ZİYNETİ KOCABIYIK

Meme kanseri bütün dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü. Ortalama 8 kadından biri, hayatının bir döneminde meme kanseri teşhisi alıyor. Dünyada her yıl 2 milyonun üzerinde kadında yeni meme kanseri tespit ediliyor ve her yıl 600 binin üzerinde kadın meme kanserinden hayatını kaybediyor. Oysa bu kanser türü erken saptandığında ölüm oranları önemli oranda azalıyor. Öyle ki tümörü sadece memede sınırlı olan kadınlarda hastalıksız 5 yıllık hayat şansı yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. İşte bu noktada erken teşhis için hangi görüntülemelerin hangi yaşta yaptırılacağı önem kazanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Meme Kliniği Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken teşhis için hangi yaşta hangi yöntemlere başvurulması gerektiğini anlattı:

KENDİ KENDİNİ MUAYENE
20 yaşından itibaren: Pek çok kadın yeni gelişen bir kitleyi kendisi fark ediyor. Bu sebeple 20 yaşından sonra ayda bir defa kendi kendine muayene çok önemli. 

DOKTOR MUAYENESİ
25 yaşından itibaren: Şikâyeti olan kadınların yanı sıra hiçbir şikâyeti olmayan kadınlar da 25 yaşından itibaren yıllık kontrol yaptırabilirler.

ULTRASONOGRAFİ
30 yaş altında: Ergenlik dönemiyle birlikte ve özellikle 30 yaş altı genç kadınlarda, bir şikâyet olduğunda ilk basamak görüntüleme yöntemi meme ultrasonografisidir. Ultrasonun 40 yaşından itibaren mamografiyi tamamlayıcı olarak kullanılan güvenilir bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın “Ultrasonografi hem kitle, hem de kitle oluşturmayan meme kanserini saptama ve değerlendirme duyarlılığı yüksek bir yöntemdir” dedi.

MAMOGRAFİ
40 yaşından itibaren: Mamografi, meme kanseri taramasında “altın standart” yöntemdir. Dolayısıyla kadınların hiçbir meme şikâyeti olmasa bile 40 yaştan itibaren yıllık ‘tarama mamografisi’ yaptırmaları hayati öneme sahiptir. Mamografi, meme kanserinin erken teşhisini sağlar ve kanser ölümlerini ortalama yüzde 30 azaltır. Şikâyeti ya da kanser kuşkusu olan kadınlara gebelik ve emzirme dönemi de dâhil yapılabilir.
Tomosentez: Meme dokusu yoğun olan kadınlarda mamografi cihazının bir türü olan tomosentezle görüntüleme tercih edilmelidir. Kesit görüntüleme ile dijital mamografiden daha detaylı bir değerlendirme sağlayan tomosentez, saptanan şüpheli bulgularda biyopsi yapma imkânı da sunar.
Kontrastlı mamografi: MR görüntülemede olduğu gibi; damardan kontrast madde verilerek, tek bir mamografi seansıyla ek odakların saptanması ve karşı memenin detaylı değerlendirmesi de yapılabiliyor.

YÜKSEK RİSKE TEKNOLOJİK TARAMA
35 YAŞINDAN İTİBAREN: Meme kanserini saptamada en duyarlı yöntem olan meme MRG, kendine özgü sınırlılıkları yüzünden normalde kanser taramasında kullanılmazken, meme kanseri için yüksek riski olan kadınlarda taramada temel yöntemdir. Yüksek riskli kadınlarda 35 yaşından itibaren de yıllık mamografiyle birlikte MRG da tavsiye ediliyor. Manyetik Rezonans Görüntülemenin kanser saptama duyarlılığının çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın “Özellikle mamografik taramadan fayda görmeyen genç kadınlarda kanserin erken saptanmasına ve etkin tedavisine katkı sağlıyor. Yeni meme kanseri tanısı almış kadınlarda kanserin evrelemesinde de kullanılan Manyetik Rezonans Görüntüleme iyonizan radyasyon içermiyor” dedi.

YILDA 2 MİLYON YENİ TEŞHİS
Dünyada her yıl 2 milyonun üzerinde kadında yeni meme kanseri saptanıyor ve her yıl 600 binin üzerinde kadın, meme kanserinden hayatını kaybediyor. Erken teşhis edildiğinde en başarılı sonuçların alındığı meme kanseri için her ay yapılan kendi kendine muayene ve zamanında gerçekleştirilen görüntüleme yöntemleri hayat kurtarıyor.