Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Veli Gök, sahurda aşırı çay tüketiminden kaçınılmasını, hoşaf veya meyve suyu tercih edilmesini önerdi.

Gök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan ayıyla beraber gerek günlük yaşantı gerekse beslenme alışkanlıklarının değiştiğini söyledi.

Yaklaşık 16 saat süren oruç ibadetinden sonra iftarla sahur arasındaki beslenme davranışlarının çok önemli olduğunu belirten Gök, "Günlük üç öğün olan beslenme periyodumuz, ramazan ayıyla beraber iftar ve sahurla ikiye düşmektedir. Özellikle sahur alışkanlığı ramazan ayında çok önemlidir. Günlük yaşantımızın daha sağlıklı ve verimli olabilmesi için mutlaka sahur yapılması gerekmektedir." diye konuştu.

"Tam buğday unundan yapılmış ekmekler tercih edilmeli"
Sahurda yeterince ve uygun beslenme ögeleri alınmazsa gün içinde açlık kan şekerinin düşeceğine işaret eden Gök, şöyle devam etti:

"Sahurda özellikle süt ürünleri, orta yağlı veya yağlı peynir, yoğurttan oluşan kahvaltı yapılabilir. İsteğe bağlı olarak mümkünse et veya tavuk suyundan yapılan çorba da içilebilir. Ağır işlerde çalışanlar, acıkmayı geciktiren posalı gıdalar açısından zengin kuru fasulye, mercimek ve bulgur pilavını sahur menüsüne ilave edebilir. Sahurda mümkün olduğunca, beyaz undan yapılmış hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Daha çok tam buğday unundan yapılmış ekmekler tercih edilmelidir. Bu arada yeterli miktarda su içilmelidir. Sahurda aşırı çay tüketiminden kaçınılmalıdır. Çay yerine taze meyvelerden yapılmış hoşaf veya meyve suyu tercih edilebilir. Uzun oruç ibadetinden sonra iftardaki gerek yemek çeşidi ve gerekse yeme süresi çok önemlidir."

Ana yemeğe 15 dakika sonra geçilmeli
Gök, ramazan bereketiyle sofraların oldukça zengin olduğunu dile getirerek, "Gün içinde düşen kan şekeriyle birlikte aşırı yeme isteği olmaktadır. Bu da iftar sofrasında çok hızlı ve gereğinden fazla yemek yemeye yol açmaktadır." uyarısında bulundu.

İftarda peynir, domates, zeytin ve çorbayla başlangıç yapıp, 15 dakika sonra ana yemeğe başlanmasını öneren Gök, şunları söyledi:

"Ana yemek et ve sebzeden oluşabilir, yanında salata yenilmelidir. Yemek sırasında kan şekerini aşırı yükselten gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Yine kan şekerini aşırı yükselten, yani glisemik indeksi yüksek olan pirinç pilavı ve ekmekten az miktarda tüketilmeli. Bunun yanında kepekli veya tam buğday unundan ekmek, bulgur pilavı, çeşitli yeşil yapraklı sebzeler gibi sindirim sistemine yardımcı olan posalı yiyecekler tüketilmeli. Yemek sonrası hemen tatlı tüketilmemeli, aşırı şerbetli tatlılar yerine, sütlü tatlılar tercih edilmeli. İftar yemeğinden sonra hareketsiz kalınmamalı. Hafif de olsa hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak özellikle sindirim sistemi için uygun olacaktır."

Gök, iftardan 2-3 saat sonra tekrar acıkma isteğinin olabileceğine dikkati çekerek, "Bu durumda ölçülü olmak kaydıyla ceviz, fındık, kabak çekirdeği veya badem gibi kuruyemişler yenebilir. Bu arada su ihtiyacımızı çay ve gazlı içecekler yerine su veya maden suyu ile sağlayabiliriz." ifadelerini kullandı.