Ziyneti KOCABIYIK

Çok klasik bir çocuk şarkısı vardır; hepimiz biliriz. “Orada bir köy var uzakta gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüz…” diye başlar ve devam eder. Uzakta sessiz sedasız şekide olup biten bir şeyleri anlatmak istediğimizde de hep bu şarkıyı hatırlarız. 

Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezine röportaj yapmak için gidip sessiz sedasız yapılan “muhteşem işleri” görünce bu cümle geldi aklıma. Ortada bir köy yoktu elbette. Nüfus sıralamasında Türkiye’nin en büyük 27. şehri ve ekonomide hepimizin bildiği markaların çıkış noktası olan bir büyük şehir vardı. Bu büyük şehrin sağlıktaki markası da Turgut Özal Tıp Merkeziydi. Malatya’ya dünyada bir ilk olan Karaciğer Nakli Hastanesi hakkında röportaj yapmak için gitmiştim ama Merkezin diğer organ nakillerinde de önemli başarılara imza attığını, onkolojide bölgenin en güçlü merkezlerinden biri olmaya hazırlandığını öğrendim. Ve bütün bunların hepsi sessiz sedasız oluyordu. Üstelik Türkiye’nin çok da farkında olmadığı bilimsel başarılar, dünyada geniş yankı buluyordu. Örneğin tek bir organ nakli ile ilgili olarak kurulmuş dünyadaki ilk ve tek hastane olan Karaciğer Nakli Hastanesindeki organ nakli ekibinin başı Prof. Dr. Sezai Yılmaz’ın geliştirdiği bir ameliyat tekniği, dünyadaki tıp literatüründe “Malatya Yöntemi” olarak geçiyordu. Bu teknik sayesinde o güne kadar bazı hastalarda yapılamayan nakiller artık yapılabilir hale gelmişti. Bunun da ötesinde Yale Üniversitesi gibi organ naklinde ileri merkezlerden profesörler misafir öğretim üyesi olarak merkeze geliyor ve burada gördüklerini kendi merkezlerinde uyguluyorlardı. 

15 fakültesi bulunan İnönü Üniversitesi’nin özellikle tıp alanında öne çıkan bir üniversite olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, bunun da sebebinin karaciğer nakli olduğunu vurguluguladı. Prof. Dr. Sezai Yılmaz yönetimindeki ekibin 8 yıldır canlıdan canlıya nakilde hem sayısal hem de hayatta kalma oranları ile bir başarı hikâyesi yazdıklarını ifade eden Prof. Dr. Kızılay “Ancak karaciğer naklinin yanında bütün organ nakillerini de yapıyoruz. Mesela ince bağırsak naklini yapan iki merkezden biriyiz. Pankreas nakli için hazırlıklarımız tamam. Kadavradan organ çıktığı anda hemen yapacağız. Kalp nakli için de çalışmalarımız sürüyor” dedi. 

ORGAN NAKLİNDE CAN KURTARAN MERKEZ

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Hastanesi âdeta bir “karaciğer fabrikası”. 2002 yılında başlayan karaciğer nakilleri, hem sayısı artarak hem de her geçen gün daha mükemmel hale gelerek günümüze kadar ulaşmış durumda.  Yazının başında da belirtiğimiz gibi canlıdan canlıya en çok karaciğer nakli yapılan dünyadaki ikinci Avrupa’da birinci merkez. Röportaj için hastaneyi ziyarete gittiğimizde ekip 2000. karaciğeri takıyordu. Birkaç gün içinde bu rakam en az 10 artmıştır… Yani 15 yıldan bu yana yapılan karaciğer nakillerini ortalamaya vurunca yılda 300 karaciğer naklediliyor. Yani neredeyse her güne bir nakil düşüyor. Ekibin lideri Prof. Dr. Sezai Yılmaz “Sayılara takılmıyoruz önemli olan yaptığımız işin kalitesi” diyor.  

BAŞARI ORANI YÜZDE 90

Bu kadar çok ameliyat yapıldığını öğrendiğimizde hemen aklımıza başarı oranları geliyor. Prof. Dr. Sezai Yılmaz, merkezde, 2,5 aylık bebekten, 70 yaşındaki hastaya kadar her yaş grubuna nakil yapılıyor olmasına rağmen nakil yapılan hastaların hayatta kalma oranlarının da yıllar içinde yükselerek yüzde 90 seviyesine ulaştığını söylüyor. Merkezin tecrübesi sebebiyle Türkiye’nin her yerinden en zor vakaların kendilerine yönlendirildiğini kaydeden Prof. Dr. Yılmaz “Sakarya’da karaciğer komasına giren hastayı Ankara ya da İstanbul’a gönderebilecekleri hâlde bize gönderiyorlar. Çünkü merkezler zor vakalardaki başarısızlık sebebiyle, genel oranlarının düşmesini istemiyorlar. Karaciğer naklinde cankurtaran merkeziz” diyor.

AYNI ANDA 3 NAKİL YAPILIYOR

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Hastanesindeki  organ nakli ekibi yardımcı personeliyle birlikte yaklaşık 75 kişiden oluşuyor. 18’i sadece karaciğer nakli yapan profesör ya da doçent düzeyinde organ nakli cerrahı. Hastanenin cerrahi ekibi, ameliyathane, yoğun bakım ve hasta yatağı altyapısı gibi fiziki durumu aynı anda 3 nakil yapılmasına imkân tanıyor. Şu anda yılda ortalama 300 olan nakil sayısını yılda 500’e çıkarmak istediklerini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz “Şu anda 3 ameliyatı aynı anda rutin olarak yapabiliyoruz. Geçmişte 5 ameliyatı birden yaptığımız da oldu. Yani 5 verici ve 5 alıcı ile birlikte 10 masada birden çalıştık” diyor. 

YARDIMCI PERSONEL EKSİK

Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay ise ekibin lojistiğini sağlayacak yardımcı sağlık personeline ihtiyaç olduğunu belirterek “Daha da büyüyebilmek için her alanda yardımcı sağlık personeline ihtiyacımız var. Maliye Bakanlığından karaciğer hastanemiz için 200 sağlık personeli için kadro istiyoruz” dedi.

"BEŞ GÜN AMELİYATHANEDEN ÇIKMADIĞIM ZAMAN OLDU"

Karaciğer nakil ameliyatları uzun ve zor operasyonlar. Özellikle canlıdan canlıya nakil yapılan ameliyatların kadavradan ameliyatlara göre daha uzun sürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Sezai Yılmaz “Bütün arkadaşlarımız büyük bir fedakârlıkla çalışıyor. Kadavradan organ geldiğinde bugün için bu ameliyatlar 5-6 saat içinde bitiyor.  Canlı vericilerin ameliyatlarına sabah girip akşam çıkıyoruz. Ancak çok ameliyat yaptığımız için daha pratik olduk. Saat 14.00’te bitirdiğimiz de oluyor. Eskiden 24 saat sürüyordu. Beş gün hiç eve gitmediğim zamanlar oldu. Şimdi de sadece uyumaya gidiyoruz” diyor.