Hint kulübü Pune City'ye transfer olan Tuncay Şanlı, Lig Radyo'da yaptığı çarpıcı açıklamalar şöyle:
 
"Van Persie Türkçe öğreniyor"
“Fenerbahçeliliğim, oraya sevgim çok başkadır, şu anda çok iyi bir Fenerbahçe taraftarıyım. İleride inşallah orada görev almak bize nasip olur. Çok önemli isimler kadroya katıldı. Ama önemli olan Türk oyuncuların hem takıma sahip çıkıp hem de Fenerbahçe ruhunu yabancı arkadaşlara anlatması. Van Persie ile mesajlaşıyorum, bir ortak arkadaşımız vasıtasıyla haberleşiyoruz. Hatta Türkçe bazı kelimeleri bile öğrenmiş. Arsenal döneminde karşılıklı oynamıştık. Bence çok büyük bir oyuncu. Nani ile M.United döneminde denk gelmiştik. Büyük katkı sağlayacaktır. 
Hoca çok hırslı, sportif direktör istenen oyuncuların hepsini alıyor. Bence bu kadro ligin çok üstünde kurulmuş. Fenerbahçe taraftarını çok iyi bildiğim için kombine satışları önemlidir ama istenen mücadeleyi sahada uygulamanız gerekli. Şu anda takım çok iyi oynamıyor ama biraz sabır gerekli. İçimden geçen şampiyon olmasıdır ama Avrupa'yı daha fazla önemsemeli. Şampiyonlar Ligi düzeyinde bir grup var ama Celtic eski günlerindeki gibi değil, Ajax daha zorlu geçebilir. Artık başarıya çok ihtiyaç var.
 
"Aziz Yıldırım'a sevgim çok fazla' 
Başkanımı çok iyi tanıyorum. Benim ona olan sevgim çok fazladır. Bazen hata bile bile yapsa Fenerbahçe için yapmıştır. Her zaman Fenerbahçe için elinden geleni yapar. Resimlerin veya videoların kaldırılmasının kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum. Bir tane var, bu arada gördüm. Bilerek yapıldığını düşünmüyorum. 100.yıl şampiyonluğunun gururunu yaşadık. Kasti olduğunu düşünmüyorum, tarihte adımızı yazdırdık zaten. Aykut Kocaman döneminde Fenerbahçe'ye dönmek için zemin oluşmuştu. Bana bizi bekle dedikten sonra Fenerbahçe için tabii ki beklerim demiştim ama son anda olmadı.”
 
"Skorboarddaki 6-0 doğru mu Ogün abi" 
“6-0 biten G.Saray maçı benim ilk derbi maçım olduğu için çok değerliydi. Yeni oynamaya başlamıştım. 3-5-2'nin sağında oynuyorum benim için yeni bir sistemdi. Maçın heyecanı çok daha önceden başlıyordu. Bana göre geçmişte yaşanan atmosferler daha iyiydi. Benim için gol atmak çok önemliydi. 10 kişi kalmamıza rağmen güzel ve unutulmayacak bir hatıradır. Ben bile bir ara Ogün abiye dönerek skorboard doğru mu gösteriyor diye sormuştum.”
 
"Denizli maçında ağladım"
En çok üzüldüğüm an hiç kuşkusuz Denizli maçıdır. 15 dakika kadar maç uzadı. Karşınızdaki takım ligde kalmış ve hiç iddiası yok. Onlar mücadeleye devam ediyor ama bir türlü gol gelmedi. Kafama çarptı, gol oldu. Çok sayıda fırsat harcandı. Appiah ayağını yere vurdu vs derken ne olduğunu bir süre anlayamadık. Ben sonra dayanamayıp ağlamıştım. Benim asıl üzüldüğüm nokta belli bir grubun tepkisi, havaalanında en çok ona üzülmüştüm. En son eskort eşliği bile olmadan tesislere kadar tek başımıza gitmememizi hiç unutamayacağım. Aylarca kendime gelemediğimi hatırlıyorum.
 
