Ziyneti Kocabıyık - Daha çok ellerde titreme ile ortaya çıkan ve görülme sıklığı yaşla birlikte artan Parkinson hastalığı ortalama her yüz kişiden birini etkiliyor. Dünyada 10 milyondan fazla kişi Parkinsonla yaşamaya çalışıyor. Parkinson hastalığının beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin bir bölümünün hasara uğraması ve eksilmesi sonucu ortaya çıktığını söyleyen Türk Nöroloji Derneği Hareket Bozuklukları Çalışma Grubu Moderatörü  ve Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Raif Çakmur “Bu hücreler bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderen dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılar. Beyinde yeterli dopamin yapılamazsa hareket ve duruş etkilenerek Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkar” dedi. Toplumda sık görülmesine rağmen Parkinson hastalığı ile ilgili yanlış bilgilerin yoğun olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Çakmur, hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışları sıraladı... 

NÖROLOJİNİN EN İYİ TEDAVİ EDİLEN HASTALIĞI
Parkinson hastalığı isminden bile çok korkuluyor. Oysaki, nörolojinin en iyi tedavi edilebilen hastalıklarından biri. Parkinson hastalığı son değildir. Nasıl hipertansiyonda hastalar ilaçla kan basıncını kontrol altına alabiliyorsa, Parkinson’da da hastalar bir şekilde ilaçla ya da diğer tedavi yöntemleriyle kaliteli şekilde hayatlarını sürdürebiliyor.

HER TİTREME PARKİNSON DEĞİL
Parkinson hastalığı ile titremenin aynı şey olduğu düşünülüyor. Oysa her titreme Parkinson değildir. Mesela bizim ailesel titreme dediğimiz hastalığın görülme sıklığı Parkinson’a göre çok daha yüksek. Toplumda 40 yaş üstünde yüzde 4, 70-80 yaş üzerinde yüzde 8’lerde görülüyor. Ancak bu tür titremeyi Parkinson hastalığı olarak değerlendirmiyoruz.  Basit titreme rahatsızlığında çoğunlukla bir şeyleri tuttuğunuzda, yemek yerken, bir şey yaparken el titriyor. Parkinson’da ise titreme, hasta durduğu anda, gevşeme hâlinde ortaya çıkıyor.  

GENÇLERDE DE GÖRÜLÜYOR
Parkinson, yaşlanan grupta daha fazla görülmesine rağmen her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalık. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerinde; ancak yüzde 10’unda da 40yaşın altında görülebiliyor. Genetik Parkinson hastalığı daha çok erken yaşta ortaya çıkıyor. 

Şifa kök hücrede mi?
Parkinson hastalığının tedavisine ağızdan verilen ilaçlar ile başlanır. Ağızdan alınan ilaçlar giderek yetersiz kalırsa cerrahi düşünülür. Cerrahi öncesi veya cerrahiye uygun olmayan hastalarda kullanılabilecek iki yöntem vardır. Bu yöntemlerden birinde ilaç cilt altına konulan küçük bir iğne ve buna bağlı bir pompa aracılığıyla sürekli verilirken, diğer yöntemde karından açılan küçük bir delikten bağırsağa uzatılan bir hortum ve bir pompa aracılığıyla ilacın sürekli uygulanması gerçekleştirilir. Parkinson hastalığının ameliyatla tedavisi, uygun hastalarda faydalı olabilir. Yakma (ablasyon) ve beyin pili (derin beyin stimülasyonu) olarak bilinen yöntemler her hasta için uygun değildir. Parkinson hastalığında araştırılan yeni tedavi yöntemleri ise kök hücre araştırmaları, hücre nakli metotları, gen tedavileri ve büyüme faktörü yöntemleri ile aşı araştırmaları olarak özetlenebilir. 

Artık iyi koku alamıyorsanız nöroloğa gidin
Parkinson sadece hareketle ilgili bir hastalık değildir. Titreme ve yavaşlıktan çok daha önce farklı belirtilerle kendini gösterir. Koku almada zorluk, kabızlık, uykuda hareket bozuklukları yani uyku sırasında bağırma, aşırı hareket etme, gibi belirtiler çok daha erken dönemde ortaya çıkar. Son yıllarda Parkinson hastalığının bağırsak sempatik sinir sisteminden başladığı düşünülüyor. Bağırsak florasının hastalık gelişiminde etkili olabileceği, mikrobiyatanın iyi çalışmamasının Parkinson’a zemin hazırlayabileceği tartışılıyor… Kabızlık da olduğu için Parkinson hastalarına probiyotik tavsiye ediyoruz…