Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Yale Üniversitesi ve Uluslararası Pediatrik ve Ergen Diyabet Derneği (ISPAD) güçlerini birleştirerek diyabet hastalarını rehber olacak bir mobil uygulama geliştiriyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleştirilen lansman ile kamuoyuna tanıtılan uyguma, Türkiye'deki ve dünyadaki diyabet hastalarına ve bu alanda çalışan doktorlara bir yol haritası çizecek. Yazılım sürecini BAU Mühendislik Fakültesi'nin yürüteceği uygulama, tip 1 diyabetin iyileştirilmesi ve takip edilebilmesi için hizmet verecek.

Bu uygulama, hastaların ve doktorların diyabet ile ilgili tüm bilgilere, gelişmelere kısa sürede ulaşıp, etkin ve doğru yönlendirme alabilmelerini, şeker hastalığı karşısında sağlıklı karar alma süreçlerini, doğru beslenme, ilaç kullanımı, son tedavi yöntemleri, rehber eğitimler gibi bilgileri karşılayan kişisel sağlık danışmanı olmayı amaçlıyor.

“Uygulamayı Türkiye'de hayata geçirmek gurur verici”
Uygulamanın bilimsel yürütücülüğünü yapan Yale Üniversitesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Diyabet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eda Cengiz, “Akıllı telefon uygulaması bu alanda yoktu. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Benim için en gurur verici olay Türkiye'den bir grupla bunu yapacak olmamızdır. Bu uygulamanın tüm dünyada kullanılmaya başlamasıyla hem diyabeti tedavi edenlere hem de hasta ve hasta yakınlarına hizmet verip, onların sorunlarını çözmüş olacağız. Diğer bir güzel yanı da uygulamada veriler tek tip olmayacak. Uygulamadaki veriler yapay zeka kullanılarak, kişiye uygun eğitim verilecek” dedi.

Diyabet eğitimleri verilecek
Uygulamayla birlikte diyabet eğitimleri de vereceklerini ifade eden Cengiz, “Daha önceden diyabet uzmanı olmayan kişileri eğitmek için belli projeler geliştirmiştik. Maalesef o zamanlar diyabet teknolojimiz yoktu. Geçen sene Hindistan'da birçok doktoru, hemşireyi diyabet konusunda bilinçlendirecek ve hastalara yardım etmelerini sağlayacak eğitimler vermeye çalıştık. Ancak eğitim için şartları çok kısıtlıydı. Bazen kâğıt, kalem bulma noktasında bile zorlandık. Nitekim her birinin elinde telefonları vardı. Bu fikir biraz da buradan çıktı. Bizim yapmaya çalıştığımız eğitimi herkese göre ayarlamaktır. Yapay zekâyla birlikte uygulamamızda köy doktorlarının da kullanabileceği şeklide diyabet eğitimleri vereceğiz. Böylece diyabete öncesinde teşhis konulup, bu teşhisin diyabet merkeziyle paylaşılması için farkındalık oluşturacağız. Bunları nasıl yapabileceğimizin eğitimini bu uygulamayla sağlayacağız” diye konuştu.

“Diyabet her gecen gün artıyor”
Dünyada 422 milyon diyabet hastası olduğunu kaydeden Cengiz, “Diyabeti maalesef kontrol edemiyoruz. Ne direkt şeker kontrollerini istediğimiz şekilde sağlayabiliyoruz ne de artışını önleyebiliyoruz. Belli başarılar kazanmış metotlar var. Ancak büyük mücadele gerektiriyor. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklememeliyiz. Bu uygulamayla birlikte en azından şeker hastalığının önlenmesi konusunda farkındalık oluşturabilir diye düşünüyoruz” dedi.

Yapay pankreas çalışmaları da yürüten Cengiz, bu çalışmaların en kısa sürede Türkiye'de de yapılmasını istediğini söyleyerek, “Türkiye'de bu konuda çok bilinçli doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diyetisyenlerimiz var ve aktif çalışıyorlar. Bu sistemler nasıl ABD'de onaylandıysa Türkiye'de de onaylanmasını umut ediyorum. Bizim bunu yapabilecek çok başarılı insan gücümüz var. Diyabet hastalımız da bu konuda oldukça ilgililer. Dünyadaki tüm gelişmelerden bizim insanımızın da faydalanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Uygulama 6 ay içerisinde kullanılabilecek
Uygulamanın yazılım sürecini yürüten BAU Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nafiz Arıca ise uygulamanın içeriğiyle ilgili bilgi verdi. Uygulamanın Android ve İOS da güncel bir şekilde yer alacağını belirleten Arıca, “Uygulama; hasta, hasta yakını, öğretmenler, doktor ve uzman doktorlar olmak üzere 5 farklı kullanıcıya hizmet verecek. Uzaktan akıllı eğitim sistemini de kullanarak, kullanıcılara günün sorusu ve sınavlar gibi uygulamalarla hangi konularda bilgi eksikliği olduğunu tespit edip, ona göre kullanıcının eğitimini, farkındalığını sağlamayı amaçlıyoruz. Uygulamanın ara yüzü çok basit olacak. Sürekli gelişen bir uygulama olacak. ISPAD da verdiği destekle birlikte verinin sürekli güncel kalmasını sağlayacak. Biz de o verirle kullanıcılar için ara yüz oluşturacağız. Uygulama şu an için yazılım aşamasında. 6 ay içerisinde uygulamanın BETA versiyonunu sunmayı hedefliyoruz. Uygulamanın mevcut dili ilk aşamada İngilizce olacak ancak verilecek olan eğitimler başka dillere de çevrilecek” ifadelerinde bulundu.