Yaz mevsimi aynı zamanda düğün mevsimidir. Pek çok çift evlilik için yaz aylarını tercih etmektedir. Uzun ve mutlu bir evlilik için evlilik kararı alırken, süreci planlarken ve evlendikten sonra neler yapılması gerektiğini SİMA Psikolojik Danışmanlık Merkezinden Uzm. Psk. Sibel Deniz Toledo Falay anlattı. Yazın rüya gibi bir düğünle başlayan masalın sonbaharda kâbus gibi bir boşanma ile bitmemesi için tüm süreç ve sonrasında doğru adımların atılması ve karşılıklı iyi bir iletişim kurulması gerektiğini söyleyen Falay şu bilgileri verdi:
 
“Öncelikle çiftler evlilik kararı alırken bu kararı hangi motivasyon ile aldıklarını mutlaka gözden geçirmeliler. Birilerine bir şey ispat etmek, evlenmek zorunda olduğunu düşündüğünüz için evlenmeye karar vermek, toplum baskısı, aile baskısı, alışkanlık gibi sebeplerle alınan evlilik kararının sonucunda mutsuz bir evlilik yaşantısı ve belki de boşanmanın gerçekleşmesi oldukça yüksek bir olasılık olacak görülmektedir. Ayrıca karşınızdaki kişiyi çok fazla idealize ederek hatta kanatsız melek veya prenses peri olarak görmekte bu noktada sağlıklı bir yaklaşım olmayacaktır. İlişkide ve tabiki evlilikte çiftlerin birbirlerini olumlu ve olumsuz özellikleri ile kabul etmeleri gerekmektedir. Evlilik uzun bir maraton ve bu süreç içinde pek çok şey ile karşılaşabilmektedir. Kişinin durumlara tepkisini bu özelliklerini belirlemektedir. Bu yüzden objektif değerlendirme yapmak oldukça önemlidir. Evlilik kararı alırken bir hayatı iyi-kötü, acı-tatlı paylaşmak ve çıkabilecek sorunları beraber aşmak en önemli motivasyon olmalıdır. Kurulacak iki kişilik dünyanın sorumluluklarını, paylaşımlarını, yüklerini ve keyiflerini beraberce el ele taşımak üzere yola çıkılmalıdır.
 
Düğün hazırlıkları ve düğün aşaması da ayrı bir gerginlik meselesi olabilmektedir. Bu aşamada hem aileler devreye girmekte hem de önlerinde verilmesi gereken pek çok karar bulunmaktadır. Karşılıklı iletişim, anlayış, tolerans, kabul ve saygı en çok ihtiyacımız olan meziyetler olacaktır. Ailelerin arasında denge kurmak ve belirli bir seviyeyi oluşturup korumak dönemin huzurlu geçmesi için en önemli anahtar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun için ve tüm iletişimi doğru kurmak için öncelikle iyi bir dinleyici olmak gerekmektedir. İyi bir dinleyici sadece söyleneni değil aynı zamanda söyleyen kişinin duygu ve ihtiyaçlarını da dinleyen kişidir. Dinlediğiniz zaman anlaşmak da çok çok kolaylaşacaktır. Ardından uzlaşmacı bir tutam belirlemek önem kazanmaktadır. Ancak uzlaşmak demek herkesin her istediğine ‘’evet’’ demek değildir. Kendi sınırlarımızı koruyarak, uygun olanları kabul edip, olmayanları uygun bir dille ret edip, kırmadan dökmeden kendinizi ifade ederek kendi yolunuza devam etmenizdir. Alınması gereken tüm kararları beraber iletişim kurarak ve birbirinizi ‘’doğru’’ anlayarak almanız ve birbirinize saygı duymanız çok büyük önem taşımaktadır. Hayat kurarken yanınıza almaya en az ihtiyaç duyacağınız şey egonuz olacaktır. Evlilik ego savaşı değildir, olmamalıdır. Evlilik ‘beni’ koruyarak ‘biz’ olmayı başarmaktır. Yola çıkarken saygılı, hoşgörülü ve anlayışlı olunursa her şey çok daha güzel, çok daha kolay olacaktır.” 

Uzm. Psk. Sibel Deniz Toledo Falay, düğün arifesinde gerginliği minimumda tutmak ve hazırlık sürecini daha huzurlu geçirmek isteyen çiftlere şu önerilerde bulundu:
 

"1) Organize ve planlı olun. Dağılmazsanız daha az gerilim yaşarsınız. Yapılacak işler listesi yapın ve bunları öncelik sıralamasına koyun. Bu sıralamaya mümkün olduğunca uymaya çalışın. 
2) Nefes alıp gevşemeye zaman ayırın. 
3) Her şey mükemmel olmalı kaygısını bir yana bırakın. Olabilecek ufak tefek aksilikleri şimdiden kabul edin. Sonuçta bu bir kutlama, sınav değil. Kimseye performans sunmak zorunda değilsiniz. 
4) Eşinizle kararları ortak almaya ve sınırlarınızı en baştan ortak belirlemeye çalışın. Bunları aileleriniz ile de paylaşın! 
5) Çıkan aksilik ya da problemlerde birbirinizi suçlamanız sinirlerinizi yıpratmaktan başka hiç bir işe yaramaz. Bu yüzden çözüm odaklı davranmaya çalışın. Sorunu çözün ve önünüze bakın ve mümkünse bunu tüm hayatınız boyunca uygulamaya çalışın. 
6) İhtiyacınız olduğunda çevrenizden destek istemekten çekinmeyin. Her şey ile tek başınızda baş etmek zorunda değilsiniz. Destek istemeniz sizi güçsüz ya da zayıf yapmaz. 
7) İstemediğiniz, size uymayan bir durumda ‘’HAYIR’’ demekten çekinmeyin. Bu da sizi ‘’saygısız, nankör, kötü, …’’ yapmaz. Sadece sunulan şeyi istemediğinizi gösterir". 
Aslında hiç bir şey kafada büyütüldüğü kadar komplike olmadığını belirten Falay, “Her şey kişi kafasında çok fazla anlam yüklediği için bu kadar büyük bir hale gelmektedir. İlişki, düğün, evlilik; samimi bir iletişim kurulduğunda, arada gerçek sevgi olduğunda, egolar kapının dışında bırakıldığında ve ben-biz dengesi doğru bir şekilde kurulduğunda gayet keyifli bir şekilde sürüp gidebilir” dedi.