ZİYNETİ KOCABIYIK

Sürekli olarak çevredeki bütün gözlerin sizin üzerinizde olduğunu mu düşünüyorsunuz? Topluluk içinde konuşmak sizin için bir işkence mi? Alay konusu olacağınızı düşündüğünüz için başkalarının yanında hiçbir şey yapmak istemiyor musunuz? Bütün sorulara cevabınız evetse siz bir sosyal fobik olabilirsiniz…
Psikiyatride gerçekte korku duyulmayacak bir olaya karşı aşırı korku hissetmek ve durumdan kaçınmak olarak tarif edilen sosyal fobiyi toplum içinde çeşitli düzeyde yaşayanların sayısı sanılandan çok daha fazla. Sosyal fobinin kontrol altına alınmadığında kişiyi tamamen kısıtlayan ve hayatını yaşamasını engelleyen bir durum olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz “Sosyal fobi okul, iş hayatı, arkadaşlık ilişkileri, flört ve evlilik, komşuluk gibi hayatın her alanını etkiler. Hatta kişiyi kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle getirebilir. Mesela karnı aç olduğu ve parası da olduğu hlde bakkala gidip yiyecek bir şey alamamak; ulaşım için toplu taşıma araçlarına binememek ya da büyük bir kaygı yaşamayı göze alıp binse bile bir başka yolcu ‘İnecek var’ deyip son durağa kadar araçtan inememek, sosyal fobisi olan insanların yaşadığı zorluklardandır” dedi

KADINLARDA DAHA SIK
Ülkemizde toplumun yüzde 20’sinin çeşitli düzeylerde sosyal fobisi olduğunu anlatan Dr. Yavuz, bu problemin kadınlarda daha fazla görüldüğünü anlattı. Sosyal fobinin kişiyi topluluktan ve toplumdan uzaklaştırdığına işaret eden Dr. Yavuz “Bu kişiler başkalarının yanında rahat hareket edemez ve rezil olma korkusu yaşarlar. Etrafta biri varken telefonla konuşamamak, iş arkadaşı bakarken yazı bile yazamamak çok kısıtlayıcıdır. Kişi, okulunda ya da işinde kendini gösteremez, isteklerini ifade edemez, haklarını savunamaz. İnsanların yanında çay bile içmek istemeyen, yanlış bir şey yaparım da alay konusu olurum diye düşünen insanların bir iş başvurusunda bulunmaları ve dolayısıyla hayatlarını sürdürmeleri de oldukça zordur” dedi.

GENÇLERİ MADDE KULLANMAYA İTİYOR
Dr. Mehmet Yavuz “Aslında sosyal fobi yaşayan kişiler de çoğunlukla çevreleriyle iyi iletişim içinde olmayı istiyorlar. Ancak, fobileri yüzünden bir türlü bir türlü bunu başaramadıkları için, bu durum onların daha fazla karamsarlık yaşamasına sebep olur. Bazı çocuklar bu durumdan uzaklaşma yolunu madde kullanımında bulurlar. Kullandıkları maddenin etkisiyle daha sosyal oldukları için, dozunu artırarak bağımlı hâle gelirler” diyor.

'YA HEP YA HİÇ' KORKUYU BESLER
Mükemmel olmaya çalışmayın: Bütün insanlar hata yapar. Bu yüzden mükemmele ulaşmak boşuna uğraşmayın. Mükemmellik iyinin düşmanıdır; var olanın en iyisi ile yetinmeyi öğrenmek son derece faydalı olabilir.

“Ya hep ya hiç” anlayışıyla hareket etmeyin: Bir şeyin hepsini elde edemiyorsanız, bir kısmından da mahrum olmayın. Zorunda olmaktan vazgeçin. “Mutlaka yapmalıyım” yerine “Yapmak istiyorum ve elimden gelenin en iyisini yapabilirim’i koyun.

Ulaşılabilir hedefleriniz olsun: Beklentilerinizi ulaşabileceğiniz seviyelerde tutun. Böylece sürekli olarak hayal kırıklığı yaşamaya mahkûm olmazsınız.

Kendinizi geliştirmeye açık olun: Kendinizi geliştirerek yapabildikleriniz igiderek daha da iyi hâle getirin.

Herkesi memnun etmeye çalışmayın: Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, sizi ve yaptıklarınızı onaylamayacak, beğenmeyecek, reddedecek birileri mutlaka olacaktır. Öyleyse herkesi memnun etme çabasını bırakın. Hayır demeyi öğrenin. Size teklif edilen her yükü, hiç istemediğiniz hâlde sırtlanırsanız zaman ve enerji kaybınız bir yana insanların sizi kullandığını, sömürdüğünü düşünerek zayıflık ve acizlik hislerine kapılabilirsiniz.

SEBEP ELEŞTİRİLME KORKUSU
Sosyal fobinin temelinde başkaları tarafından yargılanma ve eleştirilme korkusu bulunduğuna dikkat çeken Dr. Yavuz “Kaçınma duygusu, küçük düşürülmek ya da aşağılanmak korkusundandır. Bir şeyleri yapmak isteyip de yapamamak ise kişiyi majör depresyona itebilir. Sosyal fobi, utangaçlıktan ayrılmalıdır. Aslında sosyal fobide utanma korkusu vardır. Diğer bir ifade ile utangaçlıkta çekingenlik, sosyal fobide ise korku vardır. Sosyal fobik bireyin zihninde sürekli ‘Başkaları ne der?’ sorusu dolaşmaktadır. Bu kişiler aslında yeterli zekâ ve kabiliyetleri olmasına rağmen onaylanmama ve reddedilme korkusu ile hiçbir aktiviteye başlamazlar” dedi.

"EL ÂLEM NE DER" DİYE DÜŞÜNMEYİN
Yeryüzünde sizi hiç tanımayan ve sizin ne yaptığınızı hiç umursamayan milyarlarca insan yaşıyor. Çevrenizdeki insanların da sizi düşünüp durmaktan daha önemli meşguliyetleri var. Bu yüzden sürekli “Başkaları ne der?” diye düşünüp kaygılananlar, biraz da “Başkaları ne derse desin!” düşüncesine yoğunlaşmalı.