ZİYNETİ KOCABIYIK

Kemik iliğindeki ana hücrelerin kontrolsüz çoğalarak başta kemik iliği olmak üzere tüm organ ve dokuların normal fonksiyonlarını bozması sonucu gelişen lösemiler, çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturuyor. Çocukluk çağında en sık görülen kanser olan lösemi tedavisindeki yeni gelişmelerin yüz güldürdüğünü söyleyen Türk Hematoloji Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Tiraje Celkan, “Türkiye’de artık hemen her üniversite ve eğitim hastanesinde çocuk lösemilerini tedavi edebiliyoruz. Genel tedavi başarımız 85’lere ulaşmış durumda. Hedefimiz yüzde 90’lara ulaşmak yani her 10 lösemili çocuğumuzdan 9’unu tamamen tedavi edebilmek” dedi.

HASTALIĞIN DERECESİNE GÖRE TEDAVİ DOZU
Antalya’da düzenlenen 44. Ulusal Hematoloji Kongresi’nde diğer kanser türlerinde olduğu gibi lösemi tedavilerinde de hedefe yönelik yeni ilaçların kullanılmasının iyileşme oranlarını artırdığını belirten Prof. Dr. Celkan, “Yeni tedavilerin yanı sıra birtakım genetik testlerin yapılması sayesinde tedavi başarısını artırabiliyoruz. Lösemilerde her zaman ‘kalıntı hastalık’ dediğimiz, kanser hücrelerinin saklanarak yıllar sonra tekrarlaması riski bulunuyor. Bu risk dolayısıyla çocuğa ya gereğinden fazla kemoterapi veriliyor ki, bunun yan etkileri fazla; ya da az kemoterapi verildiği için hastalık bir süre sonra tekrarlıyor. Son yıllarda birtakım laboratuvar testleri ile hastalığın derecesini belirleyip ona göre kemoterapi veriyoruz ya da diğer ilaçları devreye sokuyoruz. Kalıntıyı tespit edebiliyorsak tedavi başarımız artıyor” dedi.

LÖSEMİNİN SEBEBİ BİLİNMİYOR

Ülkemizde her yıl 16 yaşın altında yeni 1500 lösemi vakası bildiriliyor. Lösemi vakalarındaki artışın sebebinin tam olarak bilinmemekle birlikte anne babanın çalıştığı işten, enfeksiyonlara, çevredeki baz istasyonlarına kadar birçok etkenin suçlandığını söyleyen Prof. Dr. Celkan , “Yapılan çalışmalarda ayakkabı yapıştırıcısının içindeki benzen dışında kanıtlanmış bir sebep yok” diye konuştu.

TEMBEL DEĞİL BELKİ DE HASTA
Löseminin çocuğu hâlsiz bıraktığını hatırlatan Prof. Dr. Celkan, yaşıtları gibi hareketli olmayan, iştahsız, kilo kaybeden ve sürekli yatmak isteyen çocuğa mutlaka kan testlerinin yapılması gerektiğini ifade ederek, löseminin diğer belirtilerini şöyle sıraladı:
¥ Kansızlığı normal kabul etmeyin: Lösemide kemik iliğindeki kırmızı hücrelerin azalması sebebi kansızlık gelişir. Kansızlığa bağlı olarak çocuğun rengi soluklaşır ve hâlsizlik yaşar. Toplumda demir eksikliğine bağlı kansızlığın çok olması, bu durumun normal kabul edilmesine sebep olabilir.
¥ Dişlerini fırçalarken fazla mı kanıyor?: Bazı lösemiler kanama ile belirti verir. Bu yüzden burun kanaması, dışkısında kanama, siyah dışkılama ve diş eti kanamalarına dikkat edilmelidir.
¥ Kolay morarıyorsa dikkat:  Düşmeye ya da çarpmaya bağlı olmayan, uzun süre geçmeyen morluklar normal değildir. Özellikle sırt ve boyun bölgesindeki morluklar, bir şeylerin yolunda gitmediğinin habercisi olabilir.
¥ Kasık ve koltuk altında şişlikler: Lenf bezlerinde şişlikler görülebilir.

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİSİ AZALIYOR
Yeni tedaviler sayesinde lösemili çocukların ömür boyu diğer sağlıklı çocuklar gibi yaşayabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Celkan, “Lösemi tedavisi gören çocuklar, kemoterapinin yan etkileri sebebiyle yıllar sonra beyin tümörü ya da diğer kanserlerle, kalp hastalıklarıyla karşımıza gelebiliyor. Büyümesi gelişmesi etkilenebiliyor. Anne baba olma şansı riske girebiliyor. Oysa hastalığın derecesine göre verilen tedaviler sayesinde bütün bu yan etkiler bertaraf ediliyor” diye konuştu.