"Alex, Türkiye'ye dönecek" 
"Alex çok üst düzey bir oyuncuydu. Aklını ayakları ile kullanan özel oyunculardan biriydi. Saha içinde akıl almaz işler yapıyordu. Seyirci onu çok sevdi o da Türkiye'yi Fenerbahçe'yi çok sevdi. %50 Türk gibi yaşıyordu. Bir gün tekrar buraya dönmeyi çok istiyor planlamada yaptığını belirtebilirim. Mutlaka Türkiye'de görev alacaktır. Belki beraber teknik ekipte de olabiliriz neden olmasın!”
 
Sow'a yapılan herkese yapılsın 
"Sow'a yapılan veda güzel oldu. Seyirci ile arasında diyaloğu güçlü bir oyuncuydu. Bir gönül bağı olmuş camia arasında. Keşke bundan sonra sadece para kazandırdığı için değil de hizmet veren oyuncuyu değerli hissettirmek önemlidir. Taraftar önünde teşekkür etmek güzel oluyor. Avrupa'da bu daha şık yapılıyor. Bursa'dan ayrılırken bana plaket yaptırdılar ama küçük bir ayrıntı olarak görünse bile bence çok önemliydi. 
 
Şehitler için kazanmalıyız 
Milli duyguyu yansıtırsak başarı gelir. Şehitlerimiz var çok üzgünüz ve alacağımız iyi sonuçlarla bir nebze olsun yüzümüz gülecektir. 
"Ülke şartlarında zor günler geçiriyoruz, şehitlerimiz var, çok üzgünüz ve alacağımız iyi sonuçlarla bir nebze olsun yüzümüz gülecektir. Biz duyguları ile yaşayan bir ülkeyiz ve duygusallık ilk planda olduğu için milli duyguyu yansıtırsak başarı gelebileceğini düşünüyorum. Zor olanı severiz ve zorluğa çok alışık bir teknik adam takımın başında, ona da saygım çok büyük. Türkiye de isim isim çok iyi oyuncular var. Arda, Hakan, Mevlüt gibi yurt dışında oynayan oyuncular var. Ayrıca Türkiye'deki oyuncular da çok formda. Son turnuvalarda yer alamadığımız için içimizde bir yara var. 2002 ve 2008'i hâlâ konuşuyoruz şu anda 2015 yılındayız.
 
"Sabri'ye git dedim' 
Yeterli görmemeliyiz bazen bireysel olarak yeterli görüyoruz çünkü. Bu yüzden turnuva alışkanlığı yaratmalıyız. 2008'de biz daha Antalya'da başladığımızda çok güzel bir aile ortamı vardı. Oynayan, oynamayan, malzemecisi, şoförü, kondisyoneri hepsi bir aradaydı. Bir ara Hamit ile birlikte oyun içinde stoper oynuyoruz, stoperler yok. Sabri bana bakıyor ona da dedim 'Git' diye. Biz bitti demeden maç bitmiyordu. Bir süre sonra insanların desteğini arkanızda hissediyorsunuz.”
 
Mehter Marşı İle Almanya'ya 
"Almanya maçında Volkan, Servet ve ben sahada olmamıza rağmen sahaya Mehter Marşı ile girdik. Bize bakanlar 'Maça mı gidiyorlar, savaşa mı gidiyorlar?' diye birbirlerine soruyorlardı. Bütün Alman taraftarlar bizi kutladı ve 'Siz kazandınız' derken o anı hiç unutamıyorum. Ama biz öyleydik kimin oynadığı hiç önemli değildi zaten biz orada bir aile olmuştuk. Bazen iyi oynarken kaybedebiliyorsunuz. Ama en azından ülke adına ve futbol adına ruhunu sahaya yansıtan ve son saniyeye kadar hocanın, ekibinin sayesinden yeteneklerimizi bir tık daha üst noktaya çıkarttık. Servet bir anda bastonlarla 'Acaba ben de oynayabilir miyim?' diye düşünebiliyorsa gerisini siz düşünün.
 
