ZİYNETİ KOCABIYIK

lzheimer ve demans, dünyada yaklaşık 50 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkemizde ise yaklaşık 1 milyon demans hastası bulunuyor. Bu hastaların üçte ikisini Alzheimer hastaları oluşturuyor. Yaşlılıkla birlikte görülme sıklığı artan Alzheimer’ın risk faktörlerinin yüzde 40 oranında önlenebileceğini söyleyen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve  Florance Nightingale Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Topçular “İşitme kaybı, demansın önde gelen önlenebilir sebeplerinden biridir. Yapılan bilimsel araştırmalara göre orta yaşta görülen işitme kaybı, daha sonraki yıllarda oluşan diğer faktörlerle birlikte demans riskini yüzde 40'a kadar artırabiliyor. Özellikle yaşlılarda az duymanın yaşlılığın doğal sonuçlarından biri gibi görülmesi ve tedavi edilmemesi, onların giderek içine kapanmasına ve depresyona ve unutkanlığın artmasına sebep oluyor” dedi.

ORTA YAŞTAKİ KAYIPLAR DÜZELTİLMELİ

Bilişsel olarak uyarılmanın en önemli yollarından birinin işitmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Topçular “Eğer az duyuyorsanız cevap vermeniz gereken bir konuşmanın parçası olmak zordur. Bu yüzden iyi işitmeyen insanlar, sohbet ortamlarına pek girmezler. Sosyal izolasyon, yaşlanma sürecini hızlandırır ve demansı tetikler. Mesela orta şiddetteki bir işitme kaybı, riskinizi üç katına çıkarırken şiddetli bir işitme kaybında, demans oluşma ihtimali beş kata kadar artmaktadır. İşitme kaybı tedavi edilmediğinde, kişi toplumdan uzaklaşarak kendini izole eder. Bu konuyla ilgili olarak, dünyanın önde gelen bilimsel yayınlarından Lancet’te yer alan yeni bir araştırmaya göre, 45 -64 yaşları arasında görülen işitme kayıplarının derhal tedavi edilmesinin gerektiğine vurgu yapılıyor. Raporu hazırlayan uzmanlar, bu süreçte görülen işitme kayıplarında işitme cihazı kullanmanın, demans riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyorlar” diye anlattı. 

BEYNİMİZLE İŞİTİYORUZ

Duyulan seslerin beyinde anlam kazandığını söyleyen Prof. Dr. Topçular “İşitme kaybı ile mücadelede, son dönemde ortaya çıkan ve sürekli olarak kendisini güncelleyen ‘Brain Hearing’ yani “beyinle duyma teknolojisi” ile işitme kayıplı bireylerin duyamadığı, klasik cihazlarla yakalanamayan önemli konuşma ipuçlarının yakalanması ve beyne kazandırılması konusu. Bu teknoloji sayesinde, beyin gün içerisinde seslere anlam vermek ve iletişim kurmak için enerji harcamak zorunda kalmadan etrafındaki sesleri kolayca anlar hâle geliyor” dedi.

UNUTKANLIKTA RİSK FAKTÖRLERİ

Alzheimer’ın gelişimindeki risk faktörlerinin yüzde 60’ını değiştiremiyoruz. Bunlar yaş, cinsiyet, genetik faktörler, yaşanan büyük acı tecrübeler...  Ancak değiştirebileceğimiz risk faktörleri de var. Prof. Dr. Barış Topçular değiştirebileceğimiz risk faktörlerini şöyle sıraladı: Düşük eğitim seviyesi, hipertansiyon, obezite, tedavi edilmeyen işitme kaybı, travmatik beyin hasarı, kalp ve damar hastalıkları...

ALZHEIMER’DAN KORUNMANIN İPUÇLARI
Hayattan da emekli olmayın!

 

 

Alzheimer hastalığından korunmak için gençlik yaşlarından itibaren tedbir alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Barış Topçular “İlk olarak kan şekerini ve tansiyonu normal sınırlarda tutmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, egzersiz yapmak ve ruhsal risk faktörlerini sıfıra indirerek depresyonla mücadele etmek gerekir. Bunların yanında eğer işitme kaybınız varsa hemen tedavi ettirmeli, gerekiyorsa işitme cihazı kullanmalısınız. Daha iyi duymak, beyin aktivitelerinizin zayıflamasını engellediği gibi işitsel hafızanızın zayıflamasını da engeller” dedi. Prof. Dr. Topçular alınması gereken diğer tedbirleri şöyle sıraladı: 

  • Zihninizi zorlayacak ilginç aktivitelerle uğraşın. 
  • Kademe kademe yeni bilgiler öğrenin. 
  • Yeterli uyuyun. Uyku beynin bilgi ve deneyimleri uzun süreli hafızaya kaydetmesini sağlar.
  • Stresi azaltın. Çünkü konsantrasyonu ve hatırlamayı bozar.
  • Fiziksel aktiviteye zaman ayırın. Egzersiz kan dolaşımını artırarak beyin hücrelerine oksijen ve gıdaların naklini artırır ve böylece beynin daha etkili çalışmasını sağlar.
  • Özellikle yaşlılıkta sosyal ilişkilerinizi sürdürün.  Araştırmalar geniş ve çeşitli sosyal ağ içinde olan kişilerin daha sağlıklı kaldığına işaret ediyor