Özelikle yeni doğan bebeklerin ve çocukların ağız çevresinden öpülmemesi konusunda uyarılarda bulunan Prof. Dr. Türker Sandallı, ağız ortamı "steril olarak doğan bebekler toplumumuzda yaygın olan kültürden dolayı ağız çevrelerinden öpülüyor. Bunun sonucunda da, ağzında çürük olan bir kişi o masum çocuğa çürük yapan bakterileri taşımış oluyor. Diş çürüğüne neden olan bakterilerin tamamen bulaşıcı olduğu bulundu. Bu yüzden lütfen çocuklarınızın, bebeklerinizin ağız çevresinden öpmeyiniz, mamasını yedirirken kontrol için kaşığını ağzınıza götürmeyiniz, emziğini ağzınıza sokmayınız" dedi.

"DİŞ ÇÜRÜĞÜ ORANI 50 YILDIR HALA AYNI SEVİYEDE"

50 yıldır diş çürüğü sıklığı oranının yüzde 82'nin altına inmediğini söyleyen Sandallı bu konunun aslında çok önemli olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda 77 diş hekimliği fakültesinin olduğu, 30 bine yakın diş hekiminin hastalarına hizmet verdiği 2016 Türkiye'sinde hala çürük sıklığımız yüzde 82. Ağzımız ve dişlerimiz, genel sağlığımızı tetikleyen ve etkileyen hastalıklarla doludur. Ağzımız, vücudumuzun giriş kapısını teşkil eder ve vücudumuzun aynasıdır. Dolayısıyla pek çok bakteri ağız yoluyla vücuda girer. Diş çürüğüne sebep olan yemek artıklarının ve bakterilerin ağızdan, dişlerden ve diş etlerinden uzaklaştırılması gerekir. Yapılacak iş son derece basit; dişlerimizi fırçalamak. Her yemekten sonra 2 dakika boyunca dişlerimizi fırçalamalıyız. Hatta 2,5 yaşından itibaren bu alışkanlığı edinmemiz gerekiyor. Burada anne ve babalara çok büyük mesuliyet düşüyor. Çünkü çocuklara diş fırçalama konusunda rol model olmaları lazım. Aksi takdirde diş çürüğünün ve diş eti hastalığının vücutta endokarditten, kardiyovasküler sistem hastalıklarından, hepatitten, mafsal romatizmalarından, bütün üst solunum yolu hastalıklarından, kemik erimesinden, gebelerdeki düşük oranlarının yüksek olmasından ve erken doğumlardan sorumlu olduğunu bilmelerini istiyorum. Yani bütün genel sağlığımız olumsuz olarak etkileniyor" şeklinde konuştu.

"TÜRK HALKININ YÜZDE 86'SI DİŞLERİNİ FIRÇALAMIYOR"

Türk toplumunda diş fırçalama kültürünün olmadığını dile getiren Sandallı aynı zamanda, "Türkiye'de halkın yüzde 86'sı dişlerini fırçalamıyor. Fırçalayanlar da yanlış fırçalıyor. Yani bakteri plağını diş yüzeyinden uzaklaştıramıyor. Bunun halka öğretilmesi lazım. Bir gram diş plağında 300 milyar çeşitli bakteri olduğunu ve bunların vücuttaki her hastalığa yol açabileceğini düşünürsek o zaman diş fırçalamanın önemi daha da ortaya çıkar. Sadece dişlerimizi değil bunun yanı sıra diş etimizi de birlikte fırçalamalıyız. 6 aydan 6 aya diş çürüklerini ve diş eti plaklarını teşhis edebilmesi için hastalarımızın diş hekimine kontrole gitmesi lazım. Diş hekimlerinin de koruyucu flor uygulamalarını çocuk yaşlardan itibaren düzenli bir şekilde yapmaları gerekiyor. Yememize içmemize dikkat etmemiz ve dişlerimizi fırçaladıktan sonra yatmadan önce şekerli şeyler veya tatlılar yemememiz, yesek bile en son işlem olarak dişlerimizi fırçalayıp öyle yatmamız gerekir. Aksi takdirde 50 seneden beri azaltamadığımız çürük sıklığı devam eder" diye konuştu.