Ziyneti Kocabıyık

Keten tohumu, bal, susam, D vitamini, zerdeçal, “sağlık kaynağı olarak bilinir. Ancak uzmanlar, sağlığı yiyeceklerde ararken, hasta olmayın uyarısında bulunuyor. Çocukların, kronik hastalıkları olanların ve genetik risk taşıyanların masum olarak bildiğimiz besin maddelerini tüketirken daha dikkatli olması gerektiğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Diyetisyeni Arzu Yamanel, yiyeceklerle ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı. 

D VİTAMİNİ ZARARLI MI?

D vitamini, kemik sağlığından, bağışıklığın güçlenmesine kadar birçok faydası için hemen hemen herkesin kullanmaya başladığı bir vitamin. D vitamini eksikliğinin diyabet hastalığından, kalp hastalıklarına, depresyondan astıma kadar birçok hastalıkla ilgili olduğu bilimsel çalışmalarla saptanmış durumda. Yağda çözünen bir vitamin olan D vitamini, besinlerle alınan kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini sağlıyor. Ancak D vitamini düzeyinizi kontrol ettirmeden takviye başlamayın. İdeal D vitamini alımı günde 1.000-2.000 Ü olmalıdır. Fazlalığı ciddi kalsiyum yüksekliğine neden olur. Bu durum kalp-damar hastalıklarına, mide bağırsak hastalıklarına, ruhsal ve sinirsel hastalıklara yol açabilir. Hatta kalp ritim bozukluğu yapabileceğinden ölüme bile sebep olabilir. Ayrıca D vitamini fazlalığı kemik döngüsünün durmasına ve kemiğin daha kırılgan hâle gelmesine sebep olabilir.

TANSİYONU OLAN SİMİTİ AZ YESİN

Susam A, C, E vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Ayrıca içeriğinden dolayı, diyabet hastalığında ve anemide tercih edilir. Ancak susam yağlı bir besindir. Dolayısıyla simit gibi bol susamlı besinlerin fazlası, kilo problemine sebep olur. Alerjik bir yapıda olanlar için ciltte kızarıklık, döküntü, kaşıntı, baş dönmesi, tansiyon gibi problemlere yol açabilir. 

KETEN TOHUMU: ŞİFA DA OLUR ZEHİR DE

Keten tohumu, başta sindirim sistemi olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde sıklıkla tüketiliyor. Özellikle kabızlık, yüksek kolesterolün düşürülmesi, iltihaplı hastalıklar ve zayıflamada kullanılıyor. Bununla birlikte eğer kan sulandırıcı bir ilaç alıyorsanız, keten tohumu kullanmayın. Diyabet ilaçları alanlarda keten tohumu mutlaka uzman kontrolünde kullanılmalıdır. Çünkü kan şekerini hızlıca düşürebilir. Kistleri olan kadınların da fazla keten tohumu  tüketmemesi tavsiye ediliyor.

ZERDEÇAL HER DERDE DEVA DEĞİL

Bilimsel çalışmalarda zerdeçalın, normal olmayan hücrelerin ve kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği gösterilmiştir. Özellikle kalınbağırsak kanseri riski yüksek olan kişilerde kanser gelişiminin engelliyor. Bununla birlikte (siklofosfamid, irinotecan gibi) gibi bazı ilaçların etkisini bozabileceğinden bu ilaçlarla birlikte kullanılmaması gerektiğine de dikkat çekiliyor.  Ayrıca safra yolları tıkanıklığı, safra taşı, ülser dâhil mide-bağırsak hastalığı olanların da bu ürünü kullanmaması gerekiyor.

MS HASTASINA EKİNEZYA YASAK

Ekinezyanın en çok kullanıldığı yer kışın grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Ancak lupus, romatoid artrit gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ile MS ve verem gibi hastalıklarda kullanılmamalıdır. Yan etki olarak başağrısı, hâlsizlik, bulantı, mide ağrısı, kabızlık ve döküntü, görülebilir. Bazı ilaçların etkisini ve yan etkisini artırabilir. 6-8 haftadan daha uzun kullanımının bağışıklık sistemini baskıladığı gösterilmiştir. 

BEBEKLER İÇİN BAL TEHLİKELİ

Bal, içerdiği vitamin, mineral ve aminoasitlerden dolayı “süper” olarak adlandırdığımız besinlerden biridir. Kanser gelişimi ve birçok kronik hastalığa iyi gelen balın, 1 yaş altı bebeklere verilmemesi gereklidir. Çünkü arılar bal yapmak için nektar toplarken botulizm bakteri sporlarını da beraber alıp bal yapımında kullanırlar. Yetişkinlerde herhangi bir problem oluşturmayan bu bakteri, hem vücudun savunma ve sindirim sistemi yeterince gelişmemiş hem de mideleri sadece anne sütünü sindirebilen 1 yaşın altındaki bebeklerde, ‘botulizm’ adı verilen tehlikeli bir zehirlenmeye yol açabilir.