Spor yazarı Gürcan Bilgiç, futbolculara test yaptırmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira'yı sert biçimde eleştirdi. 
 
İşte Bilgiç'in yazısı:
Bir tane futbolcuya laktat testi yapılmadı. Bir tane oyuncunun yağ ölçümlerine bakılmadı. Bir tane oyuncuya bile cybex ile kuvvet testi yapılmadı. 100 milyon Euro'luk bir takım bilime inanmayan bir hocanın ellerinde.. 
Duyduklarıma inanmadığımdan önce yöneticileri aradım... "Evet doğru" dediler. "Nasıl olur?" diye cevap ararken, işin kötüsü onları da tatmin olmuş ve kabullenmiş gördüm. Değeri 100 milyon Euro'nun üstünde olan bir takım, cehalete teslim edildi. Merak edenler için hemen anlatayım. Fenerbahçe'nin genç teknik adamı, çok hırslı ve ateşli olarak göreve başladı. Villas Boas'ın yardımcısı olması, Mourinho ekolünden gelmesi nedeniyle de çok umutluydum. Kazanmaya odaklanan ve işini şansa bırakmayan bir eğitim görmüştü. Maç öncesinde sahayı dolaşması, zemine bakması ve ayakkabı seçimi yapması bile bu özelliklerden kaynaklanıyor. Aklımıza bile gelmeyen, tüm Dünya ve Türkiye'de en ince detaya kadar uygulanan testlere Pereira'nın inanmaması"ydı. Şok oldum.
 
BİLİME İNANCI OLMAYAN BİR HOCA 
Fenerbahçe kadrosunda bir tane bile futbolcuya laktat testi yapılmadı. Bir tane oyuncunun bile yağ ölçümlerine bakılmadı. Bir tane bile oyuncunun cybex ile kuvvet testi yapılmadı ve yine bir tane bile oyuncuya teknik kadro tarafından salonda yapması için program yazılmadı, kuvvet antrenmanı programa koyulmadı. Ve bu takımın 60 maçlık bir periyot için, bilime inanmayan teknik adamla hazırlanması bekleniyor. Bu yazılanlar size anlamsız gelebilir. Ama her hangi bir teknik adama veya kondisyonere söylerseniz, size "boş" bakar. 
Benim de ilk duyduğumda inanmadığım gibi. Laktat testi önemlidir; oyuncunun kapasitesinin ve dayanaklılığının hangi seviyeye geldiğini gösterir. Yorgun oyuncuda laktik asidi yüksek çıkar. Böylece futbolcunuzun, dolayısı ile takımınızın seviyesini görürsünüz ve antrenman programını da buna göre belirlersiniz. Yine bu test sonuçlarına göre oyuncuları gruplandırır ve farklı yüklemeler yaparsınız. Yani 35'lik Alves ile 20'lik Uygar aynı antrenmanı yapmaz. Şimdi ise yapıyor. 
Tüm Fenerbahçe takımı aynı antrenmanı yapıyor. 0 çalışmayı kaldıracak olan da, kaldıramayacak olan da, ihtiyacı olmayan da, bunu yapıyor. 80'lerde durum böyleydi. 90'larda değişti. Milenyum ile birlikte ise tamamen bilim olarak kabul edildi antrenman metodları. Bugün ise Fenerbahçe eski çağlara döndü. 
 
GEREK YOK, FUTBOLCU KENDİNE BAKACAK!
Yağ ölçümleri nedir? Vücuttaki yağ oranları, sprinterler için farklı, orta sahalar için farklıdır. Ama genelde yüzde 10'un üstünde olmamasını isterler. Pereira bunu bilmiyor. 
Hangi oyuncunun kilo vermesi gerektiğini, nasıl beslenmesi gerektiğini bilmiyor. 
Hatırlayın; Emre Belözoğlu'nun Atletico'ya gittikten sonra nasıl inceldiğini, Simeone'nin iki haftada bir yaptığı ölçümlerde, kilo alanları takıma sokmadığını. Pereira, "Gerek yok demiş. Futbolcu kendisine bakacak"... Demek ki Simeone, Pereira kadar bilmiyor bu durumu. 
Kuvvet çalışması; sakatlığı önleyici birinci faktör. Hani omuz omuza mücadelelerin kazanılmasından falan bahsediyoruz ya; bunun için de önemli. Zayıf veya yetersiz kas grupları tespit edilip, buna göre bir program yazılır futbolcuya. 
 
SALDIM ÇAYIRA MEVLAM KAYIRA!
Bunu kabul etmeyen oyuncular da var takımda. Ölçümlerini kendileri yaptırıp, salona girenler de var. Kendilerini cehalete teslim edecek kadar amatör değiller yani. Adeta son teknoloji ile donatılan Samandıra'da, bunu kullanmayan veya kullanmayı bilmeyenlerin, oyuncuya daha büyük zarar vermesi de söz konusu aslında. Düşünsenize bunların yazacağı programı, daha da beter olabilir her şey. 
Teknik direktöre inanmayan, "Onlar mı yaptı. Ben para verdim şampiyon yaptım diyen başkan bile tedirgin oldu, merak etti ve "Ben bunlara inanmıyorum. Bunları yapmadan başarılı olanlar var" görüşünü kabul etti. 
Kısaca durum şu: Saldım çayıra, mevlam kayıra...