Allah ne verdiyse vurun 
"Almanya maçını da üzüldüğüm an olarak yazabiliriz. Final oynasak biz kupayı kazanırdık. Çek maçında penaltılara kalınca hiç unutmuyorum arkadaşlarıma dönerek köşe belirlemeyin 'Allah ne verdiyse vurun' demiştim çünkü o hissiyat oluşuyor.”
 
Siz karar verin Şenol Hoca 
"Konfederasyon da benim için unutamadığım bir dönemdi. Şenol Güneş, bir gün önce Ümit Milli Takım maçında oynadıktan sonra A Milli Takım'a beni davet etmişti. İtalya maçında sahaya girdiğimde karşımda Del Piero, Buffon'u görünce başka bir şey hatırlamıyorum. Şenol Güneş bana nerede oynamak istediğimi sorduğunda 'Benim için hiç fark etmez' demiştim. 'Siz karar verin' dedikten sonra beni serbest oynatmıştı.”
 
"Arda ideallerinin peşinden gitti" 
Luis Enrique, Arda'ya dönerek 'Önce keyif al arkasından iyi sonuç zaten gelecektir' demiş, 
Düşünün Arda Turan toplamadığı kupa kalmadı ama Milli Takım başarısı ile birleştiremiyor. Arda bizim gururumuz ve kardeşim gibidir. Bazen mesaj yollarım 'Adamın dibisin' derim. Çünkü kalbimiz hep onunla. G.Saray'da kalıp kaptanlık yapacağına ideallerinin peşinden giderek dünyanın en büyük takımına gitti. Bence Messi-Neymar ile idmana çıkıp o keyfi yaşamak bile önemlidir. Luis Enrique, Arda'ya dönerek 'Önce keyif al arkasından iyi sonuç zaten gelecektir' demiş, çok doğru. Messi bile Avrupa'yı kasıp kavururken milli takımda eksik kalabiliyor. Bu rastlantı da biraz ilginç denk gelmiş. İnşallah bu turnuvalardan çıkarız.”
 
Macera yaşıyorum 
"Uzun zamandır macera yaşıyorum. Geçen sezon da Hindistan'dan teklif almıştım ve ilk önce bana garip gelmişti. Daha sonra Bülent Uygun tarafından teklif geldikten sonra orada iyi bir sezon geçirdim. Kontratım bittikten sonra menajerlerim aracılığı ile tekrar teklif geldikten sonra şartları öğrendim. Kampın Antalya'da olması benim çok hoşuma gitti. David Platt benim çok iyi tanıdığım bir isim, burada olduğu için tercihimi Fc Pune City takımını tercih ettim. Zaten çok kısa bir takvimde ligler oynanıyor. 8 takımdan oluşan bir yapıları var ama çok değerli isimler bu ligde yer alıyor. Anelka hem teknik adam hem de oyuncu olarak görev alacak. Del Piero, Trezeguet, Carlos, Zokora, Mutu, Johnson gibi isimlerde yer aldığını unutmamak lazım.”
 
En güzel golü Beşiktaş'a attım 
"Attığım goller arasında Beşiktaş maçı ilk sıralarda yer alır. 90.dakikada gol olduktan sonra üstüme atladılar ve kasığım yırtılarak Milli Takım'a gidemediğim için Fatih Hoca'dan fırça yemiştim. Elazığ maçında kaval kemiğimle attığım gol anlam olarak değerliydi.”
 
Son noktaya geldim
"Vücudum el verdiğince oynamak istiyorum. Bunun dışında bazen son noktaya geldiğimi de düşünüyorum. Hocalık eğitimini alarak milli takımda, Fenerbahçe'de veya yurt dışında çalışmak istiyorum. Çok fazla konuşmadan daha çok icraat yaparak kalıcı işler yapmak istiyorum.”