Ziyneti Kocabıyık - Baş boyun bölgesinde ortaya çıkan tiroit, cilt, gırtlak, dudak ve dil kanserleri ülkemizde ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Kansere bağlı ölüm sebepleri arasında altıncı sıradaki baş boyun kanserleri ile ilgili farkındalık son derece düşük. Avrupa’da yapılan bir çalışmaya göre toplumun yüzde 70’i bu kanser türünü tanımıyor. Oysa bütün dünyada yılda yaklaşık 700 milyon kişi baş ve boyun kanserine yakalanıyor. Hastaların yarısı beş sene içinde hayatını kaybediyor. Bütün kanser türlerinde olduğu gibi baş boyun kanserlerinde erken teşhis ve tedavinin hayatta kalma şansını artırdığına dikkat çeken Türkiye’deki Baş Boyun Kanserleri Derneği ve Avrupa Baş ve Boyun Derneği (EHNS) Genel Sekreteri Prof. Dr. Şefik Hoşal “Erken teşhisle tedavi başarısı yüzde 80’e ulaşıyor. İleri evrede bu şans yüzde 40’a düşüyor. Ancak belirtileri soğuk algınlığı belirtilerine benzediği için insanlar tarafından dikkate alınmıyor. Üç haftadan uzun süren ses kısıklığı, ağız içi yaralar ve boyunda şişliğini ihmal etmeyin” diyor.

SEBEP: SİGARA VE ALKOL 
Baş boyun kanserleri ile ilgili toplumsal farkındalığın düşük olması sebebi ile Avrupa Baş ve Boyun Derneği, eylül ayının ikinci haftasını bu hastalığa dikkat çekmek için değerlendiriyor. Ülkemizde Merck firmasının desteklediği etkinlikler kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Tıbbi Onkoloji Derneğinden Prof. Dr. Özlem Er, hastalığın en önemli sebebinin tütün tüketimi olduğuna dikkat çekti. Özellikle sigara ve alkolün birlikte tüketilmesinin riski büyük oranda artırdığına işaret eden Prof. Dr. Er “Genetik faktörler bütün kanser türlerinde olduğu gibi baş boyun kanserlerinde de önemli etken. Baş boyun kanserlerinin yüzde 70’inin sebebi sigara ve alkolün birlikte kullanılması” dedi. Son yıllarda giderek artış gösteren risk faktörlerinden en önemlisinin HPV virüsü olduğunu anlatan Prof. Dr. Er “Aşı ile ortadan kaldırılabilen HPV virüsü Avrupa’da baş boyun kanserlerinin önemli sebepleri arasında yer alıyor. Bunun için, sadece kız çocuklarının değil, erkeklerin de ergenlik döneminden 26 yaşına kadar aşılanmaları gerekiyor” dedi.

UZMANLAR BİRLİKTE ÇALIŞMALI
Baş boyun kanserlerinin ağız ve yemek borusu gibi çiğneme, yutma, tat alma gibi çok çeşitli fonksiyonların yerine getirildiği kompleks bir bölgede ortaya çıktığını hatırlatan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Okolojisi AD Başkanı Prof. Dr. Ömer Uzel “Teşhis MR ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri ile konuluyor. Burada cerrahi, radyoterapi ve kemoterapinin bir arada olduğu kombine tedaviler uygulanıyor. Tedavi başarıları bu sayede yüzde 90’ın üzerine çıkıyor” dedi. 
Hastaların üçte ikisinin doktora ileri evrede başvurduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Er, tedavide kemoterapinin mihenk taşı olduğunu ancak son yıllarda gelişme gösteren hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin baş boyun kanserlerinde sağ kalım oranlarını artırdığını ifade etti. 

HİÇBİR YİYECEK TEK BAŞINA HASTALIKTAN KORUMAZ
Kanserde beslenme tedavi değil destek

