmak istediğini, ancak sesin de tıpkı parmak izi gibi kişiye özgü olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kürşat Yelken, bir kişinin sesini birebir bir başkasına benzetmenin mümkün olmadığını belirterek “Burada önemli bir nokta da ses tonunu kişinin fiziksel özelliklerine ve yaşına göre ayarlamaktır. Mesela kısa boylu birisine çok kalın bir ses uymayacaktır” dedi. 

SESİNİZİ KORUMANIN İPUÇLARI
Fazla çay-kahve tüketmek ses telleriniz için zararlı!
Ses sağlığının hayat tarzı ve beslenme ile yakından ilişkili olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kürşat Yelken, alınabilecek basit tedbirleri şöyle sıraladı:
- Ses sağlığı için uygun ton ve şiddette konuşmak, bol su içmek ve düzenli uyumak çok önemlidir. Sık ve şiddetli boğaz temizleme, sık ve şiddetli öksürük ses tellerini tahriş edeceğinden bu davranışlardan uzak durulmalıdır.
- Çay, kahve ve kolada bulunan tein ve kafein, alkol ve süt ürünleri, hücre içindeki suyu kuruttuğu ve balgam artışına sebep olduğu için ses tellerinde hasar oluşturabilir. Ses tellerinin nemli tutulması ve tahriş edici maddelerden uzak durulması önemlidir. Günde en az iki litre kafeinsiz ve teinsiz sıvı tüketilmelidir.
- Kuru, tozlu, dumanlı, klimalı ve gürültülü yerlerde konuşmayın.
- Sigara ses tellerini tahriş ettiğinden sigara içmeyin.
- Reflünüz varsa tedavi olun.