Ziyneti Kocabıyık - Meslek hayatı boyunca yaklaşık 5 bin böbrek, bin karaciğer ve 100 pankreas nakli yapan Prof. Dr. Ayhan Dinçkan “Her başarılı nakilden sonra onlarla birlikte âdeta yeniden doğuyorum” diyor.   Türkiye organ nakli ameliyatları konusunda dünyanın önde ülkelerinden biri.  Bu konuda dünyaca ünlü cerrahlarımız var. Organ nakli cerrahı olmak tıbbın herhangi bir dalında çalışmaya benzemiyor. Türkçemizde “gecesi gündüzüne karışmak” diye bir tabir var ya, hayatları işte tam da öyle… Bütün gün, günlük rutin ameliyatlarını yaptıktan sonra tam hastaneden ayrılacakları sırada bir kadavra haberi gelirse, bütün gece organı çıkarıp takmakla uğraşır, eğer şansları varsa günün ilk ışıklarıyla evlerine dönebilirler. Ya da planlanmış ameliyatlarına devam etmek zorunda kalabilirler…

3-9 Kasım ülkemizde, organ bağışına dikkat çekmek amacıyla Organ Bağışı Haftası olarak anılıyor. Vatandaşlar bu konuda duyarlılığa davet ediliyor. Bir de hastaya dokunan şifalı parmaklar var. O parmaklardan biriyle, İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan’la konuştuk. Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı organ ve doku nakli şubesi biriminde böbrek bilim kurulu üyesi olan Prof. Dr. Dinçkan, hepsini sayamasa da bugüne kadar yaklaşık 6 bin organa dokunmuş. bin civarında karaciğer nakli, 5 bine yakın böbrek nakli ve 100 civarında pankreas nakli… “Organ taktığım her hasta ile yeniden doğuyorum” diyen Ayhan hoca ile biraz dokunduğu hayatlar biraz da Türkiye’de organ naklinin önündeki engelleri konuştuk…

KAÇ KİŞİ HANGİ ORGANI BEKLİYOR
Böbrek: 22.400 

Karaciğer: 2.500 
Kalp: 655
Pankreas: 270 

2018 ORGAN NAKLİ RAKAMLARI
Böbrek: 3.874 
Karaciğer: 1.588 
Kalp: 91 
Akciğer: 43 
Pankreas: 4 

TÜRKİYE’NİN NAKİL KARNESİ
Organ bekleyen 28.000 
Gerçekleşen: 5.600 
Canlı verici: Yüzde 90
Kadavra: Yüzde 10


NAKLE HASTANENİN TAMAMI DÂHİL OLUYOR
¥ Kaç organ nakli yaptınız? 

Yaklaşık 6 bin. Ancak organ nakli, bireysel başarılardan ziyade multidisipliner bir iş. Bir kazayağı yapılanması var. Bu ayağın bir tarafı cerrahi, bir tarafı dâhiliye ve bir tarafı da koordinasyon biriminden oluşuyor. Yani böbrek nakli yapıyorsanız nefroloji ekibine, karaciğer nakli yapıyorsanız, gastroentereloji bölümüne ihtiyacınız oluyor. Koordinasyon, hem bu organların bulunması hem de organizasyonun yapılması için çok önemli. Neredeyse bir hastanedeki bölümlerin tamamı bu işin içerisine dâhil oluyor. 

94 YAŞINDAKİ KARACİĞERİ KULLANDIK
¥ En yaşlı ve en genç hastalarınız kaç yaşındaydı?

En yaşlı kadavra donörü, 94 yaşında vefat eden bir hastadan kullandığımız bir karaciğer oldu. Daha önce 87 yaşındaki hastaya canlı böbrek nakli yaptık. Alıcı yaşı 70’in üzerinde hem karaciğer hem de böbrek naklini başarıyla yaptığım birçok hastam var. En küçük donörümüz ise 3 aylık bir bebekti. En genç karaciğer nakli olan hastamız 3 - 3,5 aylıktı. Böbrekte ise 5-5,5 aylıkken nakil olan hastamız oldu. Bizim nakil ameliyatlarımızın yüzde 15’ini, hem böbrek hem karaciğer özelinde pediatrik nakiller oluşturuyor.  

KENDİ BAŞIMIZA GELMEDEN İLGİLENMİYORUZ
¥ Türkiye’de organ naklinin önündeki en önemli engeller neler?

İşin en temel noktası tabii ki eğitim ve ilgisizlik diyebiliriz. Biz nedense kendi başına gelmeden hareket edemeyen bir toplum hâline geldik. Toplum baskısı ve sisteme olan güvensizlik yüzünden kadavra bağışı yetersiz… İnsanlarda bu organlar gerçek hak sahiplerine ulaşacak mı endişesi var. Oysa Sağlık Bakanlığı bu konuda gerçekten çok iyi çalışıyor. Organlar hakkaniyetli bir şekilde dağıtılıyor. Ayrıca inanç ve başkasını önemsememe duygusu da önemli engel. Yine kadavradan bağış kararı anında ölümün kabullenilememesi durumu da var. Biz bu süreyi biraz fazla uzatıyoruz. Oysa beyin ölümü gerçekleştiğinde çok kısıtlı bir zamanda tanı koyup, onayların alınması gerekiyor. 