Diyetisyen Taylan Kümeli yeme ve yutma problemi olan kanser hastaları için beslenme rehberi hazırladı.
Tedavideki gelişmeler baş boyun kanseri hastalarının hayatta kalma şansını artırdı. İyi beslenme özellikle baş boyun kanserli hastalar için hayati öneme sahiptir. Bu yüzden Avrupa Baş Boyun Derneği “Baş ve Boyun Kanseri Tedavisi Gören Hastalar İçin Yemek Kitabı ve  Beslenme Rehberi” hazırladı. Türkçeye de çevrilen kitap, kendisi de daha önce kanser geçiren diyetisyen Taylan Kümeli’nin Türk damak tadına uygun tarifleriyle zenginleştirilerek basıldı. Baş boyun kanserli hastalarına teşhis konulduğu sırada belirli ölçüde beslenme yetersizliği bulunduğuna dikkat çeken Kümeli “Tedavinin fiziki etkisinin yanı sıra hastaların maruz kaldığı duygusal stres de yeme içmede azalmaya sebep olabilir. Beslenme, hastanın kaybettiğini gücünü kazandıracak ve tıbbi tedavinin de başarısını artıracak bir unsurdur. Bu yüzden bu hastaların mutlaka beslenme tavsiyesi desteği alması gerekir” dedi.
Enerji seviyesini korumak için beslenmede enerji ve protein alımının artırılması gerektiğine dikkat çeken Kümeli “Araştırmalar düşük kalori ve düşük protein alımının kötü tedavi sonuçları ve düşük hayat kalitesiyle alakalı olduğunu göstermiştir. Bu hastalarda hücre kaybı büyüktür. Hücrenin yapı taşı olan protein yönünden zengin olarak beslenmeleri gerekir. Yutma, tat alma ve çiğnemede problem yaşayan bu hastalar için özellikle yoğurt ve süt çok değerlidir. Bunun yanında nohut, mercimek gibi bitkisel protein kaynakları ile et ve balık da püre hâline getirilerek verilebilir” diye anlattı.
 Kanser geçiren kişilerin yaptığı en büyük hatanın “Sadece organik besleneceğim” diyerek gıdaları kısıtlaması olduğunu söyleyen Kümeli “Hiçbir besin tek besin tek başına kanser sebebi olmadığı gibi hiçbir besin tek başına kanserden korumaz ve tedavi etmez. Kanserde beslenme bir tedavi yolu değil, bir destektir. Kanser hastaları bazı besinleri tıbbi tedavilerini kesmeden destek amacıyla kullanabilirler” dedi. 

YOĞURT EN DEĞERLİ YİYECEK
Bol bol protein 

Baş ve boyun kanserli hastalar için tedaviden sonra normal beslenmeye geri dönmenin çiğneme ve yutma güçlüğü, ağız kuruluğu, tat kaybı ve psikolojik etkenler sebebiyle kolayca gerçekleştirilemeyeceğini belirten Kümeli, hastaların diyetlerini geliştirmek için önemli ipuçları verdi. Taylan Kümeli, tavsiyelerini şöyle sıraladı:
¥ Yumuşak, pürüzsüz yapıda olan yoğurt gibi yiyeceklerin püre hâline getirilmesi ya da birleştirilmesi bu gıdaların yutulmasını kolaylaştırabilir.
¥  Çorbalar ve smothie’ler (yoğun kıvamlı meyveli içecekler) kalori alımını sağlamak ve bol miktarda taze meyve ve sebze tüketmek için mükemmel bir yoldur.
¥  Tam yağlı süt, rendelenmiş peynir, yağlı yoğurt, sızma zeytinyağı gibi yüksek yağlı seçenekler ve meyve suları ek kalori ve besin maddeleri sağlayacaktır. 
¥  Yeterli beslenmeyi sağlamak amacıyla gerekli gıda takviyelerini düzenli bir diyete eklemek için bir uzmanla çalışınız.
¥  Lapa hâline getirilmiş balık eti, güveç etleri, yumuşak pişmiş sebzeler ve muz gibi yumuşak yiyecekler kolaylıkla püre hâline getirilebilir.

Yutarken kulağa vuran ağrı normal değil
Prof. Dr. Şefik Hoşal, baş boyun kanserlerinin belirtilerinin ortaya çıktığı bölgeye göre farklılık gösterdiğini belirterek genel olarak dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:Dudakta ve ağızda geçmeyen yara: Dil ve dudak kanserlerinde, dil ve dudaklarda iyileşmeyen yara ve şişlikler. Bunlara bir de boyunda beze eşlik edebilir.
Boyunda şişlik: Boyun bölgesinde üç haftadan uzun süren şişliklerde boyun kanseri düşünülmelidir.
Ses kısıklığı: Gribal enfeksiyona öksürük de eşlik eder. Üç haftadan uzun süren ses kısıklığı ve ses değişimi gırtlak kanseri belirtisi olabilir.
Yutma güçlüğü: Gıdaların boğaz ve yemek borusundan geçerken zorlanması, mide bulantısı ve kusma durumunda mutlaka hekime başvurmak gerekiyor. 
Geçmeyen kulak ağrısı: On günden uzun süren kulak ağrısı, yutkunurken kulağa vuran ağrı, baş boyun kanserleri belirtisi.