ZİYNETİ KOCABIYIK

Kolajen takviyelerinin ciltte kolajen üretimini tetiklemeleri sayesinde cildin daha nemli, gergin ve yumuşak olmasını sağladıkları iddiası ile satışa sunulduğunu söyleyen Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Yeliz Karakoca, “Ancak bu ürünlerin elde edildiği kaynağa bağlı olarak ölüme kadar varan ciddi reaksiyonlar oluşturabileceği dikkate alınmalı, hekim kontrolünde kullanılmalıdır” dedi.

Kolajenle yapılmış çalışmalarda olumlu sonuçlar bildirildiğini hatırlatan Dr. Karakoca, “Günde 1 gr olmak üzere 12 hafta alım sonrası deri kuruluğunda yüzde 76, çizgilerde yüzde 12 azalma, deri kan akımında iyileşme ve kolajende yüzde 6 artış tespit edilmiştir. 8 çalışmayı ele alan bir derlemede ise kolajen takviyesinin deri yaşlanmasında azalma, deri elastikiyetinde artış, nemlilik ve kolajen seviyesinde artış sağladığı sonucuna varıldığı bildirilmektedir” diye açıkladı.

FARKLI DOKULARDA FARKLI ETKİ YAPIYOR

Doğru kolajen kullanmanın önemine de işaret eden Dr. Karakoca, kolajenin farklı dokularda farklı tiplerde bulunduğunu hatırlatarak, Mesela, cildin yüzde 70’ini kolajen tip 1 ve 3 oluşturmaktadır. Bu durumda eğer kolajeni cildinize, saç ve tırnaklarınıza destek için kullanacaksanız tip 1 ve 3 kolajen karışımlarını özellikle de tip 1 kolajeni tercih etmeniz gerekir.

FARKINDA OLMADIĞINIZ  ALERJİNİZ VARSA DİKKAT

Takviyedeki kolajenin kaynağı balık, tavuk veya sığır olabilmektedir. Balık kaynaklı kolajen içerenler sıklıkla önerilmektedir. Balıktan elde edilen kolajen daha küçük moleküler boyuttadır bu da emilimi yani biyoyararlanımı artırır. Kabuklu deniz ürünü alerjisi olanlar da bu duruma dikkat etmelidir. Kolajen takviyesine başlanmadan önce doktora danışılması çok önemlidir. Özellikle hamileler, emziren anneler, deniz ürünlerine, sığır-tavuk etine alerjisi olanlar ve diyabet hastaları da bu ürünler nedeniyle istenmeyen etkilerle karşılaşabilmektedir” diye konuştu.