¥ Canlı vericiden yapılan nakillerde dünya derecelerimiz var.
Bu alanda yanlış bir takım inanışlar var. Mesela insanların kafalarında “Organını verme yarım insan olursun. Nakil sırasında zarar görebilirsin” gibi bir takım korkular var. Oysa organlarını veren insanların da uzun yıllar takip edildikleri için sağlıklı insanlardan çok daha uzun yaşadıklarını biliyoruz. Bunun dışında, ‘organların bağışlandığı alıcıda bu organlar çok uzun yaşamaz’ gibi bir inanış var. Bu da doğru değil. Günümüzde tıp çok ilerledi. Kullandığımız ilaçlar ile nakledilen organlarda, böbrek için bahsedersek 10 yıl sonra hâlâ yüzde 75’i faaliyette oluyor, karaciğerin ise yüzde 80-85’i çalışıyor.

ÇAPRAZ NAKİL SEÇENEĞİ
¥ Canlı vericili nakillerde kan uymazsa nakil olamaz gerçeği var.

Tabii ki olamazlar ama bu durumda çapraz nakil dediğimiz bir seçenek de var. Bu durumda kendi alıcına donör olamıyorsun ama bir başka alıcıya donör olup karşı tarafın da donörü de sana uygun bir alıcı hâline gelebiliyor. 

¥ Türkiye’nin organ naklinde dünyadaki yeri nerede?
Sayı anlamında dünyada ilk üçteyiz ama bu nakillerin yüzde 80’i canlı vericili, sadece yüzde 20’sini kadavra vericili nakiller oluşturuyor. Oysa ki, bizim bu alanda tam tersi bir oranı yakalamamız gerekiyor. 

Babasının ‘böbrek kardeşi’ 
Ayşe Ela “erkenci” bir bebek. 34 haftalık olarak dünyaya geldi. Hemen yoğun bakıma alındı. Ancak ters giden bir şeyler vardı. Yapılan tahlilde bir kan değerinde yükseklik çıkması yüzünden detaylı tarama yapıldı. Tarama sonucunda doğuştan böbrek hastası olduğu anlaşıldı. Tek çare böbrek nakliydi. Babasının böbreği uyuyordu. Ayşe Ela, 20 aylık olduğunda Prof. Dr. Ayhan Dinçkan ve ekibi babası Yüksel Kocaman’dan aldığı böbreği Ayşe Ela’ya nakletti.


Hira Nur diyalizden kurtuldu
Hira Nur, 1,5 aylıkken kulak akıntısı şikâyetiyle hastaneye götürüldü. Yapılan kan ve idrar testlerinde değerler kötü çıkınca doğuştan böbrek hastası olduğu ortaya çıktı. Hastane hastane gezerken enfeksiyon kaptı. Son olarak İzmir’de bir üniversite hastanesine başvurdular ve böbrek nakli yapılması gerektiği söylendi. İstanbul’a gelen  Hira Nur, annesi  Büşra Nur Demir’den aldığı böbrekle sağlığına kavuştu. 1,5 yaşındaki Hira Nur böylece diyalizden kurtuldu.


Kardeşi ile ciğerini bölüştü
Beş günlükken sarılık yüzünden hastaneye yatan Buğlem Tufan’ın karaciğerinde, 2 aylıkken kitleler tespit edildi. Bu kitleler karaciğerin her yanını sarmıştı. 2,5 yaşına gelen Buğlem’in karnında sıvı birikiyordu. Acilen baba Berkay Tufan’dan karaciğer nakli yapıldı. Prof. Dr. Ayhan Dinçkan ve ekibinin karaciğer nakli yaptığı diğer iki hasta ağabeyinin ciğerini paylaşan 15 yaşındaki Libyalı Muhanad Alduweejın ve 1,5 yaşındaki Filistinli Hassem Muhamed Galol.

Biri anneden diğeri babadan 
4 yaşındaki Tahsin Efe Ağacakoyunlu, karnı şiş olduğu için hastaneye götürüldü. Testler,  Tahsin Efe’nin polikistik böbrek hastası olduğunu gösteriyordu ve diyalize girdi. Annesi böbreğini vermek istiyordu fakat hamileydi. Baba Mehmet Ağacakoyunlu böbreğini verdi ve Tahsin Efe sağlığına kavuştu. 3 yaşındaki Samsunlu Kaan Bafra da polikistik böbrek hastası. Hastalık 10 aylıkken teşhis edildi. Annesi Nagihan Bafra’dan nakil yapılan Kaan parkta oynayacağı günü bekliyor.

Şans ver
Medical Park Hastaneleri 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası bağış ve nakil süreçleriyle ilgili bilgi paylaşımlarıyla farkındalık oluşturmak için  “Şans Ver” isimli bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje kapsamında; Medical Park Hastanelerinin lobilerinde stant kurularak yıl sonuna kadar organ bağışı toplanacak.