ZİYNETİ KOCABIYIK

Manevi olarak zenginleştiğimiz ramazan,  aynı zamanda 11 ay boyunca aşırı çalışan metabolizmayı biraz yavaşlatmak, mide ve bağırsak sistemimizi biraz olsun dinlendirmek için de bir fırsat. Oruç tutarken günlük öğün sayısının 2’ye düşmesi ve uzun süren açlık dönemleri sebebiyle kan şekeri ve kan basıncı dengesizlikleri, vitamin ve mineral yetersizlikleri yaşanabileceğine dikkat çeken Emsey Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı  Dyt. Evnur Saray, orucun mide ve bağırsak sisteminin düzenlenmesi,  vücudun asit baz dengesinin sağlanmasının yanında vücuttaki pek çok sistemi olumlu etkileyen bir ibadet olduğunu söyledi. “Ramazan ayında yediklerimizi ve beslenme düzenimizi tamamen değiştirmeliyiz” diyen Saray, Ramazanı sağlıkla geçirebilmek ve dinimizin bize sunduğu bu dinlenme dönemini iyi değerlendirebilmek için uyulması gereken beslenme kurallarını anlattı.
İKİ ANA İKİ ARA ÖĞÜN
Temel olarak sahur ve iftar olacak şekilde beslendiğimiz bu dönemde iftarla sahur arasında en az iki ara öğün yapmak gerektiğini söyleyen Saray, bu ara öğünlerde seçimimizi ağır ve şerbetli tatlılardan değil meyve ve sütlü tatlılardan yana kullanmak gerektiğini söyledi. İftarda az miktarlarda yavaş yavaş yemek yenmesi gerektiğini söyleyen Saray, “Bütün gün boş olan mideye ana yemekle yüklenip mideyi doldurmak hızlı kanlanmaya ve kan şekeri bozukluklarına yol açar. İftarda hızlı yemek yemek, bol pide ve pilav, ağır ve kızartma türü gıdalar tüketmek midede olumsuz etkiler oluşturur. Uyku hali ve halsizlik yapar” dedi. Orucu açtıktan sonra 10-15 dakika ara verilmesi gerektiğini söyleyen Evnur Saray “Oruç su ve hurma ile açıldıktan sonra mutlaka sıvı miktarını dengeleyecek ve boş midemizi rahatlatacak hafif bir çorba içilmeli, ardından akşam namazını kılmak için yemeğe ara verilmelidir. Çorba sonrasında ise birkaç zeytin, bir dilim peynir ve bir dilim ekmek ya da bir avuç içi pide ile hafif bir başlangıç yapılmalıdır. Et ve sebze yemeğine daha sonrasında geçilmelidir” dedi.

Ramazanda KİLO ALMAMAK İÇİN BUNLARI YAPMAYIN!

• Sofranızda ekmek ya da pide varsa makarna ya da pilav olmasın.
• Sahuru atlamayın.
• Hazır meyve sularını fazla tüketmeyin. Bunun yerine meyve, limonata veya şekersiz kompostoları tercih edin.
• Kan şekeri düştüğü için tatlı ihtiyacı artar. Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar, dondurma veya meyve tercih edilmelidir.  Haftada 2 defa sütlü tatlı tüketiyorsanız, diğer günlerde tercihiniz meyve olsun.
• İftardan 1,5-2 saat sonra mutlaka bir ara öğün yapın.
• İftarda beyne tokluk sinyali ulaşması için çorbadan sonra 15 dakika bekleyin.

HER GÜN 1 ELMA 

Ramazanda sahura kalkmadan oruç tutulmaması gerektiğini söyleyen Evnur Saray “Sahur bizim için Ramazan ayında olmazsa olmazımızdır. Çünkü sahura kalkılmadan oruç tutulursa uzun süre açlık olacağından metabolizma hızı yavaşlar ve yağlar depolanmaya başlar. Bu da Ramazanı kilo alarak tamamlamaya sebep olur” dedi. Saray, sahurda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:
• Sahurda protein ağırlıklı ve lif etkisi yüksek gıdaları tercih etmeliyiz.
• Sahurda mutlaka bir meyvemiz olsun. Özellikle elma pektin içeriği fazla olduğundan bizi tok tutacak ve cildimize, sindirim sistemimize, boşaltım sistemimize faydalı etkilerde bulunacaktır. Ayrıca sahurda tüketilen meyve gün içindeki tatlı ihtiyacını da baskılayacaktır.
SÜT YOĞURT YUMURTA TOK TUTUYOR
• Protein içeriği fazla olan besinler, midenin boşalma sürecini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Bu nedenle süt, yumurta, yoğurt, peynir gibi besinler sahurda mutlaka tüketilmelidir.
• Süt ve süt ürünleri tok tutar. Kalsiyum ve potasyum açısından zengin olması dengemiz için de oldukça önemlidir.
• Sahuru kahvaltı gibi planlamalı; omlet veya menemen veya haşlanmış yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillik tercih edilmelidir.