ZİYNETİ KOCABIYIK

Toplumda göz tansiyonu olarak bilinen ve göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirlerinin hasar gördüğü glokom hastalığı 40 yaş üstünde önemli körlük sebeplerinin başında geliyor. Sinsi şekilde ilerleyen ve ani körlüğe sebep olan glokomun tedavisinde yeni gelişmelerin ortaya çıktığını söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Temel, ilaç tedavisine rağmen hastalığı ilerleyen glokom hastalarında hücre korumasının görme kaybını durdurduğunu bildirdi.
Glokom, dünya üzerinde 67 milyon kişiyi etkiliyor, Türkiye’de ise yaklaşık 700 bin kişi kör olma riskiyle yaşıyor. Glokomun sabahları belirginleşen baş ağrıları, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi ve televizyon izlerken göz etrafında ağrı oluşması gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Temel, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, “Glokom kendini en son aşmada hissettiren bir hastalık. Ne kadar erken teşhis edilirse sinir harabiyeti o kadar başarılı şekilde önlenebilir. Klasik tedavide glokom teşhis edilen hastalara göz tansiyonunu düşüren ilaçlar verilir” dedi. 
GÖZ İÇİ BASINCINI DÜŞÜRMEK YETMEZ
Glokomun yıllardır sadece göz tansiyonunun yüksekliği olarak bilindiğini ancak yapılan son çalışmaların bu hastalığın aynı zamanda bir beyin hastalığı olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Temel “Göz tansiyonunu düşürdüğümüz zaman her şeyin dört dörtlük olacağını sanıyorduk. Fakat son zamanlarda yapılan çalışmalar gösterdi ki göz tansiyonu düşmesine rağmen bazı hastalar görmelerini kaybediyor. Glokom aslında görme sinirinin bir hastalığıdır. Bu bölgedeki hücre ölümünün durdurulması ve görme sinirinin sağlıklı kalabilmesi için dışardan belirli ilaçlarla takviye yapılması gerekir” dedi. 
Glokomda görme sinirlerinin öldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Temel  “Son yıllardaki çalışmalarda göz tansiyonunu düşürerek hastaların yüzde 60’ında görme kaybını durdurduğumuz, fakat kalan yüzde 40 hastada göz tansiyonunu kontrol etmemize rağmen hastalığın körlüğe ilerlediğini gördük. Bu bilgi bizi glokom hastalığının altında göz tansiyonu hariç başka faktörlerin olduğunu gösterdi. Bu faktörlerden ilki beyinden gelen bazı hormonlar. Bu hormonlar görme siniri yoluyla göze ulaşıyorlar ve gözün sağlıklı kalmasını sağlıyorlar. Glokom, bu hormonların hareket yollarını etkiliyor ve görme kaybının ilerlemesine yol açıyor. Glokomda da, Alzheimer, ALS, Parkinson hastalıklarına benzer şekilde hasar olmaktadır. Bu noktada, glokomun beyinsel kaynaklı bir hastalık olduğu sonucuna varıyoruz. Bu hormonal desteğin azaldığı durumlarda göz damlaları ile hücreleri korumamız gerekiyor. Amerika’da 178 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada dört yıl boyunca hücre koruyucu tedavi verilen hastalarda görme düzeylerinin tedavi verilmeyen hastalara oranla daha iyi olduğu tespit edildi” şeklinde konuştu.

AİLEDEKİ GLOKOM RİSKİ ALTI KAT ARTIRIYOR

 Glokom genellikle genetik geçişli bir hastalık olduğundan ailede göz tansiyonu yüksekliği tespit edilmesi durumunda diğer aile fertlerinin de glokom açısından taranması gereklidir. Glokom görülme riskini yükselten diğer faktörler şunlar:
¥ Yaş (40 yaşın üzerinde olmak)
¥ Migren, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı
¥ Şiddetli kansızlık 
¥ Yüksek miyopi ya da yüksek hipermetropi gibi gözün kırma bozuklukları
¥ Geçirilmiş göz yaralanmaları
¥ Kornea (gözün camsı tabakası) kalınlığının ince olması,
¥ Uzun süreli kortizon tedavisi görmek.