Ziyneti Kocabıyık

Yaz mevsimi ve önümüzdeki Ramazan Bayramı tatili, çoğumuz için yollara düşme ve seyahat zamanı demek. Tatil, dinlenerek, hem ruhu hem bedeni yenilemek için harika bir fırsat. Peki özellikle diyabet, böbrek, kanser ve kalp gibi kronik sağlık problemi yaşayanlar seyahat ve tatilde nelere dikkat etmeli? Liv Hospital Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy kronik hastalara seyahat ve tatil tüyoları veriyor. Genel olarak kronik hastalıkların ağırlaşmadığı sürece seyahate veya tatile engel olmadığını söyleyen Prof. Dr. Murat Aksoy  “Ancak kronik hastalığı olanlar, hastalığın seyrini çok iyi bilmeli, bilemiyorsa doktorundan alacağı bir raporu ve ilaç listesini mutlaka yanında bulundurmalıdır. İdeal olanı, tatile çıkmadan önce mutlaka doktora danışarak tavsiyelerini almaktır” diyor. 

Kanser Hastaları “Ekonomi sınıfı sendromu”na yakalanmayın

Genel olarak kanser hastalığının seyahatine engel bir durum olmadığını ancak tedavisi aktif olarak devam eden ve kansızlığı olan hastaların doktorlarına danışmadan yola çıkmamaları gerektiğini ifade den Prof. Dr. Aksoy, “Özellikle dört saatten daha uzun süre seyahat edecek hastaların susuz ve hareketsiz kalmaması çok önemlidir. Aksi halde derin ven trombozu olarak tanımlanan bacak damarlarında pıhtılaşma söz konusu olabilir. Oluşan pıhtı akciğere atabilir. Bunu önlemenin en iyi yolu seyahat sırasında bol su tüketmek, mümkün olduğu kadar hareketli olmaktır. Özellikle uçak yolculuklarında ekonomi sınıfı koltuklar dar olduğu için bu risk biraz daha fazladır ve “Ekonomi Sınıfı Sendromu” olarak da bilinir. Uçuş sırasında ara ara koridorda yürümek, otobüs yolculuklarında her molada yürüyüş yapmak oldukça faydalıdır. Mümkünse varis çorabı giyilebilir. Daha önce DVT geçirmiş hastaların doktorları ile görüşüp, gereğinde kan sulandırıcı koruyucu iğne uygulamaları gerekebilir” dedi. Meme kanseri ameliyatı geçirenlerin daha rahat giysileri tercih etmelerinin uygun olacağını hatırlatan Prof. Dr. Aksoy, sıkı giysi giyildiğinde özellikle ameliyatlı kolda lenfbezi şişliklerinde artış söz konusu olabileceğini söyledi.

Kalp hastaları Dilaltı ilacınızı yanınızdan ayırmayın

Kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, son iki hafta içinde geçirilmiş bir felç atağı, kontrol edilemeyen kalp ritim bozuklukları, ciddi kalp yetmezliği gibi durumlarda uzun süreli seyahatlerin tavsiye edilmediğini anlatan Prof. Dr. Aksoy, “Tüm kalp hastalıkları için tatile çıkmadan önce bir kardiyoloji uzmanından görüş almakta fayda vardır. Kalp hastalarının da bavula koymaları gereken ilk eşyaları ilaçları olmalıdır. Tatilde ne kadar süre ile kalacaklarını hesaplamalı ve buna göre ilaçlarını ayarlamaları gerekir. Dilaltı ilaç kullanan hastaların, bu ilaçları rahat bulabilecekleri bir cebe koymaları önemlidir. Gereğinde beraber seyahat edecekleri kişi, bu ilaçların yerini bilmelidir. Kalp pili veya bir protez varsa konu hakkında bilgilendirici kart veya rapor hastanın yanında olmalıdır. Kan sulandırıcı kullanan hastalar seyahate çıkmadan önce tahlillerini yaptırmalı ve doz değişikliği gerekiyorsa doktoru ile görüşmelidir” diye konuştu.

Güneşle aranıza mesafe koyun

¥ Rahat bir ulaşım aracı seçin
¥ Temizliğinden ve iyi yıkandığından emin olmadığınız yiyecek, meyve ve sebzeleri tüketmeyin 
¥ Güneşle mesafeli ilişkiye dikkat güneş ışınlarının en güçlü olduğu saatlerde (10.00-16.00) gölgede kalmaya gayret edin.
¥ Terletmeyen hafif kıyafetler giyin
¥ Başlık, güneş gözlükleri, uzun kollu ve sıkı dokunmuş giysiler giyerek derinizle güneş arasına bariyer koyun.
¥ Havuza değil, denize girin
¥ Bol bol sıvı tüketin

Diyabetliler bavula ilk önce şeker ölçüm cihazını koyun   

Şeker hastalığının seyahate veya tatil için engel oluşturmadığını söyleyen Prof. Dr. Murat Aksoy ancak her diyabetlinin seyahate çıkmadan önce bir takım önlemler alması gerektiğini anlatıyor. Diyabetlilerin ilk dikkat etmeleri gereken noktanın şeker ölçümü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aksoy “İnsülin kullanan hastaların, tatil öncesinde doktorlarını görüp kontrollerini yaptırmaları ve insülin dozlarını beraber göz geçirmeleri gerekir. Bavul hazırlanırken ilaçların yanı sıra şeker ölçüm çubukları da unutulmamalıdır. Uçak yolculuklarında insülinlerin kesinlikle valize konulmaması, uçak içinde yolcuyla birlikte olması gereklidir. Şeker hastalarında en çok hastaneye yatma sebeplerinden biri diyabetik ayak yaralarıdır. Bunun için seyahat sırasında ayağı vurmayacak ayakkabılar tercih edilmeli, deniz ve havuz kenarında çıplak ayakla dolaşılmamalıdır. Tatil dönüşü kan şekerinizin fırlamaması için yemek yenilen mekânları seçerken, kebapçılardan çok balık ve sebze yemeklerinin ağırlıkta olduğu, diyabetlinin genel beslenmesini bozmayacak yerler tercih edilmelidir. Ayrıca bu sıcak havalarda bol su içmeyi de unutmamak gerekir” dedi. 

Böbrek hastları sıcakta su kaybına dikkat 

Öncelikle su kısıtlaması olan böbrek yetersizliği hastaları tatilde dikkatli olmalılar. Sıcak bir bölgeye gidiliyorsa, terleme göz önünde bulundurularak böbrek yetersizliğinin derecesine göre su tüketiminin biraz daha artırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Aksoy “Su kaybının sebep olduğu dehidratasyon (susuzluk) durumları için önlemler alınmalıdır. Şiddetli dehidratasyon yani susuzluk durumlarında böbrek fonksiyon kaybının ağırlaşacağı ve diyaliz bağımlılığına kadar ilerleyebileceği bilinmelidir. Diyaliz hastaları, gidecekleri tatil yörelerinde diyaliz merkezi olmasına özen göstermeli, doktorlarından son durumları ve diyaliz değerlerine ilişkin almalılar” dedi.