DAMLA PEKER

Zeytin Dalı Harekâtı sırasında “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamasıyla büyük tepki çeken Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) İstanbul Odası seçimleri için geri sayım başladı. Yaklaşık 34 bin hekim için kurulacak sandıkta gözler 15 Nisan’a çevrildi. TTB’de yaşanan skandallar sonrasında bu seçimin önemi daha da arttı. Hekimlikte Birlik ve Haklar Platformu çatısı altında aday olan İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Kulak Burun Boğaz Eğitim sorumlusu ve KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut, mesleğin sorunlarını tartışmak ve düzeltilmesine katkı sağlamak için aday olduğunu söyledi. “Siyaset Odası Değil Tabip Odası” ilkesiyle hareket edeceklerini kaydeden Prof. Dr. Turgut, şunları söyledi:

HEKİMLER RAHATSIZ
“Yasalara göre TTB, amaçları dışında faaliyette bulunamaz, hekimler mesleğini fedakârlık ve feragat içinde yapmalıdır. Yani şahsi menfaatleri ile arınmış ve sevgi ile insanlara hizmet etmek isteyen kişilerin seçtiği bir meslek olması gerekiyor. İstanbul Tabip Odası’nın omurgasını teşkil ettiği Ankara’da meşhur açıklamalar yaparak halkın ve kamuoyunun gündemine gelen TTB Merkez Konseyi İstanbul ekibi amaçları dışında sürekli siyaset yaparak gündeme geliyor. Aşırı uçlarda marjinal siyaset yapıyor. Bu da hekimleri çok rahatsız ediyor. Bunlar, sağlıkta dönüşüm programının hekimlerde oluşturduğu negatif algıyı da iyi kullanıyor. Bu sayede çok az oyla, mevcut üye sayısının yüzde 5’inin oyların alıp, odayı ele geçiriyorlar.

SÜREKLİ KAVGA EDİYORLAR
İstanbul Tabip odasının 34 bin 200 kayıtlı üyesi var. Ancak bütün seçimler aşağı yukarı 5 bin kişi ile yapılıyor. Eski bakanların doktor karşıtı bazı söylemleri sürekli gündeme getirilirken; bunlara tepki olarak hekimler oy vermeye gitmiyor olabilir. Bu konuda araştırma yapmadım ama 10 yıldır aidat ödeyen fakat hiçbir seçime katılmayan insanlar var. Geçen sene 5 bin kişi oylamaya katıldı. Yaklaşık 2 bin 700 oy alan şu anki yönetim hekimlerin temsilcisi olduğunu unuttu, bir muhalefet partisi gibi söylemlerde bulunuyor. Sağlık politikalarını uygulayan kişiler ve kurumlarla sürekli kavga halinde oldukları için de bütün kararlar hekimlerin aleyhine çıkıyor.”