ZİYNETİ KOCABIYIK

obil cihazların günlük hayatın her anında elimizin altında olması özellikle cep telefonlarına indirilen uygulamaları kullanma sıklığını artırdı. ‘Hiç aplikasyon kullanmıyorum’ diyenler bile en azından telefonun adımsayarından o gün ne kadar hareket ettiğini kontrol ediyordur. Daha sonra günlük beslenmeyi düzenleyen zayıflama programları, kalori hesabı yapan programlar, kan şekerini hesaplayanlar, gebelik takibi yapanlar ve benzeri birçok mobil sağlık uygulaması geliyor… Peki bunların ne kadarı güvenilir? Hiç sorgulamadan sağlığımızı elimizdeki mobil cihazlara emanet edebilir miyiz? 

DESTEK ALIN AMA…

Koç Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli, mobil sağlık uygulamalarına ‘tedbirli’ yaklaşmak gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Kişinin ihtiyaca ve kullanıma göre farklılık gösteren çeşitli uygulamaları, mobil cihazına indirmeden önce kendi sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Deyneli “Aplikasyonların ortaya çıkış mantığı masum aslında. Bu işin fikir babaları herkesin elinden düşüremediği cep telefonlarını diyabeti ya da kilo fazlalığı olan kişilerin bu problemlerinin çözümü için kullanabilir miyiz diye düşünmüşler. Buna yönelik uygulamalarla, hem diyabetli kişinin diyabetlerini hem kendileri hem de hekimler için daha kolay yönetilebilir hâle sokmak istemişler. Mesela kilo problemi olan kişilerde beslenmeyi düzene sokup hareketi artıracak uygulamalar geliştirmişler. Cep telefonlarının kola takılan saat benzeri yardımcıları ile de titreşimli uyarılar vererek harekete teşvik ediyor. Aynı şekilde kişi günlük beslenme içeriğini girdiğinde fazla kalori alıp almadığını hesaplıyor ve eksiklerini belirtiyor. Ama o kadar… Sonuçta bunlar ne diyetisyen ne de hekim. Sadece destekleyici, daha yönlendirecek yol gösterecek uygulamalar olarak kalmalı” diyor.

DİYABETİN TAKİBİNDE YARDIMCI

Diyabetlilerin kullandığı uygulamaların diyabetlinin sağlık verilerini tutmasına ve doktorla geçirilen zamanı daha verimli kullanılmasına yardımcı olduğunu anlatan Prof. Dr. Deyneli “Takip etti-ğimiz diyabetlilerin kendi şeker ölçümlerini mutlaka görmek istiyoruz. Şeker ölçümleri ile birlikte eğer besinlerini, neler yediklerini de yazarlarsa, onunla ilgili daha fazla bilgimiz oluyor. Dolayısıyla tüketilen karbonhidrat miktarı, yemek miktarı insülin dozlarıyla günlük şeker seyrinin nasıl gittiğini bize bir özet olarak vermesi, hekimlerin de, diyabetle uğraşan sağlık profesyonellerinin de hastayla geçirilen zamanı daha etkili kullanmasına imkân sağlıyor. Hastalar görmek istediğimiz bilgilerle karşımıza geliyor” diye anlattı.

DOKTOR YA DA DİYETİSYEN DENETİMİ ŞART
Başkasının ilacını kullanmak gibi...

 

Sağlık uygulamalarının yol gösterici olması gerektiğini ancak asla doktorun ya da diyetisyenin yerini alamayacağını söyleyen Prof. Dr. Deyneli “Bu uygulamalar doktor ya da diyetisyen denetiminde kullanılmalıdır. Bunlar sadece kişinin tedavi sürecine daha rahat uyum göstermesi için yol gösterecek araçlar olabilir. Tıpkı elinizdeki kitaba bakarak bir şeyleri düzeltmeye çalışmak gibi bir durum. Bu kitabın cep telefonuna aktarılmış olduğunu düşünün. Ama programda, kilo vermenizle ilgili kilo vermenizi sağlayan süreci beraber takip etmeniz gereken bir sağlık profesyoneli ile ilerlemeniz gerekir. Aksi takdirde başkası için yazılmış bir ilacı kullanmış gibi olursunuz. Ezbere hareket edilmemesi gerekir. Çünkü sizin metabolizmanız, sizin kilo alma sebepleriniz size özgüdür ve bunun değerlendirmesini ancak bir sağlık profesyoneli yapabilir” dedi.

 

UZMAN OLMAYAN KİŞİLER HAZIRLIYOR
Çoğunun bilimsel altyapısı yok

 

Sağlık uygulamalarının önemli kısmının bilimsel olarak bir değerlendirme sürecinden geçmediklerini hatırlatan Prof. Dr. Deyneli “Kritik tarafı bu. Yeni bir ilacı, bir ürünü, sağlıkla ilgili bir şeyi denerken bunların etkin olduğunu bilmeye ihtiyacımız var. Bunların etkin olduğunu gördükten sonra da bir yan etkisi olup olmadığını da biliyor olmamız lazım. Çoğu uygulama böyle bir değerlendirme sürecinden geçmemiş. Yazıyorsunuz, gönderiyorsunuz yayınlanmaya başlıyor. Altına para isteyecek uygulamaları da ekliyorsunuz ondan sonra para kaynağı hâline geliyor. Günümüzde önemli bir gelir alanı hâline gelmiş. Dolayısıyla hakikaten işe yaramayacak olan belki bazı sakıncaları olabilecek olan uygulamalar da aynı serbestlikte girebiliyor. Bütün uygulamalar için söylemiyorum bunu ama denetim sistemine ihtiyaç var” diye anlattı.